Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1957 E. 2026/1049 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1957
- Karar No
- 2026/1049
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1957
KARAR NO:2026/1049
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02/06/2022
NUMARASI:2020/477 Esas - 2022/473 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kargo taşımasından kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının projeksiyon cihazı kiralama işiyle uğraştığını, elinde bulunan cihazlardan birini acil nakit ihtiyacı nedeniyle satışa sunduğunu, kendisini ...olarak tanıtan şahsın cihazı satın almak istediğini, cihazın davacının tanıdığı ...'ya gönderilmesi ve oradan alınması hususunda anlaşıldığını, davacının cihazı adrese teslim şeklinde 17/08/2020 tarihinde davalıya verdiğini, davacının 19/08/2020 tarihinde kargo takip sisteminde kargonun şubeden teslim edildiğini gördüğünü, şubenin telefonda kargonun ...'ya teslim edildiğini söylediğini, cihazın ... tarafından teslim alınmadığını, bunun üzerine ...'nın kargo teslim tutanağı ve kamera görüntülerini incelemek için şubeye gittiğini, kendisini ... olarak tanıtan kişinin cihazı teslim aldığının anlaşıldığını, teslim alan kişilerin aynı gün cihazı geri satmayı teklif ettiğini, söz konusu olayda davalının açık ve net bir kusuru olduğunu, projeksiyonun değerinin nakit olarak tazmin edilmesi ve kiralamadan mahrum kalma zararının karşılanmasının talep edildiğini, cihazın günlük kiralama bedelinin 2.000,00 TL + KDV olduğunu, emsal değerinin ise 30.000,00 - 44.000,00 USD aralığında değiştiğini, davacının dava konusu olay nedeniyle üzüntü yaşadığını, manevi zararının oluştuğunu belirtmiş; şimdilik maddi tazminat için 10.000,00 TL, 1.000,00 TL kiralama bedeli ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 10.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı tarafından üçüncü kişilere kimlik kontrolü yapılmadan teslim edilen projeksiyon cihazının değerinin karşılığı olarak şimdilik 130.000,00 TL'nin 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi gereğince 19.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, söz konusu cihazın kiralanamaması ve bu sebeple mahrum kalınan kira bedellerinin karşılığı olarak şimdilik 40.000,00 TL'nin avans faiziyle tahsiline, olaylar nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu üzüntü ve kederden dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, teslim alınan ürünün alıcısına teslim edildiğini, sahte kimlik nedeniyle davalının sorumluluğu bulunmadığını, davacının gönderi içeriğini taşıma senedi ile ispat etmesi gerektiğini, davacının gerçek zararını ispat etmesi gerektiğini, ürünün tamamının zayi olduğu durumlar için sorumluluk sınırının düzenlendiğini, manevi tazminat talebinin dayanağı olmadığını, davacının sattığı ürüne ilişkin kiralamadan mahrum kalma zararı talep etmesinin çelişkili olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalının sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değerin ise, TTK'nın 880. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekmektedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda cihazın teslim tarihindeki rayiç bedelinin 130.000,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Anılan rapora karşı itiraz edilmesi üzerine üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ilk rapordaki tutara iştirak edildiği mütalaa edilmiştir (Bkz; İstanbul BAM. 12. HD. 2021/95 Esas, 2021/657 Karar). Davalı vekilince dava konusu cihazın 55.000,00 TL bedelle satışı için ilan verildiği, hesaplanan tutarın fahiş olduğu savunulmuştur. Sözleşme özgürlüğü nazara alındığında bu savunmaya mahkememizce itibar edilmemiş, ilanın davacıdan sadır olup olmadığı hususunda davacının isticvabına karar verilmiştir. Davacı ... 