Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1146 E. 2026/1430 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1146
Karar No
2026/1430
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1146

KARAR NO: 2026/1430

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/04/2026

NUMARASI: 2026/25 Esas - 2026/448 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında bulunan ilişki neticesinde davacının davalıdan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine.... İcra Dairesi... E. sayılı dosya ikame edildiğini ancak davalı tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu. Takibe konu alacağın ödenmesi ve icra takibine yapılan itirazın geri alınması için zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunulduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ... başvuru numaralı...arabuluculuk dosya numaralı ve 25.01.2023 tarihli son tutanak anlaşamama yönünde tanzim edildiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibi konusu yapılan alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafından.... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine 50.000,00-TL bedelle başlatılan ilamsız icra takibinin ekinde 15.05.2012 tarihinde gönderilen 50.000,00-TL'lik ödemeye ilişkin dekont ve davacı şirketin o tarihteki davacı şirket yetkilisi... tarafından müvekkili şirkete gönderildiği iddia edilen "ödenen paranın iadesine" ilişkin tek taraflı düzenlenmiş ve müvekkilinin kayıtlarında yer almayan yazının yer aldığını, davacının, taraflar arasında "ilişki" olduğunu ve bu ilişki neticesinde de müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacının taraflar arasındaki ilişkiyi ve alacaklı olduğunu ispatlamakla mükellef olduğunu, davacının iddia ettiği alacağın 2 yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra yasal takip konusu edildiğinden davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yapılacak yargılama neticesinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce İBAM kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabit olup, davacı tarafından ''... teminat olarak yatan'' açıklamasıyla 15.05.2012 tarihinde davalıya 50.000,00 TL tutarındaki banka havalesi, açıklamasında teminat olarak gönderildiği belirtildiği, taraflar arasında akaryakıt alım satım ilişkisi olduğu, davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı anlaşılarak, olayda sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerin uygulanma alanı yoktur.

Dava TBK'nın 146. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Davacı tarafından ... İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasında 19.04.2022 tarihinde yapılan takip uyarınca zamanaşımı kesilmiş ve dava tarihi olan 03.05.2023 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı öncesi alınan 02/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda da davacının yasal defterlerine göre, davalıya ilişkin herhangi bir borç yada alacak bulunmadığı, davalı yasal defterlerine göre ise icra takip tarihinde davacının 9.020,00 TL alacaklı olduğu, icra takibine konu havale dekontunda davacın tarafından davalıya '' ... teminat olarak yatan'' açıklamasıyla 15.05.2012 tarihinde gönderilen 50.000,00 TL tutarındaki banka transferinin davacının kendi yasal defterinde kayıtlı olmadığı, davalının ise söz konusu ödemenin yapıldığı 2012 dönemi ticari defterlerinin yasal zamanaşımı süresinin geçmiş olması ve dolayısıyla saklama mecburiyetinin olmaması sebebiyle ibraz edemediklerini beyan ettiğinden, belirtilen işlemin defterlere kaydedilip kaydedilmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından davalıya yapılan 50.000,00 TL tutarındaki banka transferi her ne kadar davacı tarafın yasal defterlerine kaydedilmemişse de, sonuç itibariyle belirtilen tutarın davacı tarafından davalıya ödendiğinin banka dekontu ile ispat edildiği tespit edilmiştir.

Davacının talep edebileceği alacağın 50.000,00 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hüküm altına alınan 50.000,00-tl tarafların ticari defter ve kayıtları arasında bulunmadığından ispat edilemeyen davanın reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, varsayımsal olarak bir ticari işlem ilişkisinin mevcut olduğu kabul edilse dahi, dava konusu ödemenin hangi ticari işleme dayandığı davacı tarafça açık, kesin ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığını, davacının yalnızca tek taraflı ve doğruluğu tartışmalı bir dekonta dayanmakta; ancak bu ödemenin hangi hukuki veya ticari ilişkinin karşılığı olarak yapıldığına ilişkin herhangi bir somut kayıt, belge, fatura, cari hesap hareketi ya da teslim ilişkisi sunamadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının kabul edilmesi tek başına alacak talebinin kabulü için yeterli olmayıp, dava konusu ödemenin hangi ticari işleme dayandığının ve bu işlemin hukuki sebebinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiğini, somut olayda Mahkemece, davacı tarafça ispatlanamayan ve hukuki dayanağı ortaya konulamayan ödeme iddiasını yeterli inceleme yapmaksızın kabul etmiş; böylelikle ispat yüküne ilişkin temel usul kuralları ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde hüküm tesis ettiğini, mahkemece yasal mevzuat hükümleri gözardı edilmiş olup, davacının akaryakıt bayilik lisansı olmaksızın davalının motorin alımı yapması hukuken imkansız olduğunu, davaya konu alacak zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı sebebi ile ilk derece mahkemesi kararının usulden bozulması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava, karşılığında ürün teslim edilmeyen ödenmiş tutarın iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün... Esas(Yetkisizlikten Önceki Esas: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas) sayılı takip dosyasında, "para alacağı 50.000,00 TL" sebebine dayalı olarak 50.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ..../04/2022 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce, talebin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılması için dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizin kaldırma kararında da açıklandığı üzere istem 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresi geçmemiştir. Bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı defi yerinde değildir.

Davacı tarafından, 16/05/2012 tarihli banka dekontuna göre "... teminat olarak yatan" açıklaması ile davalı hesabına 50.000,00 TL gönderilmiştir. Davalı tarafça, hesabına yatan bu tutar karşılığında davacı taraf ürün teslim edildiği ya da bu tutar teminat ise teminat fonksiyonunun devam ettiği hususları ispatlanamamış olup, bu tutarın davacıya iadesi gerekir. Dava konusu tutarın davalıya ödendiğine ilişkin taraf ticari defterlerinde bulunmamasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.

Davalı tarafça, istemin teminatın sahibi olduğu ileri sürülen... tarafından ileri sürülmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, temsil ilişkisi ispatlanamadığından üçüncü kişi yararına yapılan ödemede, ödemeyi yapan tarafın talepte bulunmasına bir engel bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 854,00 TL harcın, alınması gerekli olan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1146, K. 2026/1430, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1146-e-2026-1430-k-0864e9c66af1