Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1691 E. 2026/956 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1691
- Karar No
- 2026/956
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1691 KARAR NO : 2026/956
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2022 (Dava) - 09/05/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/907 Esas - 2023/389 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih ve 2022/907 Esas - 2023/389 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. Maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususlarının düzenlendiğini, yine Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, davalılardan bir tanesi sigorta şirketi olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemeleri iş bu davada görevli olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 7. maddesinde," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir" dendiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verildiğini, 07.09.2022 tarihinde ....' e ait ve olay yerini terk eden sürücü idaresindeki .... plakalı aracın, müvekkiline ait .... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile İzmir ili,Menderes ilçesinde, kırmızı ışıkta beklerken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, dikkatsiz davrandığından ötürü ön kısımları ile müvekkiline ait .... plakalı aracın arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, kaza sonrası sürücünün kaçtığını, kolluk tarafından tanzim edilen tanzim edilen kaza tespit tutanağına ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirket nezdinde sigortalı davalı .... plakalı araç sürücüsü Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükümlerini ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, davanın, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve.... A.Ş.'ye karşı açıldığını, davalı sigorta şirketi ile kusurlu araç arasında 319740641 poliçe no'lu ve 30.11.2021-30.11.2022 tarihleri arası geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı sigorta şirketi de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan .... isimli yetkili firma tarafından düzenlenen 27.09.2022 tarihli teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 21.647,00-AVRO olarak tespit edildiğini, değer kaybının ise 1.000-AVRO olduğunu, ayrıca bu raporlama işlemi için KDV dahil 1.946,84-AVRO ödemede bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi, kaza tarihi itibarıyla 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketi yönünden talepleri teminat limitini aşmamak üzere sınırladıklarını, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup müvekkilinin daimi ikametgahının da Almanya olduğundan ve orada Euro üzerinden harcama yapacağından, araçtaki zarar parça fiyatları, işçilik ücretleri, değer kaybı ve diğer zorunlu giderler, yani eksperiz rapor ücreti de Türkiye piyasasına göre değil aracın bulunduğu ülke piyasasına yani Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, yine müvekkilinin daimi ikametgahı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için yabancı para EURO üzerinden harcama yapacağının da kabulü gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken zarar görenin malvarlığının zararını doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı ve gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmeli, tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı, ancak azalmaya da neden olmaması gerektiğini, Kanunen yapılan bildirim ve ihtarlardan bir netice alınamadığından dolayı iş bu davayı açmadan önce ticari dava şartı olarak davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu Arabuluculuk müessesesine başvurulmuş olmasına rağmen alacaklar için anlaşma sağlanamadığını, Anlaşma sağlanamadığından dolayı; AAÜT'nin 16/2-c maddesine göre "arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde avukat maktu ücrete hak kazanır" kuralının uygulanması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, öncelikle; kazaya sebep olan .... plakalı aracın 07.09.2022 tarihinde maliki olan ....'in Türkiye Noterler Birliğinden müzekkere ile evraklarının istenmesine ve bu şekilde TC numarasının belirlenip Mernis adresine davanın tebliğine karar verilmesini ileri sürerek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talep Islah hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama gerektirdiğinden belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 EURO hasar ve 50,00 EURO değer kaybı olmak üzere toplamda 100,00 EURO tazminatın davalı sürücü ve malikten kaza tarihi itibarı ile, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, ödenen ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasını, arabuluculuk faaliyeti anlaşmazlık ile sonuçlandığından AAÜT'nin 16/2-c maddesine göre avukatlık maktu ücretin davalı şirketten alınıp taraflarına ödenmesine karar verilmesini, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 07/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava tarihinde toplamda 100,00-Euro tazminatın karşılığı TL cinsinden ve tazminatın yabancı para bakımından 3095 sayılı kanunun 4-a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının Efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsili istemiyle açtıkalrını, bilirkişi heyet raporunda, aracın hasar bedelinin 21.647,00-EURO olduğu belirlendiğini, ıslah tarihi itibarıyla TC Merkez Bankası'nın 07.04.2023 tarih ve 2023/70 Bülten No'lu listesinde Euro Efektif satış kuru 21.0658 TL'ye karşılık geldiğini, bu sebeple 21.647,00-EUROx 21,0658 = 456.011,34-TL üzerinden ıslah harcını yatırdıklarını, 28.09.2022 tarihinde sigortaya ihtar çekildiğini ve bu ihtarnamenin 29.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, yasalar gereği tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapılmasının zorunlu olduğunu, Bu sebeple davalı şirketin 12.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, sigorta şirketinin dava tarihinden sonra 21.11.2022 tarihinde 23.737,49-TL ödemede bulunduğunu, taleplerinin 21.647,00-Euro hasar bedelinin; sigorta şirketi yönünden bakiye teminat limiti olan 76.262,51-TL ile sınırlı olmak üzere, temerrüde düştüğü 12.10.2022 tarihinden itibaren, davalı şahıslar yönünden kaza tarihi olan 07.09.2022 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesini, TTK madde 1426 gereği ve bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi 1.946,84 -EURO ekspertiz rapor ücretinin Almanya koşullarında makul olduğundan, fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasını, diğer tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücetinin davalı taraflara yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, işbu başvuruda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz dava niteliğinde hasar tazminat talebinde bulunulmuş ise de; tespit ettirilen hasar miktarına dilekçesi ve eklerinde açıkça hasar tazminat talebi olduğuna yer