02/06/2022 tarihli oturumda; dava konusu cihazın değerinin olay tarihinde 10.000,00 USD olduğunu, bilirkişi raporundaki tutarın yüksek olduğunu, hakkından fazlasını talep etmediğini, cihazın değerini 10.000,00 USD olarak düşündüğünü belirtmiştir. Davacının beyanları, TTK'nın 880. ve TBK'nın 50. maddesi uyarınca teslim tarihindeki döviz kuru üzerinden cihazın değeri 73.923,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekilince 10.000,00 USD'nin güncel karşılığının daha yüksek olduğu ileri sürülmüş ise de alternatif seçimlik hak Türk Lirası olarak ortaya konduktan sonra, bu seçimlik haktan dönerek, yabancı para istenemeyeceği için bu görüşe itibar edilmemiştir. Davalı vekili kargo içeriğinin kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de dosya içerisinde bulunan kamera kayıtları, dava tarihinden önce verilmiş ilan ile yazışma içeriği, yeminli tanık beyanı nazara alınarak bu yöndeki savunmaya mahkememizce itibar edilmemiştir.Projeksiyon cihazının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden taşınmak üzere teslim alınmasının ardından yerine ulaştırılmaması kötü taşıma niteliğinde olup, kötü taşıma esasen haksız eylem niteliğindedir. Haksız eylemlerde borçlunun temerrüde düşürülmesinin gerekmediği ve TBK. uyarınca da sözleşmeye aykırılık hallerinde de haksız eyleme ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulabileceği de gözetilerek, davacının esasen eşyanın kaybedildiği tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebilmesi mümkündür (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD. 2007/3718 Esas, 2008/5314 Karar -2016/10736 Esas, 2018/2870 Karar - 2014/17920 Esas, 2015/160 Karar). Davacı vekilince maddi zarar kapsamında, cihazın kiralanamamasından kaynaklanan kar kaybı talep edilmiş, alınan bilirkişi raporu ile 40.000,00 TL kiralama bedeli kaybı olabileceği mütalaa edilmiştir. Islah dilekçesinde talep edilen 40.000,00 TL bedele karşı davalı vekilince, cihazın satıldığından bahisle itiraz edilmiştir. Kira kaybı talebinin yerinde olup olmadığı hususu üzerinde durulması gerekmektedir: Taşınır bir malın satışına ilişkin sözleşmede satıcı taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek borcu altındadır. Türk Medeni Kanunu'nun 763'üncü maddesine göre ise taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Dava konusu taşıma işinin gereği gibi yapılmış olması halinde, artık gönderenin bu cihazdan gelir elde etmesi mümkün olmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, gönderen eşyanın uğradığı hasarı (zararını) TTK'nın 875. madde hükmü gereği taşıyandan talep edebilir. Somut olayda; kira kaybı talebi hasarın kapsamında olmadığından bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD. 2014/4125 Esas, 2014/12232 Karar - 2020/6699 Esas, 2021/7219 Karar - 2010/6532 Esas, 2011/17187 Karar).Davacı, taşıma konusu projeksiyon cihazının alıcısına teslim edilememesi nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini talep etmektedir. Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu manevi acı ve ızdırabı ifade eder. TBK. 58 maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Somut olayda; davacı, davalı taşıyıcıya teslim ettiği cihazın kaybolması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği ve manevi zarara uğradığı iddia etmiş ise de her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, TBK. 58 maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığından bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD. 2016/8429 Esas, 2018/1410 Karar - Yargıtay 11. HD. 2019/2532 Esas, 2020/607 Karar - İstanbul BAM. 43. HD. 2020/106 Esas, 2020/79 Karar)..." gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 73.923,00 TL'nin 19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat davasının reddine, maddi tazminat davasında alınması gereken 5.049,68 TL karar ve ilam harcından 358,63 TL peşin harç ile 2.703,00 TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 1.988,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, manevi tazminat davasında alınması gereken 80,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçenin büyük bir kısmına katılmadıklarını, davanın nitelikli bir dava olduğunu, kargoya verilen bir malın taşıyıcıdan çalınması ,bu malın taşıyıcının kusuru olmaksızın zayi olması, taşıyıcının kusuru sonucunda zayi olması veya kimlik kontrolü yapılmadan üçüncü kişiye teslim edilmesi, birbirine benzer gözükse de aralarında ince farklılıklar olduğunu, mahkeme kararında zararın ve tazminatın hesaplanması konusunda hukuka aykırılıklar bulunduğunu, TTK 882.maddesi gereğince sorumluluk sınırlamasından davalının faydalanamayacağı ve davacının gerçek zararı ile sorumlu olduğu belirtildiğini, cihaz değerine ilişkin talebin fazlaya ilişkin kısmının reddedildiğini, davacı vekili tarafından 10.000,00 USD'nin güncel karşılığının daha yüksek olduğu ileri sürülmüş ise de alternatif seçimlik hakkın Türk Lirası