Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/272 E. 2026/1323 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/272
- Karar No
- 2026/1323
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/272 Esas
KARAR NO : 2026/1323 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : 2022/99 Esas - 2023/490 Karar
TARİH: 05/12/2023
DAVA: Rücuen Tazminat (... Emtia Poliçesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalı ... A.Ş. lehine 22.05.2019 başlangıç, 22.09.2019 bitiş günlü, ... poliçe numaralı ... Sigorta Poliçesi tanzim ettiğini, gönderilen firma boşaltma yerine getirilen konteynerın kapakları açılıp emtianın indirildiğini, ancak hasar tespit incelemesinde bir kısım emtianın hasarlı tahliye edildiğinin, bunlardan bir kısmı sağlam olduğu için alıcı tarafından kabul edildiğinin, ancak bir kısmının hava ile temastan dolayı bozulduğu için kabul edilmediğinin tespit edildiğini, ekspertiz raporunsa hasarın şeklinden konteynerin nakliye sürecinde muhtemelen liman veya gemi yükleme/aktarma/tahliyelerinde vinçten sertçe yere bırakılarak oluşan yüksek baskından tenekelerin hasarlandığının, hasar miktarının %10 tenzili muafiyet sonrası 3.712,86 USD olarak tespit edildiğini, müvekkilince sigortalıya banka havalesi yolu ile, 12.12.2019 günü 21.568,74 TL ödendiğini, bu ödemeye bağlı olarak müvekkilinin TTK1472.1 m. uyarınca sigortalının halefi olduğunu, ayrıca sigortalının bu hasar ve zarar nedeni ile 3.kişilere karşı olan talep ve dava haklarının 3.712,86 USD kadar olan kısmının TBK183. maddesine göre müvekkiline temlik edildiğini, müvekkilinin bu davada öncelikle TTK 1472. maddesinden doğan yasal halef sıfatına, terditli olarak ise TBK 183 maddesinden doğan akdi halef sıfatına dayanmakta olduğunu, emtianın taşıma işini üstlenen davalı tarafından hasarlı olarak tahliye edilmesi nedeniyle zarardan sorumluluğunun davalıya ait olduğunu ileri sürerek 3.712,86-USD'nin sigortalıya ödeme tarihi olan 12.12.2019 tarihinden itibaren, 3095 sayılı kanun 2. maddesine göre TCMB belirlenen kısa vadeli avanslar için açıkladığı faiz oranları üzerinden işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif taraf sıfatının bulunmadığını, zira hasarın sigortalının hatalı ambalajlaması nedeniyle meydana geldiğini ve teminat dışı olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, zira konşimentodaki yetki şartı nedeniyle ... Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğunu, ayrıca TTK 1188/1 m. ve 1188/3 m. uyarınca davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, yasal sürede hasar ihbarı yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 05/12/2023 tarih ve 2022/99 Esas - 2023/490 Karar sayılı kararında; " Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 06/11/2023 havale tarihli raporda özetle; davaya konu mal bedeli karşılığı 13.05.2019 tarih 065349 seri nolu 69.189,35 USD karşılığı 420.408,33 TL tutarında “... ...” içerikli faturanın dava dışı malın alıcısı hesabına borç kaydedildiği, dava dışı malın alıcısı tarafından fatura bedelinin 22.05.2019 tarihinde dava dışı malın satıcısının ... ... Şubesi nezdinde bulunan hesabına 69.119,35 USD olarak ödemesinin gerçekleştirilmiş olduğu, dava dışı malın alıcısına 09.07.2019 tarihinde tanzim edilen ... seri nolu 45.740,30 USD karşılığı 260.335,49 TL tutarındaki fatura bedelinin 31.07.2019 tarihinde 4.377,90 USD eksik tutar ile 41.362,40 USD olarak banka yoluyla tahsil edildiği, bu eksik tahsil edilen 4.377,90 USD tutarın 11 huzurdaki davaya konu 3.712,86 USD hasar bedeline ait olduğuna dair herhangi bir dekont/debitcote ve dava dışı malın alıcısı ile yapılan mutabakat mektubunun da sunulmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, ancak davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun ispat edilemediği, geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yapıldığı ancak alacağın