Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2206 E. 2026/1202 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2206
Karar No
2026/1202
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2206

KARAR NO:2026/1202

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:02/06/2022

NUMARASI:2021/93 E. - 2022/338 K.

DAVANIN KONUSU:Rücuen tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklanan)

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile ile dava dışı sigortalısı ... AŞ arasında emtia nakliyat sigorta sözleşmesi imzalandığını, sigortalının dava dışı İsviçre'de mukim ... isimli firmadan 3.150,000 mton, 822.150,000 USD tutarınca üre emtiası satın aldığını, satıma konu emtianın 15.03.2020 günü Mısır’ın ... Limanından ... isimli gemiye 3.150,000 mt olarak yüklendiğini, gemi ... limanı olan ... Limanına hazırlık ihbarı verilerek 3.150,000 mt boşaltma yapılacağının bildirildiğini, hazırlık ihbarını takiben boşaltma limanına yanaşan ... gemisinden 3.070,850 mt emtia boşaltıldığını, 79,420 mt eksik teslim yapıldığını, bu eksiklik üzerine sigortalı şirkete 3.655,93 ABD Doları ödeme yapıldığını, TTK'nın 1238.maddesine göre konişmentoda taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmemiş olduğu veya açıkça anlaşılmadığı hâllerde, donatanın, taşıyan sayılacağını, somut olayda kaptan tarafından düzenlenen konişmentoda taşıyanın ismi belirtilmediği için TTK md.1238 b.2. gereğince pasif husumetin davalı şirkete ait olduğunu, davalının, konişmentoda belirlenen emtiayı ... yerinde emtianın alıcısına teslim etmediğini, meydana gelen eksiklikten TTK'nın 1178.maddesi gereğince sorumlu olduğunu, tazmini gereken meblağa ilişkin olarak gemiye yüklenen emtianın 3.150, 000 mt olup boşaltma limanında 3.070,580 mt tahliye edildiğini, 79,420 mt eksik teslim yapıldığını, İstanbul Ticaret Odası verilerine göre dökme olarak taşınan emtiada firenin % 1 olarak kabul edilmesi sebebiyle 31,500 mt fire bakiye 47,920 mt'nin ticari olarak kötü taşınan emtia olduğunu, davacının eksik teslim edilen 79,420 mt emtia için 3.655,93 ABD Doları sigorta tazminatı ödediğini, davalı taşıyandan dava konusu 47,920 mt için 2.205,89 ABD Doları talep edildiğini, % 1'lik fire üzerindeki ticari zararın davalıdan talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek, sigorta tazminatı olarak ödenen 2.205,89 USD'nin ödeme tarihi olan 13.05.2020 gününden itibaren USD'ye uygulanan en yüksek oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın sigortalayanı olduğu dava dışı üçüncü kişi tarafından imzalanan "..."ye ve "Konşimento"ya tarafların açık iradesi ile eklenen ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tahkim yoluyla İngiliz Hukuku uyarınca Londra'da çözümleneceğini belirten maddelerin bulunduğunu, halefiyet kuralı uyarınca davacı sigortalayanın da tahkim anlaşmasının tarafı hâline geleceğini, bu sebeple tahkim itirazında bulunduklarını, davalı müvekkilinin taşıyan olmadığını, taşıyan olmadığını ve var ise tazminattan sorumlu olmadığını, davacı tarafın sigortalananı dava dışı üçüncü kişinin tarafı olduğu ...'nin ...'e ilişkin maddesinin '' Gemi kiralayanlar, masrafları kendilerine ait olmak üzere yükleme limanında kaptan ile birlikte bir ... yapma hakkına sahip olacaktır. İlk, ara ve son ... için kullanılan süre, demuraj sürecinde bile kesinti süresi olarak sayılmayacaktır. Yükleme limanında yapılan ...'in sonucu nihai ve her iki taraf için bağlayıcı olacaktır." şeklinde olduğunu, davacı tarafın sigortalananı tarafından da imza altına alınarak kabul edildiği üzere davaya konu talep edilen sözde alacağın dayanağı olarak sunulan taşıma ilişkisinin esasını oluşturan ... metninde davacı tarafın sigortalısına ait malların taşınması sürecinde esas alınacak tartım sonucunun yükleme limanında yapılacak tartım olduğunun, bu tartım sonucunun ... tarafları için de bağlayıcı ve nihai tartım olduğunun açıkça belirtildiğini, bu sebeple davacı tarafın sigortalısının halefi olarak, sigortalısına ödediği tazminatların cinsi, miktarı ve sebebi ne olursa olsun ... uyarınca yükleme limanındaki nihai tartımdan sonra başkaca bir tartım yapması ve bu tartımı baz alarak herhangi bir hak iddia etmesinin hukuken mümkün olmadığını, sigortalının ve davacının hak talep edebileceği nihai tartımın yükleme limanındaki tartım olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dosyaya sunulu 15.03.2020 tarihli konşimento incelendiğinde, taşımanın ... gemisi ile yapıldığı, konşimentoda 05.03.2020 tarihli ... (Kira sözleşmesi ) ye göre navlunun ödeneceğinin kayıt altına alındığı, yükleyicinin .... Olduğu, alıcının ... Bankası ... birimi olduğu, emrine ihbar adresinin ... A.