verildiğini, başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağı miktarı veya değerinintam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceğini, konu dava zmms sigortasından kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili şirket ancak azami teminat ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından başvuruya konu hasar bedeli ödemesi yapıldığını, kaza ihbarı ile görevlendirilen ekspertiz değerlendirmesi neticesi; kaza mahalli resimlerinin tetkiki ve evrakların tetkiki neticesinde; araç üzerindeki hasar şeklinin tutanaktaki kaza şekline uygun olduğu kanaatine varıldığını, araç üzerinde kdv dahil 30.138.95-TL hasar tespit edilmiş olup aracın onarımı için onarım ihalesinde enr otomotiv'den kdv dahil 28.010.75-TL onarım teklifi alındığını, hasar faturası olmadığından raporun kdv hariç 23.737.49-TL onarım teklifi üzerinden sonuçlandırıldığını, 21.11.2022 tarihinde 23.737,49-TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından, ihtilafa konu araç için sigortalı ile mutabık kalınan rayiç bedeli ödendiğini, müvekkili şirket TTK, BK, KTK, KSGS ve sigorta poliçesi özel şartları gereği sorumluluğunu yerine getirdiğini, talebin fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, hasar başvurusu ile müvekkili şirket tarafından eksper ataması yapıldığını ve eksperin değerlendirmesi neticesi ödeme yapıldığını, başvuran Türkiye'de tamir ettirmeyi yapmayarak aracını yurt dışına çıkardığını, iyi niyetli olmadığını, Eksper raporunda tüm parçalar orjinal olarak temin edildiğini, başvuran nasıl olsa hasarının 20 katı oranında hasar alacağı için hukuki yönlendirmelerle aracını onarım yaptırmadan vekalet vererek yurt dışına çıkardığını, Poliçe primleri Türkiye'deki hasar onarım maliyetleri ile rayiçler belirlenerek oluşturulması gerektiğini, değer kaybı talepleri Zmms dışında olduğunu, işbu başvuruyu ve müvekkilinin temerrüdünü kabul manasında olmamak üzere, müvekkilinin yalnızca temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olduğunu savunarak, ödeme yapılmış olduğundan haksız davanın reddini, müvekkili şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 21.647,00-Euro maddi tazminatın, davalı .... A.Ş. yönünden KZMSS poliçe limiti 100.000,00-TL'yi aşmamak üzere, davalı... A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi 05/10/2022, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasını davalılardan mütşereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50,00-Euro değer kaybına yönelik talebin reddine, 2-Ekspertiz ücreti talebinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin düşülmemesinin bozmayı gerektirdiğini, karar gerekçesinde de belirtildiği gibi ödemenin düşülmemesinin hukuka aykırı olduğunu, başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından başvuruya konu hasar bedeli ödemesinin yapıldığını, talebin fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olarak araçtaki onarım bedeli ve değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm, davalı sigorta şirketi vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, araçtaki değer kaybı ve hasar bedelinin tam olarak tespiti için bilirkişi incelemesi gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunduğu, yabancı ülkelerde ikamet eden davacının yabancı plakalı aracının onarımının kendi ülkesinde yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde sürekli ikamet edilen ülke rayicinin esas alınması gerektiği, buna göre alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dava konusu araçta değişmesi gerekli parçalar ile işçilik ücretlerinin Almanya rayiç bedelleri nazara alınarak hesaplanmasının da doğru olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-) Davalı sigorta şirketinin yargılama sırasında 21/11/2022 tarihinde 23.737,49 TL hasar ödemesi yaptığı, bu kısım yönünden davanın konusuz kalmasına karar verildiği, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti 76.262,51 TL kalmasına rağmen 100.000,00 TL olarak limitin gösterilmesi doğru olmamış, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı da anlaşıldığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı sigorta şirketi vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih ve 2022/907 Esas - 2023/389 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "Davanın KISMEN KABULÜ ile; a-)1.241,65-Euro yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, b-) 20.405,35-Euro maddi tazminatın davalı .... A.Ş. yönünden 05/10/2022, davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasını davalılardan (davalı .... A.Ş. yönünden bakiye poliçe limiti olan 76.262,51-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50,00-Euro değer kaybına yönelik talebin reddine, c-)Ekspertiz ücreti talebinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine, d-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.474,00-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 7.787,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.605,77-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin 4.901,44 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, e-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 64.352,16-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 16.088,04-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, f-)Reddedilen değer kaybı talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren .... Şirketi lehine takdir edilen 929,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalı sigorta şirketine verilmesine, g-)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 7.787,53-TL toplamı 7.868,23-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin 1.967,05 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, h-)Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 260,25-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti ile yargılama gideri kapsamına alınan 1.946,84 Euro x 18,5838=36.179,68-TL ekspertiz ücreti toplamı 38.520,63-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 38.135,42-TL'sinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 9.533,85 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, ı-)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, i-)Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.112,81-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 778,20 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) bakiye 7,18-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına," ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davalı sigorta şirketi vekilinin diğer istinaf itirazlarının REDDİNE, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları; a-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketine iadesine, b-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 738,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ç-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, d-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026