temlik edilmiş olması itibariyle halefiyetin şartlarının araştırılmasına ihtiyaç olmadığı, emtiadaki hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin tespit edilemediği, konteynere yüklemenin sigortalı tarafından yapıldığı dikkate alındığında üst üste fazla istif nedeniyle hasardan davalı taşıyanın sorumlu olmadığı, süresinde ve geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığı, TTK madde 1185 f. 4 hükmünde taşıyan lehine olan karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, hasarın 3.375,33 USD olarak kadri marufunda olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere eksper tarafından %10 ilave bedel ile birlikte 3.712,86 USD hesap edildiği ve bu bedelin sigortalıya 12.12.2019 tarihinde ödenmiş olduğu belirtilmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı ... ... Sigorta Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı ... A.Ş. Tarafından CIF teslim şartı ile ihrac edilen yeşil zeytin emtiasının, Türkiyeden Suudi Arabistan'a ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... A.Ş. firmasının konşimentoda gönderen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait 12/12/2019 tarihli ödeme dekontuna göre 21.568,00 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... A.Ş. firmasına ödendiği anlaşılmıştır.Davaya konu emtia satım şekli ... olmakla dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile , CIF satım şeklinde hasıra katlanma yükümlülüğü, emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmektedir. Bu kapsamda, dava dışı sigortalının hasar bakımından sigortalanabilir menfaati bulunup bulunmadığının tespiti için, dava dışı sigortalı ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu emtia satım bedelinin tam olarak tahsil edildiği ancak, dava konusu taşımadar sonraki tarihli satım kapsamında satışı yapılan emtianın satım bedelinin sigortalı tarafından 4.377,90 USD eksik tahsil edildiği tespit olunmuştur. Bilirkişi raporunda har na kadar eksik tahsilatın hasar nedeni ile oluştuğuna dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığından bahsedilmişse de, mahkemece eksik yapılan tahsilat bakımından davacının sigortalanabilir menfaati bulunduğu, bu hali ile davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödeme kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince ve dosyada bulunan ibraname ve temlikname hükümleri uyarınca halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimentoda taşıyan olarak davalı ... ... LTD. firmasının kayıtlı bulunduğu, konşimentonun ise izafeten husumet yöneltilen ... ...... A.Ş. Firması tarafından acene sıfatı ile imzalandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle TTK 1138 maddesi gereğince davalının taşıyan sıfatı ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 22/08/2019 tarihli ... ... Ekspertiz Raporunda; dava konusu edilen hasarın 30/05/2019 tarihinde tespit olunduğu, davacı sigorta şirketine ise hasarın 16/08/2019 tarihide ihbar edildiği, 19/08/2019 tarihinde ekspertiz talep edildiği, ekspertiz incelemesinin ise sigortacıya iletilen belge ve video kayıtları üzerinden yapıldığı, inceleme neticesinde istifli tenekelerden özellikle alt sıradakilerin bazılarının yamulduğu, ezildiği ve patladığının ve su akmakta olduğunun görüldüğü, bazı paletlerin özellikle alt sıradaki tenekelerde yukarıdan aşağıya doğru ezilme ve patlama olduğunun görüldüğü, hasarın oluş şekli için ise konteynerin yüksek bir yerden sertçe bırakıldığını veya nakliye aracında iken çukur veya tümseğe uygunsuz hızla girilmesi neticesinde malın yukarı doğru hoplatılıp tekrar zemine sertçe düştüğünü gösterdiği, çünkü alt sıradaki tenekelerin yamulduğu belirtilmiştir. Ancak dosyaya, emtianın teslimi esnasında emtia ... veya konteynerin hasarına ilişkin herhangi bir tutanak sunulmadığı gibi, konteynerin liman çıkışı esnasında hasarlı olması halinde düzenlenmesi gereken