Ş. Olduğu, Konşimentoda atıf yapılan kira sözleşmesinin taraflarının ise donatan olarak ... ....-... kiralayan olarak ...-Isviçre olduğu, kira sözleşmesinde ... gemisinin (... ) donatanı olarak ... ....-... kayıt edildiği görülmüştür.Geminin boşaltma için hazırlık bildirimi davalı ticaret ünvanı ile düzenlendiği, gemi müdürü ...tarafından verildiği, delillerde FK.-V olarak yer aldığı, konişmentoda taşıyan olarak ...gemisi müdürü Kaptan ...imzasının bulunduğu, donatan olarak ... ....-..., kiralayan olarak ...-İsviçre olarak tespit edildiğine göre; ayrıca gemi acentesi olarak ... .... Gösterildiği, bu durumda, ... gemisi ...tarafından işletilmekte ise de davalı şirket antetli kağıdına evrak düzenlediği için davalının taşıyan veya donatan olmasından söz edilemeyeceği, ancak davalı vekilince işbu davada husumete yönelik herhangi bir itiraz bulunmadığı ayrıca donatan ... firması ile acente ... firmasının davalı ile aynı adreste olması da gözetilerek birlikte hareket ettikleri kabul edilerek davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının sigortalısı .... A.Ş.'den 3.655,93 USD tazminat ödemesi karşılığı EK-VIII ile sunulan delile göre temlik aldığı 13.05.2020 tarihli ödeme dekontundan anlaşılmakla, geçerli bir sigorta sözleşmesine göre yapılan sigorta tazminatı ödemesi ve bu ödeme için alınan temlik de gözetildiğinde, davacının aktif husumet ehliyeti TTK m. 1472 vc TBK m. 183 ve devamı hükümlerine aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda 3.150.000 kgs (3.150 mt) miktarında taşımaya sıvı-dökme yük olarak alınan emtianın ... yerinde ölçümlerinde 79,420 kg (79,42 mt) eksik çıktığı için ödenen tazminat için rücu söz konusudur. ... limanı boşaltma tespit tutanağında 3.070,580 mt BOŞALTMA yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda 79,420 mt eksik teslimat tutanak ile tespit edilmiştir. Bu durumda TTK m. 1185/1 gereği aranan bildirim şartı gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmektedir. Somut olayda ... yeri tartım - ölçUm sonuçlarına göre 79,420 mt eksik tespit edilmiş ,gönderileni banka gösterilen konişmentoda açıkça 3.150 mt olarak belirtilen yük, konişmento kayıtlarına göre eksik çıkmıştır. TTK m. 1237 taşıyan ile konişmento hamili arasındaki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağının düzenlendiği, olayda davacının sigortalısı konişmento hamili olduğu, bu nedenle çarter sözleşmesinde sadece yükleme limanı ölçümlerinin esas alınacağı yönündeki çarterparty hükümleri davacı için kesin delil olmayacaktır.Somut olayda kapalı - mühürlü ambarda taşıma olgusu gözetildiğinde, eksik yükleme yapılmış olabileceği, ya da gemide sızma, akma, boşaltmada geride beklenenden daha fazla yük kalması söz konusu olabileceği, dökme kuru yükte %1 kabul edilebilecek fire dökme sıvı yüklerde %2Tcri bulabileceği ancak somut olaya %21den dahi fazla bîr eksiklik - kısmi zayi söz konusu olduğu, bu nedenle bu oranlar aşıldığında taşıyan fire savunması ile sorumluluktan kurtulamacağından davalının oluşan fireden sorumlu olduğu , çıkış yeri - yükleme limanı ölçümleri sonrası yükün tamamen kapalı ambar kısımlarında taşındığı ve yükleme yeri ölçümlerinin esas alınması hususu çarter sözleşmesi tarafları için bağlayıcı olmakla birlikte; konişmento hamili gönderilen veya onun halefi için bağlayıcı olmayacağı, bu durumda karine olarak Konişmento kayıtlarına aykırı ve eksik çıkan miktardan taşıyanın sorumlu olduğu karine olarak zayiin taşıma sürecinde meydana geldiği kabul edilerek bilirkişi raporu ve hasar raporunda belirtilen bedel yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.205,89 USD'nin 13.05.