olarak ortaya konduktan sonra bu seçimlik haktan dönerek yabancı para istenemeyeceğinin belirtildiğini, projeksiyon cihazının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden taşınmak üzere teslim alınmasının ardından yerine ulaştırılmamasının kötü taşıma niteliğinde olduğunun belirtildiği, manevi tazminat talebinin reddedildiğini, TTK'nın 882.maddesinde davalı şirketin sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiğinin belirtildiğini ancak zararın ne şekilde belirleneceği konusuna katılmadığını, Borçlar Kanunundaki haksız fiile ilişkin hükümlerde tazminat kapsamının herhangi bir şekilde sınırlandırılmadığını, mahkeme tarafından davalının cihaz bedelinden sorumlu olduğuna karar verildiğini, cihaz bedelinin bilirkişi tarafından tespit edilmesinin talep edildiğini, seçimlik hak kullanılmadığını, yabancı para ve Türk parası cinsinden ödeme arasında seçim yapma hususunun yalnızca yabancı para cinsinden borçlar bakımından öngörüldüğünü, somut olayda yabancı para borcunun tazmininin söz konusu olmadığını, cihaz bedelinin tazmininin söz konusu olduğunu, dava dilekçesinde cihazın sıfır emsal değerinin 30.000,00 - 44.000,00 USD olabileceğinin belirtildiğini, bilirkişinin 13.050,00 İngiliz Sterlini tutarında indirim yaparak 130.000,00 TL değerini bulduğunu, 10.000,00 USD'nin karar tarihindeki karşılığının 164.933,00 TL olduğunu, müvekkil lehine hükmedilen miktarın hüküm tarihi itibariyle 10.000,00 USD etmediğini, mahkemenin belirttiği şekilde seçimlik hak kullanılmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin cihaz bedelinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'lik kısmını talep ettiğini, ıslahla artırdığını, kiralama kaybı yönünden talep edilen bedele hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu projeksiyon cihazını kiralayarak gelir elde ettiğini ancak haksız fiil eylemi neticesinde bu imkanının kalmadığını, TTK 870.madde gereğince talep edilebileceğini, gerekçenin hatalı olduğunu, davalının cihazı kimlik tespiti yapmadan teslim ettiği kişilerin dolandırıcılık kastıyla hareket eden kişiler olduğunu, kira kaybının haksız fiilden ziyade haksız fiil sonucunda meydana gelen zararın zamanında giderilmemesinden kaynaklandığını, 01.03.2022 tarihli heyet raporunda; dava konusu olay ile dava tarihi arasındaki 57 gün süre içerisinde kiralanacağı sürenin 20 gün olabileceği ve kazanç kaybının 40.000,00 TL olabileceğine yer verildiğini, manevi tazminat talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, kimlik kontrolü yapmadan cihazın dolandırıcılara teslim edilmesinin müvekkili üzerinde strese sebebiyet verdiğini, çenesinde kasılma problemleri ortaya çıktığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının gönderi içeriğini TTK'nın 858 maddesindeki düzenleme taşıma senedi ile ispat etmesi gerektiğini, TTK 858 maddesinde taşıma senedinin ispat gücünün düzenlendiğini, davaya konu taşıma ilişkisinde taşınan ürünün niteliği, cinsi gibi özellikleri gönderici tarafından bildirilmediğinden taşınan ürünün ne olduğunun bilinmediğini, kargo içeriğinin ... projeksiyon cihazı olduğunu ve çalışır vaziyette olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan herhangi bir satışa ilişkin faturanın taşıması yapılan ürünün niteliğine yönelik olarak delil kabul edilmesinin mümkün olmadığını, varsayımla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla rapora itiraz dilekçesinde sundukları itirazlarında ilanlarda çalışır vaziyette aynı ürünün emsallerinin 2.000,00 USD bandında fiyatlandığının açıkça görülmesine rağmen sadece davacı beyanı üzerine eşya değerinin 73.923,00 TL olduğu yönündeki tespitlerin eksik ve hatalı olduğunu, davacının zaten 55.000,00 TL üzerinden sattığı ve davacı tanığı ...'nında ürün bedeline ilişkin 60.000,00 TL civarında olduğu yönündeki beyanları ortaydayken davacı beyanı üzerine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, gönderilenin zayine neden olduğu ve sorumluluğun sınırlandırılamayacağı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarının ilgili gönderiyi gerekli kontrolleri yapmak suretiyle alıcısına teslim ettiklerini, müvekkili şirket personellerinin pervasızca bir davranışla davacıyı zarara uğrattığının kabulünün mümkün olmadığını, nitekim dava konu gönderinin alıcı dışında sahte kimlikle farklı bir kişi tarafından teslim alındığı düşünüldüğünde dahi iğfal