Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1701 E. 2026/1037 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1701
- Karar No
- 2026/1037
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ,
DOSYA NO : 2023/1701 KARAR NO : 2026/1037
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.09.2022 (Dava) - 16/03/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/815 Esas - 2023/243 Karar DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi BAM KARAR TARİHİ : 05/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/815 Esas-2023/243 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; aynı mahkemede görülen 2018/1425 Esas-2020/718 Karar sayılı karara konu, davalılardan ....'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile maktul ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklete çarparak ölümüne neden olduğu olayda .....'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, ... .18 yaşından küçük olduğu için davalı ... ile birlikte babası ve annesi olan... hakkında da dava açıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın sahibinin müvekkillerinin miras bırakanı.... olduğunu, açılan davanın kabulüne karar verildiğini, bahse konu davanın yargılaması sırasında müvekkillerinin murisi ...'in 17.02.2018 tarihinde vefatı sonrasında müvekkillerinin davaya dahili davalı olarak eklendiklerini, ancak müvekkilleri tarafından murisin mirasının gerçek reddi amacı ile Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğunu ve 2018/420 Esas-2018/1012 Karar sayılı kararı ile mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerinin tesciline karar verildiğini, bu bağlamda müvekkilleri tarafından ellerinde olmayan sebeplerle, bilgilerinin olmaması sebebi ile ilgili mirasın reddi kararını mahkemeye sunamadıklarını, mirasın reddi kararı var iken müvekkillerinin yaşayacağı mağduriyetlerin büyüklüğünün açık olduğunu, müvekkillerinin mirası ilgili mahkeme kararından önce reddettiği görülmekte iken müvekkilleri aleyhine verilen kararın adalet ve hakkaniyete aykırılık içereceğini, “Yargılamanın İadesi Sebepleri Madde 375- (1)Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: ç)Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması..." hükmünün de müvekkilleri aleyhine eksik belge ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, zira müvekkillerinin araç maliki ....'in mirasını ret tarihinden itibaren yasal mirasçı olma sıfatından çıktıklarını, hükmün iade-i muhakemesi ile müvekkillerinin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğinin evrensel hukukun ve adaletin bir gereği olduğunu belirterek, HMK’nın 375.maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü ile yasal mirasçı olmayan müvekkilleri hakkında yeniden yargılama yapılarak yeniden adalete ve hukuka uygun bir hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin dava dilekçesinde müvekkili kurum taraf gösterilmediği halde, tensip tutanağında müvekkili kurumun da taraf olarak gösterildiğini, oysa müvekkili kurum aleyhine husumet yöneltilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kaldı ki yargılamanın yenilenmesinin şartları oluşmadığından da davanın reddi gerektiğini, kaldı ki müvekkili kurumun mahkemenin 2018/1425 Esas-2020/718 Karar sayılı ilamı uyarınca İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3342 sayılı ilamlı takip dosyasına ilişkin banka havalesi yoluyla nakden ödeme yaptığını, ilamda belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...., ..... ve.... adına cevap dilekçesi sunduğunu beyan eden vekilin cevap dilekçesinde özetle; bu davanın, hakkında yargılamanın yenilenmesi istenilen davanın devamı niteliğinde olmayıp bilakis yeni bir dava olduğunu, bu aşamada, müvekkilleri ile vekalet anlaşması sağlanmakla, işbu haksız ve mesnetsiz isteme karşı cevap verme zaruretinin hasıl olduğunu, karşı tarafın yargılamanın yenilenmesine dair başvurusu HMK’nın 375.maddesinde öngörülen şartları taşımamakta olup reddi gerektiğini, reddi miras kararının 15.08.2022 tarihinde verildiğinin görüldüğünü, yargılamanın yenilenmesi talebine konu davanın karar tarihinin ise 24.12.2020 olduğunu, kesinleşme tarihinin ise 12.09.2022 olduğunu, davacı tarafın imkanı varken davanın, kararının kesinleşmesinden çok önce, hatta karara çıkmasından önce aldığını iddia ettiği mirasın reddi kararını neden dosyaya sunmadığını, elinde olmayan sebeplerin ne olduğunu açıklamak ve ispat etmek durumunda olduğunu, bu durumun dürüstlük kurallarıyla da bağdaşmadığını, davanın esasına girilmesi halinde, yargılanmanın yenilenmesini talep eden tarafların mirası gerçekten reddettiklerini ve mirası kabul anlamına gelecek bir işlem yapmadıklarını, terekeden tasarruf etmediklerini de ispat etmek zorunda olduklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...Yargılanmasının yenilenmesine konu mahkemece verilen 2018/1425 Esas - 2020/718 Karar sayılı karar incelendiğinde; kazanın meydana gelmesinde davalı ....'