Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/352 E. 2026/1007 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/352
- Karar No
- 2026/1007
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/352 Esas
KARAR NO:2026/1007
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:21/11/2024
NUMARASI:2023/190 Esas, 2024/301 Karar
DAVANIN KONUSU:Tasarıma Tecavüzden Kaynaklanan, Maddi Tazminat İstemli
KARAR TARİHİ:18/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ürün gruplarından olan, ... ve ... seri isimli ürünleri tüketici nezdinde kısa sürede tanınmışlığa ulaşan ve büyük bir beğeni toplayan ürünler olup, piyasaya sunulma tarihinden bu yana vekil eden şirketin tüketici nezdinde en çok tercih edilen ürün serilerinden biri olduğunu, Dava konusu ... numaralı çoklu tasarım tescili ve ... numaralı çoklu tasarım olduğunu, şirketin ilgili birimleri tarafından, yukarıda yer verilen vekil eden adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ile korunmakta olan tasarımlarının aynısının, karşı yan tarafından izinsiz kopyalanarak satışa sunulmakta olduğu, ticaret mevkiine konulduğu, anılan tasarımlarının haksız ve hukuka aykırı şekilde, kopyalanarak benzerlerinin satışa sunulması sureti ile, vekil edenin tasarım tescillerinden doğan haklarının ihlal edildiği ile vekil edenin itibarından ve tanımışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildiğini, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/56 D.iş Sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunda Aleyhine tespit isteyene ait olan kullanımlar ile ... tescil belgesindeki 23. ve 24. numaralı ürünler ile tespit istenene ait satış mağazasında heyet ile tespit edilen ürünlerin birbirlerine genel görünüm ve tasarım olarak benzer oldukları tespit edildiğini, ayrıca tespit isteyene ait olan ... nolu tescil belgesindeki 1 numaralı ürün ile dosyaya sunulan dilekçedeki ürünün birbirlerine genel görünüm ve tasarım olarak benzer oldukları tespit edildiğini,6769 sayılı SMK’ nın 149. maddesi kapsamında davalının, vekil edenin tescilli tasarımına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, tecavüze sebebiyet veren ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, davalının eylemleri neticesinde oluşan TTK’nın 54 ve devamı maddeleri anlamındaki haksız Rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına; şimdilik, belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğimiz davamızda, 6769 Sayılı SMK 151/2 -b maddesine göre 5.000 TL maddi tazminatın ve 50.000TL itibar tazminatının delil tespiti tarihi olan, 07.04.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile ve 100.000 Tl manevi tazminatın delil tespiti tarihi olan, 07.04.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; Hüküm Özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına; Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/56 D.iş 2023/59 Karar Sayılı delil tespiti dosya masraflarının davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı süresi içinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... davacı tarafa ait tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, yönündeki değerlendirmelerin tespit ile uyumlu ve uyuşmazlığı çözer mahiyette olduğu değerlendirilmiş ve davalı tarafın davacı tarafın ... tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin 1 numaralı, ... tescil numaralı çoklu tasarımın 23 ve 24 numaralı tasarımlar yönünden tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu bardak ve tabak ürünlerine el konulmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 150. Maddesine göre hakları ihlal edilen tasarım hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının tasarımlar üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın davacı tarafa ait tasarıma konu ürünlerin satışına ilişkin bir veri tespit edilememiş,davacı tarafın SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç yönünden talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalının ihlale konu ürünlerdeki net kazancının belirlenemediği ancak hakkı tecavüze uğrayan tarafın maddi tazminat talep hakkı bulunduğu gözetilerek davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın talebi dikkate alınarak TBK'nın 50. Maddesi dikkate alınarak ve davacının talebi gözetilerek 5.000,00- TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davalı tarafa adına tescilli ... tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin 1 ve 3 numaralı, ... tescil numaralı tasarımın 1 numaralı, ... tescil numaralı çoklu tasarımın 23 ve 24 numaralı tasarımlar yönünden tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının tasarıma konu ürünlerin ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 50.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz dolayısıyla itibar tazminatı talepleri de değerlendirilmiş, davalı tarafça sınai mülkiyet hakkına hakka konu ürünlerin kötü şekilde kullanıldığı, ürünlerin piyasaya uygun olmayan koşullarda sunulduğu, ya da yönünde bir delil dosyada bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın itibar tazminatı talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 1491-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiş;