kabiliyetine sahte kimlik bilgileri kaşe, imza nedeniyle müvekkili personelinin yanıltılarak gönderinin teslim alınmasından müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, söz konusu gönderinin alıcısının ... ... olduğunu ve gönderinin bu kişiye kaşe ve imza karşılığında teslim edildiğini, kaşe üzerinde alıcının ... ile şahıs firmaya ait 11 haneli kimlik numarası yani aynı zamanda kimlik numarasınında olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkili personelin gerekli özeni göstermesine rağmen sahte kimlik, kaşe, imza olayından kaçınılamayacağını, bilirkişi raporunda ... cinsinden sorumlu olunabilecek tutara ilişkin hiçbir tespit yapılmaması nedeniyle de raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kargo taşımasına konu eşyanın kaybı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, taşıma ilişkisinin mevcudiyeti, davacıya ait olan eşyanın kaybı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacı talebinin yerinde olup olmadığı, kira kaybı alacağı ile manevi tazminat talebinin tümden reddinin isabetli olup olmadığı, davacının iddialarını ispat edip edemediği, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, üçüncü kişinin sahte kimlik bilgileri ile eşyayı teslim almış olduğunun kabulünde davalının sorumluluğunun olup olamayacağı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça ... Projeksiyon cihazının ... internet sitesinde satışa sunulduğu, dava dışı şüpheli şahsın cihazı satın almak istediğini, İzmir'de tanıdığı kişi varsa oraya gönderilmesini talep ettiği, davacının söz konusu cihazı İzmir'deki tanıdığı ...'ya gönderdiği, gönderinin adrese teslim şeklinde gerçekleştiği, standart kargo olarak kargonun düzenlendiği, davalı şirketin ... Şubesinden gönderinin gerçekleştirildiği, gönderi kısmında gönderilen eşya ile ilgili herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, alıcı adı olarak ... - ... açıklamasına yer verildiği, ağırlığın 60 kg,, hacmin 180 dm3 olarak gösterildiği, fatura bilgisinde, 17.08.2020 çıkış tarihi, teslim tarihinin ise 19.08.2020 şeklinde belirtildiği, ... şubesinden çıkış yapan kargonun ... ... teslim edildiğine dair kargo teslim tutanağının düzenlendiği, dava dışı teslim alan ... tarafından Bornova Polis Merkezi Amirliğine verilen 19.08.2020 tarihli ifadede; ... ve Bilgisayar Hizmetleri iş yerinin sahibi olduğunu, internet üzerinden sipariş alan İstanbul'da faaliyet gösteren ... sahibi ... kendisini telefonla arayarak bir müşterisinin cihaz satın almak istediğini söylediğini, pahalı bir cihaz olduğu için kendi iş yerinde kontrol edilip teslim edilmesini istediğini, sadece kontrolünü yapıp komisyon aldıklarını, alım satım yapmadığını, İzmir'de servis hizmetleri verdiğini, sabah saatlerinde ...'in kendisini aradığını, kargoyu teslim aldığını söylediğini, kargonun kendisine getirileceğini belirttiğini, ürünün fiyatının 50.000,00 TL olduğunu, kendisininde kargoyu teslim almadığını söyleyerek ... Kargo'nun ... Şubesini aradığını, kargoyu teslim almadığını belirttiğini, kendisine kargonun ...'ya kaşe ile teslim ettiklerini söylediklerini, bunun üzerine şubeye gittiğini, burada tarafına gösterilen kargo teslim tutanağı üzerinde bulunan kaşenin şirketine ait olmadığını, kargo şirketinin şahsın kimlik bilgilerini almadıklarını, kaşe basmasının yeterli görüp kargoyu verdiklerini söylediğini ifade ettiği, davacı vekili tarafından 26.08.2020 tarihinde davalı şirkete yazılı başvuruda bulunulduğu, söz konusu dilekçede kargonun İzmir'de üçüncü kişiler tarafından şubeden teslim alındığı, yapılan paketleme işlemlerinin kayıtlarının taraflarına verilmesinin talep edildiği, ayrıca dilekçede savcılık ve emniyet ekipleri tarafından da belge ve görüntülerin talep edileceği, görüntülerin silinmemesi hususunun ifade edildiği, davacı tarafça İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına 03.09.2020 tarihli şikayet dilekçesi ile dava dışı ...ve davalı şirket hakkında güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçları nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu, şikayet dilekçesinde; internet sitesinde 6.000,00 Dolar değerindeki projeksiyon cihazının satışı için ilan oluşturduğunu ve diğer gelişmeleri belirterek cezalandırılmaları talebinde bulunduğu ve davacı vekili tarafından arabuluculuk başvurusu sonrasında iş bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde kayıp olan projeksiyon cihazının bedeli, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve ayrıca cihazın kiralanamamasından dolayı mahrum kalınan kira bedeli ile manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 26.06.