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin her ne kadar hazırlık bildirim evraklarında kendisine ait antetli evrakların doldurulmuş olması sebebiyle donatan veya işleten olduğunun kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de geminin donatanı olan ... .... ile acente olan ... ....'nin müvekkili şirket ile aynı adreste bulunmaları gerekçesiyle müvekkilinin bahsi geçen şirketlerle ortak hareket ettiğinin kabul edilerek müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun belirtildiğini, ancak bu tespitin çelişkili olduğunu, husumet konusunun resen nazara alınacağını, itiraz olup olmadığının önemi bulunmadığını, kaldı ki cevap dilekçelerinde "...Öncelikle davalı müvekkilin taşıyan olmadığını ve var ise tazminattan sorumlu olmadığını belirtmek isteriz..." şeklinde davalının husumet ehliyetinin bulunmadığının ifade edildiğini, ayrıca acente ... ....'nin müvekkili davalı ile aynı adreste yer aldığına ilişkin dosyada somut hiçbir belge yer almadığını, buna karşı mahkemece ilgili şirket ile müvekkilinin aynı adreste yer aldıklarına ilişkin tespitin neye dayanılarak yapıldığının anlaşılamadığını, hatta sigortalının 27.03.2020 tarihinde ... ....'ye gönderilen ihtarnamede ilgili şirketin adresinin "... İzmit/Kocaeli'' olarak belirtildiğini, konişmento ile atıf yapılan ... 29. maddesinde de acente olan ... ....'nin adresinin bu adres olduğunu, gemi donatanı ... ....'nin davalı müvekkil şirketle aynı adreste faaliyet gösterdiğine ilişkin tespitine tek dayanağın ise ... kayıtları olduğunu, ancak bir ticari şirketin mezkur hükümde ifade edildiği şekilde Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için ticaret siciline tescil edilmiş olması gerektiğini, buna karşılık Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde anılan şirkete dair herhangi bir kayıt mevcut olmamakla birlikte, böyle bir şirket mevcut ise bile müvekkili şirket ile bu şirketin iltisaklı olduğunu yalnızca ...veritabanında kayıtlı adres bilgileri üzerinden kurmanın hakkaniyete uygun olmayacağını, konişmentoda atıf yapılan ... davacı tarafın sigortalısı olan üçüncü kişinin de imzası bulunduğunu, bu hususun da dava dışı sigortalı şirket ile davacı sigorta şirketinin hem konişmento hem de ... hükümlerine tabi olduklarını ifade ettiğini, nitekim dosya içerisinde mübrez konişmentonun taşıma şartlarında 1. madde ile aynen ''...Kanun ve tahkim şartları da dahil olmak üzere, arka sayfada belirtilen ...’nin tüm hüküm ve koşulları, imtiyazları ve istisnaları burada dahil edildiği gibidir...'' hükmü ile ...'nin hukuk ve tahkim klozlarının da aynen bu konişmentoya dahil edildiğinin açıkça belirtildiğini, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu madde 4/2 uyarınca aynen ''...Asıl sözleşmenin bir parçası haline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması halinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır..'' şeklinde olduğunu, ...'nin 37. maddesi ...'nun 1998 standart kanun ve tahkim klozuna atıf yaparak uyuşmazlığın çözümü için tahkim yoluna başvurulması gerektiği ve İngiliz Hukuku'nun uygulanacağını, bundan hareketle hem dava dışı sigortalı şirketin hem de davacı sigorta şirketinin hem konişmento hem de ... hükümleri ile bağlı olduğu ve dava konusu somut uyuşmazlıkta yetkili çözüm merciinin İngiliz Hukuku uygulanmak koşuluyla tahkim yolu olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, tahkim itirazımızı da davaya cevap dilekçesinde yapılmasına rağmen dikkate alınmadığını, konişmento ile atıf yapılan ...'nin ...'e ilişkin hükümleri ile yükleme limanında yapılan ölçümün sonucunun her iki taraf için de nihai ve bağlayıcı olacağını, bu sebeple, boşaltma limanında yapılan ölçümün hukuki herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, ancak bu itirazlarının da haklı bir gerekçe gösterilmeksizin dikkate alınmadığını, ayrıca, tahliye edilen emtianın eksik olduğu iddiasının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ispata muhtaç olduğunu, Gümrük müdürlüğünden gelen kayıtlarda ise geminin 3.150,00 ... yük tahliye ettiğinin kayıtlı