İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/52 E. 2026/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/52
Karar No
2026/68
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/52 Esas KARAR NO : 2026/68

DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin yıllardır tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olan, Türkiye genelinde ve yurt dışında giyim ve aksesuarları alanında faaliyet gösterdiklerini, müvekkili .....r'in TPMK nezdinde "......." ibareli marka tescillerinin bulunduğunu ve bu markalar ile sektörde faaliyetlerde bulunduğunu, müvekkili .....'in, müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu, davalı şirket, müvekkilleri ile aynı sektörde tekstil ürünleri üretmekte ve satışını yaptığını, davalı şirket, Kasım 2023 ayından itibaren, müvekkiline ait tescilli markayı mağaza vitrinlerinde ve ürünlerinde kullanmakta, sosyal medyada, yazılı ve görsel basın yayın organlarında, reklam panolarında ve televizyonlarda “....” kelimeleri ve logosuyla reklam yaptığını, müvekkiline ait markayı oluşturan işaretler ve sözcükler ile davalı şirketin kullandığı işaret ve sözcüklerin aynı olduğunu ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin davalıya söz konusu eylemlerin sonlandırılması içerikli ihtarname keşide edildiğini ancak davalının eylemlerine devam ettiğini, davalının bu şekilde müvekkillerinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, markaya yönelik tecavüzün tespitine, men'ine, ref'ine, şimdilik 10.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ile 10.000,00 TL fiili zarar tazminatı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsiline ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 23/03/2026 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL yoksun kalınan kazanç olan maddi tazminat talebini 650.000,00 TL, yine 10.000,00 TL olan fiili zarar olan maddi tazminat talebini de 650.000,00 TL tutarına ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1988 yılında ilk mağazasını İstanbul’da açmış olup, takip eden yıllarda ülkemizde açtığı bir çok mağazası ile faaliyetlerini Türkiye ve dünya çapında sürdürdüğünü, müvekkilinin kullanımları ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında iltibas bulunduğu iddialarının ise kabulünün mümkün olamayacağını, markalar benzer olmadığından karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, "....." ibaresinin davacı tarafından yaratılmış bir ibare olmadığı gibi, kimsenin inhasırına bırakılamayacak, ayırt ediciliği zayıf olan bir ibare olduğunu, müvekkiline ait kullanımlar ile davacı yana ait tescilli marka arasında ortak olduğu iddia edilen "....." ibaresi genel bir ifade olup günlük dilde yaygın bir şekilde kullanılan bir kelime grubu olduğunu, davacı yan kötü niyetli olarak hareket ederek ve müvekkili şirketin bilinirliği ve itibarından haksız bir menfaat temin etmeyi amaçladığını, iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, markaya yönelik tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, .... tescil numaralı "......" ibareli markanın 17/02/2021 tarihinden itibaren on yıl müddetle davacı ..... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olduğu bilirkişi heyetince hazırlanan 30/12/2024 tarihli rapor ile, davacıya ait olarak belirtilen https://www......com alan adlı web sitesinde “.....” ibareli görselinin markasal şekilde (web sitesi logosu olarak) kullanıldığı, web sitesinde Alt giyim, elbiseler, alt-üst takımlar, üst giyim, dış giyim ürünlerinin tanıtım ve satışının yapılmakta olduğu, “.....” ibaresinin web sitesi içeriğindeki metinlerde unvan olarak kullanım örneklerinin yer aldığı, web sitesi içeriğinde ve alt sayfalarında yapılan incelemelerde veri sorumlusunun ....... E-ticaret ...... Hizmetleri Ltd Şti olduğu kayıtlarına ulaşıldığı, www......com alan adının yapılan ..... sorgusunda alan adının 04.06.2020 tarihinde tescil edildiği, alan adının ..... A.S.isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden tescil edildiği, alan adının sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, Sayın Mahkemece gerekli görülmesi halinde alan adının sahipliği hakkında ..... A.S. ‘ye sorularak öğrenilebileceği, davalıya ait olarak belirtilen https://www......com/.....adresinde “.... ve ......” başlıklı sayfasında görsel üzerinde “.....” ibaresinin yer aldığı, https://www......com/tv-reklam-urunleri/ adresli “.....'in .....!” başlıklı sayfasında sayfanın en üst bölümünde “...” ibareli görselin kullanıldığı, https://www....com/kisisel- verilerin-korunmasi adresli “Kişisel Verilerin Korunması” başlıklı sayfasında alan adının veri sorumlusunun ..... Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (davalı şirket) olduğu, www.......com alan adının yapılan ..... sorgusunda alan adının 04.03.2002 tarihinde tescil edildiği, alan adının ..... A.S. isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden tescil edildiği, alan adının .... Magazacılık tekstil sanayi ve ticaret anonim şirketi adına kayıtlı olduğu, davalıya ait olarak belirtilen https://www.....com/...../ adresli ve “.....” kullanıcı adlı ..... sosyal medya hesabı ana sayfasından alınan görüntüye aşağıda yer verilmiş olup, hesabın Ocak 2012 tarihinde ilk olarak açıldığı, hesap içeriğinde üst bölümde Instagram hikayelerinin (kısa süreli videolarının) olduğu bölümde “.....” isimli video arşivinin yer aldığı görülmüş olup, video arşivinin içerisinde video görüntülerinde çeşitli konumlarda “.....” ve “#.....” ibareli kullanımların yer aldığı, “.....” isimli ..... sosyal medya hesabından paylaşılan https://www......com/p/..../ adresli 13.11.2023 tarihli gönderide “.....” ibaresinin kullanıldığı, açıklama bölümünde “.... adımlarında! Sen de .....’la #....!” şeklinde ibarenin yer aldığı, “#....” ibaresinin hashtag olarak kullanıldığı, davalıya ait olarak belirtilen https://www.......com/@.... adresli ve “....” kullanıcı adlı ..... sosyal medya hesabı ana sayfasından alınan görüntüye aşağıda yer verilmiş olup, hesabın 21.06.2011 tarihinde ilk olarak açıldığı, 27.900 (yaklaşık) abonesinin bulunduğu, 611adet videonun yüklenmiş olduğu, https://www......com/.... adresli ve “....” isimli ..... hesabından yapılan paylaşımda görselinin yer aldığı, video açıklamasında “.....!” şeklinde hashtag olarak kullanımının bulunduğu,

davalı tarafın fiilen kullanmakta olduğu “.....” ibaresinin, davacı tarafın tescilli “.......” ibareli markasına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafın, “.....” ibaresi sonuna kendi tanınmış markası olan “....” ibaresini ekleyerek kullanması, yeteri derecede ayırt edici olup, tüketicilerin “....” ibaresinin olduğu bir yerde başka bir markayı düşünerek işletmenin kaynağı bakımından bağlantı kurma olasılıkları söz konusu olmayacağı, dolayısı ile davacı yanın, davalı tarafça kullanılan “.....” ibareli kullanımına katlanması gerektiği, “.......” ibaresinin kullanımına ilişkin mizan ve muavin üzerinde yapılan incelemede, ilgili ibarenin kullanılmasından kaynaklı yapılan satışların tespitinin, birçok farklı ürün grubunun olması, mağaza ve online satışların olması hasebiyle hesaplamaya elverişli olmadığı, ticari defter kayıtlarında dava konusu markanın/markaların kullanımından kaynaklı satışların ya da maliyetlerin izlendiği ayrı bir hesap olmadığıi, tüm satışların ayırt edici şekilde marka ve model bazında takip edilmediği, marka ve modele özgü bir takip yerine toptan satışlar üzerinden bir takip yapıldığı, hâl böyle olunca da dava konusu markayı içeren ürünler açısından; birim maliyet, ürün başına kâr ve toplam satış miktarı gibi enstrümanlara ulaşılamadığı, Mahkemenin davalının yapmış olduğu bütün satışlarının “.......” ifadesinin (reklamının) altında yapıldığının kabulü halinde davalının elde ettiği faaliyet karının (maliyet düşülmüş net kazancının) 1.586.220.826,54 TL olduğu, marka uzmanı sayın heyet üyesinin ....... kullanımı yönünden ihlal olduğu, "......" kullanımı yönünden ise bir tecavüz olmadığı yönündeki görüşleri de dikkate alındığında davalının ticari defter kayıtlarının dava konusu marka yönünden ayırt edici olmadığı ve tazminat ya da yoksun kalınan kazanç yönünden hesaplamaya elverişsiz olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarının bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya bu itirazları karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen 07/11/2025 tarihli ek rapor ile, mali bilirkişi açısından kök rapordaki görüşlerin korunduğu, markaya tecavüz konusunda değerlendirilmesi gereken hususların kök raporda yapılmış olduğu, bu konuda eklenecek başka bir hususun bulunmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının ..... tescil numaralı "......." ibareli markasının 25.sınıf emtialarda 17/02/2021 tarihinden itibaren tescilli olduğu ve www......com alan adı üzerinden markasını kullandığı, davalının yargılama konusu edilen kullanımının da 25. Sınıf emtialar kapsamında markasal etki yaratacak şekilde "....." ibaresinin kullanılması olduğu, davacı markası ile davalının markasal kullanımının arasında ayırt edicilik sağlayan bir farklılığın bulunmadığı, bu