herhangi bir interchange raporu da ibraz edilmemiştir. Davalı taşıyanın sorumluluğunun, dosyada bulunan konşimento kayıtlarına göre, konteynerin gemiden tahliye edilmesi ile birlikte son bulduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan ekspertiz raporunda, hasarın nedeni olarak belirtilen hususun taşımanın deniz ayağında mı kara ayağında mı oluştuğu yönünde kesin bir değerlendirme bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise; hasarın, teneke istifinin alt sıralarında meydana gelmiş olması nedeni ile, konteyner içi istifin deniz veya kara taşımasına dayanmayacak şekilde gereğinden fazla sıra üst üste yapılması nedeniyle alt sıralardaki tenekelerin deniz veya kara taşıması esnasındaki sarsıntı ile konteyner taşımacılığının gereği olan elleçleme işlemlerine dayanamadığı sebebi ile oluştuğu kanaati bildirilmiştir. Yine konşimento kayıtlarına göre, emtianın paketlenmesi konteyner içerisine istifi, sayımı ve konteyner kapısının mühürlenme işlemlerinin dava dışı sigortalı tarafından yapıldığı ve konteynerin davalı taşıyan tarafından kapalı ve mühürlü hali ile teslim alındığı anlaşılmaktadır.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporunda hasarın 30/05/2019 tarihinde tespit edildiği kaydı dışında, emtianın dava dışı alıcıya teslimine ilişkin başkaca bir belge sunulmadığından emtianın dava dışı alıcıya bu tarihte teslim edildiği anlaşılmış ancak dava dışı sigırtalı tarafından davalıya ihtarın ise 20/08/2019 tarihinde iletildiği tespit olunmuştur. Bu nedenle davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dosyada bulunan ekspertiz raporunda ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleştiğine dair kesin bir tespit bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise hasarın temel nedeninin istif hatası olduğu belirtilmekle birlikte, mahkemece de bu tespit benimsenmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından 24/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile, hasarın istif hatasından kaynaklanması ihtimalinde dahi davalının gözetim görevi gereğince sorumlu olduğu belirtilmişse de; davalının kapalı ve mühürlü teslim aldığı konşimento kayıtlarına göre sabit olan konteyner içi istifin taşımaya elverişli olup olmadığı hususunda bir denetim görevi bulunduğu mahkemece kabul edilmemiştir.
Davaya konu konşimentolardaki "..." kaydı gereği yükün dava dışı sigortalı yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği . sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca hasarın taşımanın deniz ayağında mı kara ayağında mı meydana geldiği, bu haliyle davalı taşıyanın sorumlu olduğu da davacı tarafından dosya kapsamında ispat edilemediğinden, hasarın davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile,
'' 1-Davanın REDDİNE,
'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin "Davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usulüne uygun yapılmamış olduğu " gerekçesinin hatalı olduğunu, mahkemenin davalı taşıyana usulüne uygun ihtar yapılmamış olduğu gerekçesi ile eşyanın konşimentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir ziya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönündeki karineyi kabul ettiğini, bu karinenin aksinin 18/09/2020 günlü delil dilekçesi ile sunulan ve 8 nolu delil olan hasar fotoğrafları ve 11 nolu delil olan hasar ile ilgili video görüntüleri ile ispat edildiğini, fotoğraflarda ve video görüntülerinde orijinal paletinde istifli tenekelerden bazılarının yamulduğunun, ezildiği ve patladığının, palet üzerindeki tenekelerden su akmakta olduğununun görüldüğünü, bu halde; dava konusu emtianın davalı taşıyıcı ... tarafından hasarlı teslim edildiğine dair ispat ödevinin ikmal edildiğini, ... ...Ltd.Şti tarafından hazırlanan 22.08.2019 günlü ... Ekspertiz Raporu'nda da hasar fotoğraf ve videolarına göre hasarın davalı taşıyıcı ...'