Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/862 E. 2026/1523 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/862
- Karar No
- 2026/1523
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/862
KARAR NO: 2026/1523
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/03/2026
NUMARASI: 2026/64 Esas - 2026/165 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle .../01/1973 tarih ve ... yevmiye numarası ile müvekkili ...'a ait taşınmaza...A.Ş. lehine rehin hakkı tesis edilmiş ve tapuya tescil edildiğini, ... A.Ş. 07.07.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin olunmuş ve bu durum ..07.2014 tarihli ve .... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan olunduğunu, taşınmaz üzerindeki rehin hakkının terkini için İİK 153. Maddesi gereğince ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatan müvekkil...A.Ş.'nin re'sen terkin olunması sebebiyle karşısında muhatap bulamadığı için takip ilerlememiş ve taşınmaz üzerindeki rehni kaldıramadığını, rehin hakkı taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını kısıtlayıcı bir hak olduğundan müvekkilin hukuki durumunda bir değişiklik yaratmaktadır ve rehnin kaldırılmasında hukuki bir yararı olduğunu, dolayısıyla müvekkilin taşınmazı üzerindeki rehin hakkının terkini için...A.Ş.'nin ihyası gerektiğini bu nedenle davanın kabulüne,
...nün sicilinde kayıtlı...A.Ş. (... ...) Ticaret unvanlı şirketin ihyasına yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 29/05/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, müvekkil Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı TTK 'nın Geçici 7. maddesi ve ilgili yasal mevzuat kapsamında yapıldığını ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda, davacı tarafından, ihyası istenilen şirkete yönelik açılmış ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyası görülmekte icra takibi mevcuttur. Davacı açısından mülkiyet hakkına sahip olduğu taşınmaz üzerindeki ihyası istenilen şirket lehine olan ipotek kaydının terkinini sağlamak için bu icra takibinin yürütebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ihya isteminde bulunulmuş olup, ihyası istenilen şirket TTK'nın Geçici 7/15. maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. İhyası istenilen şirketin 07/07/2014 tarihinde terkin işlemi yapıldıktan sonra şirket hakkında ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyası başlatıldığından dolayı ihyası istenilen şirket hakkında görülen bu takibe ilişkin şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olması nedeniyle ihyası istenilen davalı şirkete son yetkilisi olan ...'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2021 tarih, 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2018 tarih, 2018/3714 Esas, 2018/5439 Karar sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/09/2022 tarih 2022/3952 Esas, 2022/5493 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2023 tarih 2023/5112 Esas, 2023/5691 Karar sayılı içtihatları da bu yöndedir.Bu haliyle ihyası istenilen şirket hakkında terkin işleminden sonra açılan icra takibi nedeniyle şirketin ihyasının gerektiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan, ... unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyasının yürütülmesi işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTK 547. maddesi gereğince aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve şirketin son yetkilisi olan ...'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.İhyası talep edilen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre 07/07/2014tarihinde re'sen terkin edildiği, TTK’nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, 29/05/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. Maddesindeki düzenleme TTK Geçici 7. Maddesinin 15 numaralı fıkrasına eklenen altıncı cümle uyarınca davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmolunamaz düzenlemesi getirilmiş ise de söz konusu düzenlemeye ilişkin 23/12/2025 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarih, 2025/31 Esas, 2025/183 Karar sayılı ilamıyla 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. Maddesindeki düzenleme TTK Geçici 7. Maddesinin 15 numaralı fıkrasına eklenen "Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmolunamaz" şeklinde altıncı cümlenin iptaline karar verildiği ve bu kararın yayınladığı tarih itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, eldeki dosya yönünden yukarıdaki açıklama kapsamında davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından terkin işlemi hakkında şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı bu yönüyle terkin işlemini TTK'nın Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurum yargılama giderlerinden vekalet ücretinden sorumlu olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4755 Esas, 2019/8101 Karar sayılı içtihadı da bu doğrultuda olduğundan davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı ... Müdürlüğünden tahsiline ve davacı lehine vekalet ücreti tayinine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil Müdürlüğün re'sen terkin işlemi gerek terkin işlemlerinin sıhhati bakımından gerekse de dava konusu şirketin TTK Geçici 7. madde kapsamında yer alması bakımından hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olmasının, müvekkil müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da HMK’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, TTK Geçici m. 7/12 (ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmez.) ve dayanak icra takibinin re'sen terkin tarihinden sonra ikame edilmiş olması karşısında da ilk derece mahkemesinin kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, bu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde eksik bir işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olamayacağını, TTK’nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince, "davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatifler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz." ibaresi bulunmakta ise de, davaya konu olayda böyle bir durum söz konusu olmadığını, zira dava konusu şirketin, 07.07.2014 tarihinde terkin edildiğini, her ne kadar davacı tarafın dava konusu şirket hakkında bir icra takibi bulunmakta ise de, takibin bir dava olarak kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça, dava konusu şirket hakkında derdest dava/icra takibi bulunması nedeniyle re'sen terkin işleminin (aksi kabul edilmemekle birlikte) TTK geçici madde 7/2'ye aykırı olduğu ileri sürülebilirse de; dava konusu şirket hakkında müvekkil Müdürlüğe ve sicil kayıtlarına intikal eden bir bildirim veya ihbar bulunmadığından ve müvekkil Müdürlüğün, re'sen terkin kapsamında olan şirketlerden hangisi hakkında derdest dava bulunduğunun tespit edilebileceği sistemle entegrasyonu bulunmamasından mütevellit anılan iddiaya itibar edilerek aleyhe yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla istinaf başvurularının kabulü ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere... Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.
23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine "...Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi eklenmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Dosya kapsamından davacının, terkin edilen ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı...A.Ş. lehine .... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada .... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin kaldırılması için ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, şirketin 07.07.2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır.
TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…)(1) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.. ” düzenlemesini içermektedir. TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde yerleşik hâle gelen Yargıtay içtihadı uyarınca, TTK'nın 547. maddesinin kıyasen uygulanarak, ihyaya gerekçe yapılan ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tasfiye memurunun atanması gerekir.
Somut olayda terkinden sonra başlatılan icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2023 tarihli, 2023/6083 E - 2023/7021 K sayılı ilamı).
Dosya kapsamında yasal hasım konumunda olan davalı ... Sicil Müdürlüğünce yapılan terkin işleminin usulsüzlüğüne dair bir iddia ileri sürülmemiştir. Davacı, TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası hükmüne dayanarak şirketin ihyası isteminde bulunmuş olmakla birlikte geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğunun kabulünden hareketle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 11. HD'nın 2020/2299 E- 2020/4113 K sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı).
Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 07/07/2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan ... unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasının yürütülmesi işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile İHYASINA, ihya kararının tescil ve ilanına,
2- İhyasına karar verilen şirketin son yönetim kurulu başkan yardımcısı olan ...'ın (T.C.K. No: ...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına ve tasfiye memurunun şirketi tasfiye sürecinde münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına, şirketin son yetkilisi olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına,
3- Davacı tarafça yatırılan peşin harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4- Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı kendisini kendisini vekille temsil ettirmiş ise de davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nın 333. Maddesi ve gider avansı tarifesinin 5. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine,
7- İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
b-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kaldırma sebebine göre davalı üzerinde bırakılmasına
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026