-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE ;
1- Davalı tarafın satışa sunmuş olduğu CAM BARDAK, CAM TABAK, ürünlerinin tasarımları dikkate alınarak davacı adına tescilli;
-... tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin 1 numaralı, ... tescil numaralı çoklu tasarımın 23 ve 24 numaralı tasarımlar yönünden tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİ ile tecavüzün DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN SONUÇLARININ GİDERİLMESİNE,
-Masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu bardak ve tabak ürünlerine EL KONULMASINA ve KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İMHASINA,
-Davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzü dolayısıyla 5.000,00 TL maddi tazminat alacağının 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
-Davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzü dolayısıyla 50.000,00 TL manevi tazminat alacağının 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Davacı tarafın itibar tazminatı talepleri yönünden davanın REDİNE, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Mahkemenin manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar vermesi gerekirken kısmen kabulüne karar vermesi ve itibar tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Yargıtay kararları gereğince müvekkili şirketin ürünlerin tasarım benzerliğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hususunun da araştırılarak kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, Davacı şirketin ürünlerin tescil yıllarına bakıldığında 2013, 2016, 2018, 2019 olduğunun görüldüğünü, bu ürünlerin süresinin yenilendiğine ilişkin belgeler olmadığından davacının hak sahibi kabul edilemeyeceğini,ayırt ediciliğin kabulü bakımından bilgilenmiş kullanıcı üzerinde oluşan genel izlenimin önceki tasarımlardan farklı olması yeterli olduğunu, ürünler arasında benzerli olmadığını, Bir tasarımın yeni sayılabilmesi için o tasarım mutlak yenilik özelliği taşıması gerektiğini, davacının tasarımlarının, yenilik ve ayırt edicilik kriterleri taşımamasına rağmen tescil edildiğini, bu hususta ek rapor talep edilmiş ise de kabul edilmediğini, Kötüniyetin hukuken korunmayacağını, Müvekkilinin ürünlerinin kaliteli olduğunu, tasarımdan yararlanma söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratacak nitelikte bir kazancı olmadığını, raporda da üretim yapılmadığına yer verildiğini, Mahkeme tarafından hükmedilen maddi tazminatın kaldırılması gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiasının dayanağı olan ... numaralı tasarımı ile ... numaralı tasarımların koruma süresini içinde dava açıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve delil tespit dosyasındaki rapor aynı yönde olup yeterli nitelikteki bilirkişi heyeti raporunda davacının tasarımları ile davalının ürünleri karşılaştırıldığında ürünlerin benzer olarak algılandıklarının tespit edildiği, tasarımlar tescilli olup hükümsüzlük davası açıldığına dair bir savunma da olmadığından davalının tasarımın yenilik kriterine haiz olmadığı yönündeki savunmasının esasa etkili olmadığı anlaşılmakla mahkemece tasarıma tecavüzün oluştuğunun kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalının maddi tazminata ilişkin istinaf istemine gelince; davacının tazminat istemini SMK 151/2-b maddesine dayandırdığı, davalı ürünlerin üretimini yapmamış ise de, ürünlerin davalı işyerinde bulunduğu, satışa arz edildiği, davacının tasarımları tescilli olup aynı işkolunda faaliyet gösteren davalının tasarımları bildiği yahut bilmesi gerektiği, davalının kusuru olmadığına ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, maddi tazminat miktarı tam olarak tespit edilemediğinden BK 50.maddesine göre hükmolunan maddi tazminat miktarının yerinde olduğu kanaatine varılmakla davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf istemine gelince; somut olayda SMK 150/2 maddesi gereğince tasarıma konu ürünün kötü üretimi, kullanılması veya temin edilmesi yahut uygun olmayan tarzda piyasaya sunulduğu hususunda delil ibraz edilmediğinden ispatlanamayan itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Mahkemece tasarıma konu ürünler, ticari iş hacmi, markanın itibarı, tecavüzün işleniş şekli, tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak hükmolunan manevi tazminat tutarında da isabetsizlik görülmediğinden bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 1707,75TL harcın mahsubu ile fazla yatan 795,75TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
-Alınması gereken 3757,05TL harçtan, peşin alınan 939,26TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.