ın kusuru ile gerçekleştiğine ilişkin olarak; "emtia, kapalı/mühürlü konteynırda taşınmıştır ve konteynırla ilgili bir sorun/hasar kaydı yoktur. Ancak, konteynırdan tahliye esnasında çekilen fotoğraflarda ve video kaydında konteynırdaki bazı tenekelerin hasarlı olduğu, tenekelerdeki suyun sızmakta olduğu görülmektedir. Bu durum, yolda konteynırın kötü bir şekilde nakledilmesi (aktarmalarda sert elleçlenmesi veya nakliye araçlarında kötü şekilde taşınması vb. bir sebeple) oluştuğu kanaatine varıldığından sunulan resim ve video kaydına istinaden nakliyeciye rücu talep edilebileceği kanaatine varılmıştır." denildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu; mahkemenin hasarın temel nedeninin istif hatası olduğu gerekçesini de kabul etmediklerini, hasarın istif hatasından kaynaklanmadığını, gönderen sigortalı ... tarafından taşıma konusu yükün eşit ve dengeli olarak yüklendiğini; ağırlığın eşit yayılması için esnemeyen paletler ve her teneke arasında sunta kullanıldığını; ayrıca, konteynerın 2 defa streç filmle sarıldığını ve 4 ayrı noktadan paletle çemberlendiğini, 22.08.2019 günlü ... Ekspertiz Raporu'nda, hasar şeklinin aşağı doğru yamulma şeklinde olduğunun, hasarın şeklinden konteynerin nakliye sürecinde muhtemelen liman veya gemi yükleme/aktarma/tahliyelerinde vinçten sertçe yere bırakılarak oluşan yüksek baskıdan tenekelerin hasarlandığının tespit edildiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu; mahkemenin, davalı taşıyıcının gözetim uyarı görevi gereği hasardan sorumlu olduğu iddialarını, taşıyıcının kapalı ve mühürlü teslim aldığı konşimento kayıtlarına göre sabit olan konteyner içi istifin taşımaya elverişli olup olmadığı hususunda bir denetim görevi bulunmadığı gerekçesiyle kabul etmediğini, bu gerekçenin Yargıtay yerleşik içtihatlarına ve TTK 1178. maddesine aykırı olduğunu, davalı ...'ın dava konusu hasarda (kabul anlamına gelmemek üzere) en azından müterafık kusurunun bulunduğuna hükmedilmesi gerektiğini; kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu; ileri sürerek, izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne, yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davacının sigortalısına ait emtianın davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen deniz taşıması sırasında hasarlanması nedeniyle, sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nun 1185/1 fıkrası uyarınca; zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olup, zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi, ihbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerekmektedir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca; eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Hükmün dördüncü fıkrasına göre ise; eşyanın zıya veya ... ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde taşıyıcı lehine bir karine oluşur, karinenin aksini ispat yükü hasar nedeniyle taşıyıcıya başvuran üzerindedir.
Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece taraf delillerinin eksiksiz toplandığı, poliçe, hasar dosyası, ihracata ilişkin gümrük belgeleri, konşimento, ekstertiz raporu, ödeme belgesi ve ibraname, mal satış ve navlun faturaları dosya arasına alınarak, davacının sigortalısına ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırıldığı ve istinafa konu kararın verildiği tespit edilmiştir. Dava konusu taşımanın davacının sigortalısı tarafından Suudi Arabistan'da mukim müşterisine CIF teslim şekli ile ihraç edilen 21 palet içerisindeki 1800 teneke ızgara zeytin emtiasının İzmir ... Limanı'ndan ... Limanı'na taşınması işine ilişkin olduğu, taşımanın fiili taşıyıcı davalı tarafından limandan limana ve üzerinde "... ..." kaydı bulunan ... numaları konşimento tahtında gerçekleştirilen konteyner taşıması olduğu, emtianın ambalajlamasının gönderen sigortalı tarafından yapıldığı ve konşimentodaki kayda göre; ızgara yeşil zeytin