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu, 01.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporu alınmış, arafların ek rapora beyan ve itirazları ile birlikte davacı vekili talebini ıslah etmiştir. Mahkemece, davacı taraf isticvap edilmiştir. Tanık dinlenmiştir.Davacı, 02.06.2022 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; dava konusu projeksiyon cihazının başkaları tarafından teslim alınması nedeniyle stresten çenesinde kilitlenme olduğunu, teslim alan kişilerin kendisi ile irtibata geçip ürünü geri satmak istemelerinden dolayı manevi zarara uğradığını, cihazın değerinin bildiği kadarıyla 10.000,00 USD civarında olduğunu, internet sitesine 8.000,00 USD üzerinden giriş yapmak istediğini ancak para birimine ilişkin ilandaki tutar üzerinden giriş yaptığını, bilirkişiler tarafından tespit edilen tutarın kanaatince biraz yüksek olduğunu, cihazın değerinin 10.000,00 USD olarak düşünüldüğünü, o tarihlerde günlük 2.000,00 TL'ye kiraya verildiğini belirtmiştir. TTK'nın 2.kısmında eşya taşıma düzenlenmiştir. TTK'nın 856. maddesinde, taşıma sözleşmesinin uygulanması üst başlığı ile taşıma senedine yer verilmiştir. TTK 856/1 fıkrasında, taşıma senedinin taraflardan birinin istemi üzerine düzenleneceği, gönderenin taşıyıcınında taşıma senedini imzalamasını isteyebileceği ifadelerine yer verilmiştir. TTK 856/2.fıkrasında ise taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun iradeleriyle taşıma sözleşmesinin kurulacağı, eşyanın taşıyıcıya tesliminin taşıma sözleşmesinin varlığına karine olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 875 maddesinde, taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiştir. 875/1 fıkrada, taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın ziyanından hasarından veya teslimden gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Sorumluluktan kurtulma ise TTK'nın 876 maddesinde düzenlenmiştir. TTK 856.maddede düzenlenen taşıma senedinin içeriğine aynı yasanın 857.maddesinde yer verilmiştir. TTK 857/1-g bendinde; eşyanın türünün olağan işaretiyle ambalajının çeşidi ve tehlikeli mallarda bunlara ilişkin mevzuatta öngörülen, diğer durumlarda ise genellikle tanınan işaretlerin taşıma senedinde bulunması gereken kayıtlar içerisinde sayılmıştır. Somut davada, bilirkişi raporlarında da belirtildiği ve tarafların itiraz etmediği üzere, davacının 17.08.2020 tarihinde, davalı şirketin ... Şubesine içinde projeksiyon cihazı olduğu iddia edilen bir kolinin teslimini yaptığı, 231,49 TL tutarında taşıma faturası düzenlendiği, alıcı adresine teslim şeklinde teslimin belirtildiği, gönderinin brüt ağırlığının 60 kg olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Ancak söz konusu gönderide TTK'nın 857. maddesinin yukarıda yer verilen düzenlemesi kapsamında eşyanın türüne yer verilmemiştir. Davacı, dava konusu sahte kaşe ile dava dışı kişilere teslim edildiği belirttilen eşyanın internet üzerinden satışını gerçekleşmiş olduğu projeksiyon cihazı olduğunu iddia etmiştir. Ancak söz konusu taşıma senedinde projeksiyon cihazına dair bir bilgiye yer verilmemiştir. Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesinde; yazışmaların ceza dosyası içerisinde olduğunu ve iddialarının ispatlanmış olduğunu ileri sürmektedir. Ceza dosyasına ilişkin olarak herhangi bir dosya numarası veya mahkeme adı belirtilmemektedir. İş bu uyuşmazlıkta öncelikle taşıma konusu cihazın iddia edilen cihaz olup olmadığı üzerinde durularak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi kaçınılmazdır. Ceza mahkemesinin berat kararı hukuk hakiminini bağlamaz ise de maddi vakanın subutu hukuk hâkimini bağlayacaktır (TBK m.74). Dava dilekçesi ile şikâyet dilekçe örneği ve ifadelerden davacının olay nedeniyle şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, HMK'nın 31. maddesi göz önünde bulundurularak davacı vekiline ceza dosyası ile ilgili gerekli açıklama yapması için süre verilerek gerekli araştırma inceleme yapıldıktan sonra uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile verilen karar usule aykırı bulunmuş ve kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.