ın tamamen kusurlu olduğu, müteveffanın kask takmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle (o davada) davacı ... yönünden 2.500,00 TL cenaze gideri, 43.744,94 TL destek tazminatı, davacı .... yönünden 58.439,42 TL destek tazminatının tüm davalılardan, davacı ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi, davacı .... ve... için 7.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan tahsiline karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 22.HD'nin 2021/1416 Esas-2022/714 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği ve hükmün 09.05.2022 tarihinde kesinleştiği, yargılanmanın yenilenmesinin olağan üstü kanun yollarından olup, yeni bir dava niteliğinde olduğu, yargılanmanın yenilenmesinin istenebilmesi için HMK 375. maddesindeki koşulların da oluşması gerektiği, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar tarafından sebep olarak; davacıların Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/420 Esas - 2018/1012 K. sayılı kararı ile muris ...'in mirasının reddettikleri, ancak ellerinde olmayan sebeplerle, bilgilerinin olmaması sebebi ile ilgili mirasın reddi kararını mahkemeye sunamadıklarının ileri sürüldüğü, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülen mahkeme kararı celbedildiğinde, davacılar ...., ... . ve .... tarafından 27.03.2018 tarihinde muris ....'in mirasının gerçek reddi davasının açıldığı, mahkeme tarafından 15.08.2018 tarihinde mirasçıların murisin mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerinin tesciline karar verildiği,verilen bu kararın istinaf edilmeden 07.11.2018 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, yargılanmasının yenilenmesine konu işbu mahkemece verilen 2018/1425 Esas - 2020/718 Karar sayılı dosyada ise; davalı olarak bulunan ... ..'in yargılama esnasında vefat etmesi üzerine mirasçıları olan ...., .... ve ....'e dahili dava dilekçelerinin tebliğ edildiği, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacıların yargılama esnasında muris ....'in mirasını reddettiklerine dair dosyaya beyanda bulunmadıkları, mahkemece de bu duruma göre karar tesis edildiği, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacıların 'elinde olmayan sebeplerle, bilgilerinin olmaması sebebi ile ilgili mirasın reddi kararını mahkemeye sunamadıklarını' beyan ettikleri, ancak ileri sürülen bu yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı anlaşılmakla; davanın esasa girilmeden, DAVACILARIN YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNİN REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili tarafından; "...Usul ve yasaya aykırı mahkeme hükmü hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğunu, ancak bu taleplerinin reddedildiğini, mahkemenin 2018/1425 Esas-2020/718 Karar sayılı dosyasında müvekkillerinin mirasçı sıfatıyla dosyaya dahil edildiklerini, fakat ....'in vefatından sonra Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/420 Esas-2018/1012 Karar sayılı kararı ile muris ....'in mirasının müvekkilleri tarafından reddedildiğini, dolayısıyla müvekkillerinin murisin mirasının aktif ve pasiflerinden sorumluluklarının ortadan kalktığını, müvekkillerinin muris ....'in mirasını mahkemenin kararından önce reddettiği görülmekte iken müvekkilleri aleyhine verilen kararın açıkça adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, hükmün iade-i muhakemesi ile müvekkillerinin mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1425 Esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken davalı muris ....'in vefatı üzerine davacı tarafa veraset ilamı almak üzere süre verildiğini, akabinde davacı tarafın veraset ilamını aldığını ve müvekkillerini davaya dahil ettiğini, oysa veraset ilamının alındığı zamandan önce müvekkillerinin mirası reddettiklerini, buna rağmen o davadaki davacı tarafın müvekkillerini davaya dahil ettiğini, müvekkilleri aleyhinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, o davanın davacı tarafının İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/3342 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkillerinin mağduriyetlerinin bu icra takibi ile daha da