emtiasının sigortalıya tahsis edilen ... numaralı konteynere, sigortalı tarafından yüklenip, istiflenip sabitlendiği, konteynerin sigortalı tarafından mühürlendiği ve bu hali ile davalı taşıyıcıya teslim edildiği, nitekim davacının ambalajlama, yükleme ve istiflemenin sigortalı tarafından nizami şekilde yapıldığını, hatta konteynerin streç film ile iki kat sarıldığını dava dilekçesinde beyan ettiği, 22/05/2019 tarihinde gemiye yüklenen konteynerin 31/05/2019 tarihinde boşaltma limanına tahliye edildiği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere boşaltma limanında konteyner üzerinde hasar bulunduğuna dair tutulmuş bir tutanak bulunmadığı gibi, konşimento üzerine düşülmüş bir hasar kaydı da bulunmadığı, davacı tarafından 31/05/2019 tarihinde hasar tespiti yapıldığı beyan edilmiş ise de, dosyaya konteynerden tahliye edilmiş tenekelerin mevcut durumuna ilişkin fotoğraf ve videoların sunulduğu, ancak bu fotoğraf ve videoların tarihine ilişkin bir delil sunulmadığı gibi, konteynerin dış görünüşüne ilişkin bir delil de sunulmadığı, sigortalının davacıya 16/08/2019 tarihinde başvurduğu, ekpertiz raporunun 22/08/2019 tarihinde düzenlendiği, davacının davalı taşıyıcıya 20/08/2019 tarihli yazı ile hasar ihbarında bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre davacının sigortalısı veya davalı tarafından TTK'nun 1185/2 fıkrası uyarınca taşıyıcının da katıldığı şekilde bir inceleme yaptırılmadığı gibi, hükmün birinci fıkrasında belirtilen süreler içerisinde taşıyıcıya hasar ihbarında bulunulduğunun ispatlanamadığı, bu durumda emtşanın alıcısına denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim edildiği, meydana gelen hasarın da taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde davalı taşıyıcı lehine karine oluştuğu, davacının bu karinenin aksini ispatlayamadığı, fotoğraf ve videolar üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda, konteynere istifli paletlerin üzerindeki tenekelerin en alt sırasındaki tenekelerde hasar olduğunun, hasar şeklinin aşağı doğru yamulma şeklinde olduğunun, hasarın şeklinden konteynerin nakliye sürecinde muhtemelen liman veya gemi yükleme/aktarma/tahliyelerinde vinçten sertçe yere bırakılarak oluşan yüksek baskından tenekelerin hasarlandığının tahmin edildiği, bu hasarın kamyon nakliyelerinde de olma ihtimali bulunmakla birlikte lastikli araç nakliyesinde bu seviyede hasar oluşmasının, vinçle yapılacak operasyonlara göre daha düşük bir ihtimal olduğu, konteynere yüklemeyi sigortalının yaptığı, hasarın nerde, ne zaman ve nasıl meydana geldiğinin tespit edilemediğinin belirtildiği, ekspertiz raporunda deniz taşıması sırasında konteynerin sertçe yere bırakılması nedeniyle hasar meydana gelmiş olabileceği belirtilmiş ise de, konteyner üzerinde bu tahmini doğrular izlerin bulunduğuna dair hiçbir tespit yapılmadığı gibi, hasarın üst üste dizilen tenekelerden alt sırada olanlarda aşağı doğru yamulma ve ezilme şeklinde meydana gelmiş olması karşısında, mahkemece de hükme esas alınan bilirkişi raporundaki, hasarın istif hatasından meydana geldiğine dair kabulün dosya kapsamına uygun olduğu, nitekim ekspertiz raporunda da hasarın nerede ve ne şekilde meydana geldiğine dair kesin bir kanaate ulaşılamadığının belirtildiği, bu durumda hasarın taşıyıcı sorumluluğunda olmayan bir sebepten meydana geldiği yönündeki karinenin aksinin ispat edilemediği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı sorumluluğunda olduğuna dair bir anlaşmanın varlığı ispatlanamadığı gibi, yükleme ve istiflemenin taşıyıcı nezaretinde gerçekleştiğinin de ortaya konulamadığı, bu durumda davalı taşıyıcıya yüklü, istifli ve mühürlü şekilde teslim edilmiş konteyner içerisindeki emtiada istif hatası nedeniyle meydana gelen hasar bakımından, davalı taşıyıcının TTK'nun 1178 maddesi kapsamında müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.