şekilde benzerlik bulunması ve aynı emtia sınıfında faaliyet göstermeleri nedeniyle ortalama tüketici nezdinde markalar arasında bağlantı kurulması dahil karıştırılma ihtimalinin oluştuğu ve davalı kullanımının davacı markası ile iltibas oluşturduğu, netice itibariyle davalının bu markasal kullanımının davacının "......." ibareli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil edeceği anlaşılmış, bu yönden davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davalının "......" şeklindeki kullanımının da tecavüz teşkil edeceği ileri sürülmüş ise de davalının ..... markasının tanınmışlığı ve bu kullanım bütünlüğü dikkate alındığında "....." şeklindeki kullanımın davacı markası ile bağlantı kurulmasına ve iltibasa sebebiyet vermeyeceği anlaşılmakla bu kullanım tecavüz kapsamında kabul edilmemiştir. Davalının "......." şeklindeki kullanımının dava dilekçesine göre 2023 yılının Kasım ayında başladığı ve bilirkişi marifetiyle yapılan tespitte de en eski kullanım tarihinin 13/11/2023 olduğu görülmüş, tazminat talepleri yönünden 13/11/2023 ve dava tarihi olan 28/02/2024 tarihi arasındaki süre esas alınmıştır. Davalının ticari kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmiş, davalının birçok marka ve satış kanalı üzerinden satışı olması nedeniyle sırf "....." ibaresi altında yapılan satışların tespiti mümkün olmadığından TBK'nın 50 ve 51.maddeleri uyarınca değerlendirme yapılarak davacının 13/11/2023 - 28/02/2024 tarihleri arasında yoksun kaldığı kazanç 100.000 TL olarak takdir edilmiştir. Bilirkişi raporunda bu tarihe dikkat edilmeksizin davalının kullanım tarihi öncesi dönemler de hesaplanmış ise de yukarıdaki sırf bu markasal kullanıma ilişkin kazancın tespiti mümkün olmayacağından bu yönde ek rapor aldırılmamış ve TBK'nun 50-51.maddeleri göz önünde bulundurularak hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı fiili zarara ilişkin talepte de bulunmuş ise de , davacının sunduğu deliller incelendiğinde davalının bu eylemi nedeniyle davacının fiili olarak bir zarara uğradığı ispatlanamadığından bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının bu eylemi ile davacının markasal hakları ihlal edildiğinden ihlalin süresi, boyutu ve niteliği dikkate alınarak takdiren 100.000 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 1-Davalının "....." ibareli markasal kullanımı ile davacının "......." ibareli markasından kaynaklanan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün menine ve refine, tecavüz teşkil eder nitelikte davalı nezdinde bulunan reklam, afiş, ambalaj ve araç gereçlere el konularak imhasına, 2-Davacının yoksun kalınan kazanca ilişkin tazminat talebinin 100.000 TL olarak kısmen kabulü ile bu maddi tazminatın 10.000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile, 90.000 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 23/03/2026 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yoksun kalınan kazanca ilişkin fazlaya ilişkin talebin ve fiili zarara ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 3-Takdiren 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Hükmün kesinleşmesini müteakip, talep halinde, masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle Türkiye'de ulusula çapta yayın yapan bir gazetede hüküm özetinin ilanına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince peşin alınan 3.757,05 TL harç ile 21.859,20 TL ıslah harcının toplamı 25.616,25 TL'den, 13.662,00 TL ilam harcının mahsubu ile, 8.197,20 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 10-08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişiklik ile, manevi tazminat isteminin kısmen reddi halinde hükmedilecek vekalet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Davacılar tarafından yapılan 427,60 TL başvuru, 3.757,05 TL peşin ve 21.859,20 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 26.043,85 TL harç giderinden, iade olunan 8.197,20 TL'nin mahsubu ile, 17.846,65 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 12-Davacılar tarafından yapılan 540,00 TL tebligat - tezkere masrafı ile 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.540,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 13.16,40 TL'sinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 13-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 14-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2026

Katip ..... e-imzalıdır Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/52, K. 2026/68, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-52-e-2026-68-k-6ff18981a212