arttığını, zira müvekkillerinden ....'in maaşına haciz konduğunu ve yaklaşık bir yıldır anılı dosyaya ödeme yapıldığını, söz konusu icra dosyasına da mirasın reddi kararı sunulmasına karşı olumlu bir karar alınamadığını, müvekkilleri her ne şartta olursa olsun mirasın reddi kararını mahkemeye sunmamış veyahut geç sunmuşlar ise de, bu durumun davalı ....'in mirasını reddettikleri gerçeğini değiştirmeyeceğini, mevzuatımızın yargılamanın yenilenmesi yoluyla müvekkillerinin mağduriyetlerinin giderilebilmesine olanak sağladığını, nitekim HMK’nın 375/1-ç maddesinde; ‘Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması’ sebebine dayanılarak yargılamanın iadesinin talep edilebileceğinin belirtildiğini, ancak mahkemenin motamot anlayışla yargılamanın yenilenmesi taleplerini reddettiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, mahkemenin 2018/1425 Esas - 2020/718 Karar sayılı kesinleşen kararına yönelik olarak "mirasın reddi durumunun elde olmayan nedenlerle bildirilemediği iddiası ile" yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Hukuk yargılamasında kural olarak kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz ise de, bunun en önemli istisnasını yargılamanın yenilenmesi oluşturmaktadır. Bazı ağır yargılama hatalarından ve eksikliklerinden dolayı maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanmış bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yolu niteliğindeki yargılamanın yenilenmesi nedenleri, 6100 sayılı Kanun'un 374 ilâ 381 inci maddelerinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 375. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olmakla, kıyas yolu ile bunların genişletilmesi olanaksızdır. Bilindiği üzere; yargılamanın iadesi talebi, ilk davanın devamı niteliğinde olmayıp yeni bir dava niteliğindedir. Bu sebeple, önceki kararın istinaf incelemesi ile kesinleşmiş olmasının sonuca bir etkisi olmadığı gibi, yeni bir dava dilekçesiyle açılan yargılamanın iadesi davasında dava şartları ve davaya ilişkin genel hükümler geçerli olup yapılması gereken tüm usuli işlemlerin de yerine getirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; taraf teşkili konusunda mahkeme kararında eksiklikler bulunduğu görülmüştür. Bu yönde; işbu davanın ayrı ve bağımsız bir dava olduğu gözetilerek öncelikle taraflara bizzat tebligat yapılması gerekirken, bu davada henüz vekaletname sunulmadığı halde bazı davalıların önceki dava dosyasındaki vekillerine dava dilekçesinin tebliğ edildiği (davalı ... ve.....), yine bu davalılar adına davaya cevap veren vekilin sadece davalılar .... ve ..... adına bu yeni dava dosyasına vekaletname sunduğu, bununla birlikte cevap dilekçesini ise ... ve ... adına verdiğini beyan ettiğinin görüldüğü, davalı ... adına davaya cevap dilekçesi sunmayan vekile davalı .... adına gerekçeli karar tebliği yapıldığının görüldüğü, mahkeme kararında davalı ... ...'ın vekili olmadığı ve asaleten temsil edildiği şeklinde başlık ve hüküm tesis edilerek çelişkili bir duruma neden olunduğu, yine davalılar ...,....ve .... bakımından; dava dilekçesinin asillere tebliğ edildiği, bu davalılar adına davaya katılım ya da vekaletname sunumu olmadığı, karar başlığında da vekillerinin bulunmadığı görülmekle birlikte, gerekçeli kararın ise bu davalılar adına önceki davadaki vekilleri olan Av....' a tebliğ edilmiş olduğu, tüm bu hususların davalıların savunma haklarını ihlal edebilecek nitelikte olduğu gibi vekalet ücreti takdirinde de hata ve çelişkilere neden olacak nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, mahkeme kararının kaldırılması gerekmiş, yeniden yapılacak yargılamada mahkemece öncelikle dava dilekçesinin tüm davalılara (işbu dosyaya vekaletname sunmamış davalılara bizzat asaleten, bu dava dosyasına vekaletname sunanların ise vekillerine) usulünce tebliğ edilerek savunma hakkı sağlanması, akabinde yapılacak yargılama safahatındaki sonuca göre de (vekalet ile temsil edilen/edilmeyen tarafların durumuna göre) gerekçeli karar tebliğlerinin usule uygun şekilde yapılmasına dikkat edilmesi gerekli görülmekle, açıklanan tüm bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir (Benzer yönde bknz. Yargıtay 15.HD 2018/4460 E.-2019/1770 K, Yargıtay 23.HD 2014/64 E.-2014/3280 K... ). Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, sair hususların ise karar kaldırma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/815 Esas - 2023/243 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacılar vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2026