odluğunu, gerek ...'e göre "Yükleme limanında yapılan ...'in sonucunun nihai ve her iki taraf için bağlayıcı olacağı" nın kararlaştırılmış olması, gerek gemi ambarlarının tahliye limanına mühürlü olarak gelmesi, gerekse tahliye limanı sahil kantarı kalibrasyon değerlerinin sunulmamış olması karşısında davacının davasının ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır denildiğini, geminin, ambarları mühürlü olarak tahliye limanına gelmiş olduğunun kaydedilmiş olmasının ayrıca tahliye limanındaki sahil kantar kalibrasyon değerlerinin dosyaya sunulmamış olmasının davacının eksik yük tahliye edildiğini ispat edemediğine karine teşkil ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, deniz taşıması sırasında hasarlanan emtia bedelinin davacı sigorta şirketince emtia nakliyat sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalısına ödenmesi sonrasında, ödenen bu bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı dava dilekçesinde, davalının hasara neden olan taşımada deniz yolu ile taşımayı gerçekleştirdiğini ve kusuru olduğunu iddia ederek rücuen tazminat talebinde bulunmuştur.Davacı, davasını TTK'nın 1472. maddesine dayandırdırmış olup TTK'nın 1472/1 maddesi gereğince sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifadelerine yer verilmiştir.Dosya kapsamının incelenmesinde; davacının sigortalısı dava dışı .... AŞ'nin ... isimli şirketten 15.03.2020 tarihli mal faturasına göre 3.150,00 Ton dökme granül üre emtiası satın aldığı, söz konusu emtianın taşınmasının konu edildiği 15.03.2020 tarihli konşimentonun incelenmesinde, taşımanın ... gemisi ile yapıldığı, konşimentoda 05.03.2020 tarihli ... (Kira sözleşmesi )'ne göre navlunun ödeneceğinin kayıt altına alındığı, yükletenin ....olduğu, alıcının ... Bankası ... birimi olduğu, emrine ihbar adresinin ... AŞ olduğu, yükleme limanının .../Mısır olduğu, boşaltma limanının .../Türkiye olduğu, konşimentoda atıf yapılan kira sözleşmesinin taraflarının ise donatan olarak ... ....-... kiralayan olarak ...-Isviçre olduğu, kira sözleşmesinde ... gemisinin (... ) donatanı olarak ... ....-... kayıt edildiği görülmektedir.Mahkemece, geminin boşaltma için hazırlık bildiriminin davalının ticaret ünvanı ile gemi müdürü ...tarafından verildiği, konişmentoda taşıyan olarak ...gemisi müdürü kaptan ...'ün imzasının bulunduğu, donatan olarak ... ...., kiralayan olarak ...-İsviçre'nin yer aldığı, ayrıca gemi acentesi olarak ... ....'nun gösterildiği, bu durumda, ... gemisi ... tarafından işletilmekte ise de, davalı şirketin antetli kağıdına evrak düzenlediği için davalının taşıyan veya donatan olmasından söz edilemeyeceği, ancak davalı vekilince işbu davada husumete yönelik herhangi bir itiraz bulunmadığı ayrıca donatan ... firması ile acente ... firmasının davalı ile aynı adreste olması da gözetilerek birlikte hareket ettikleri kabul edilerek davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmektedir. Her ne kadar davalı vekilince davalının pasif husumetinin olmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden gönderdiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarını içeren 17.05.2022 e-imza tarihli dilekçesinde, davalının taşımayı gerçekleştiren şirket olduğu ikrar edilmiş olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalının tahkim ilk itirazıyla ilgili istinaf sebebinin incelenmesinde:Davalı vekili esasa cevap süresi içerisinde ihtilafın İngiliz Hukuku'na göre Londra'da tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bilindiği üzere, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konşimento; taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkide ise navlun sözleşmesi hükümleri bağlayıcıdır. Çarter sözleşmesi taşıyanın geminin tümünün ya da bir bölümünün veya belirli bir yerini taşıtana taahhüt ederek denizde eşya taşımayı yükümlendiği sözleşmedir. Başka bir deyişle eşya taşımak amacıyla geminin bir bölümü çarter sözleşmesi ile tahsis edilir. Çarter sözleşmesi yapıldığı taktirde taraflardan biri masrafları ödemek koşuluyla kendisine sözleşmenin ana noktalarını içeren çarterparti verilmesini isteyebilir. Yukarıda belirtildiği üzere, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konşimentonun, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkide ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalınacağının düzenlendiği, taşımaya esas 15.03.2020 tarihli konşimentonun ön yüzünde ''... 05.03.2020 ''ye atıf yapıldığı, atıf yapılan ve tahkim itirazına esas charter partinin tercümesinin dosyaya sunulduğu, bu belgede geminin ... gemisi olduğu, donatanın ... Ltd.olduğu, 37. maddesinde ... bu sözleşmenin İngiliz hukukuna tabi olduğu, ... standart hukuku tahkim klozu 1998'e yapılan atıf sebebiyle uyuşmazlıkların Londra'da tahkim yoluyla çözüleceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yükleme limanının Türkiye dışında olduğu, gönderenin yabancı olduğu, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi yada uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkün olup, somu uyuşmazlık tahkime elverişlidir. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 2. maddesi anlamında yabancılık unsurunun bulunduğu ve Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 4/2 fıkrasında "Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır...asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır." hükmüne yer verildiği, bu hâlde tahkim anlaşmasının Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre geçerli olduğunun da kabulü gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkimde görülmesi gerektiğine yönelik düzenlemenin bulunması hâlinde malın alıcısı konumunda olan dava dışı sigortalının da bu düzenleme ile bağlı olacağı tartışmasızdır. Dava dışı sigortalı alıcı,konişmentoyu ciro ile alıp bunu ibraz ederek yükü teslim almada kullandığı anda, konişmentonun şartları ile de bağlanmış olur ve tahkim şartı onun bakımından da bağlayıcı olur. Davacı sigorta şirketi davasını konşimentoya dayandırmış olup, sigortalı, taşınan malları teslim aldığına göre,konşimentoda yer alan tahkim şartı böylece gönderileni bağlayacağı gibi TTK’nın 1472'nci maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca davacı sigorta şirketini de bağlar. TTK'nın 1228/2. maddesinin son cümlesi uyarınca konişmento, kaptan veya taşıyanın yahut kaptanın bu hususta yetkilendirdiği bir temsilcisi tarafından taşıyan ad ve hesabına düzenlenir. Konşimentonun gönderilen veya taşıtan tarafından imzalanması da gerekmez. Taşıyan tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bir belgedir.Bu bilgilere göre taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde düzenlenen konşimentonun atıfta bulunduğu 05.03.2020 ... konulmuş olan tahkim şartının geçerli olduğu, davacının halefiyet yoluyla davayı açması nedeniyle sigortalısı olan gönderilenin sahip olduğu hak ve yükümlülüklere sahip olması nedeniyle üçüncü kişi olarak değerlendirilmeyeceği, matbu şekilde düzenlenmesi teamül olan deniz konşimentosundaki tahkim şartının tarafların sözleşmedeki durumuna göre haksız şart niteliğinde genel işlem koşulu olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmış olup, mahkemece davanın tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası hakkında yargılama yapılıp hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalının tahkim itirazı hakkındaki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine ve neticede davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davalı vekilinin tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin olarak yatırılan 285,55 TL'den mahsubu ile bakiye 446,45 TL harcın davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 16.720,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine

6-Tarafların gider ve delil avanslarından artan kısımların, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,

7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf nispi karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

b-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 280,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a hükmü uyarınca, dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2206, K. 2026/1202, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2206-e-2026-1202-k-fc989ff8c875