Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/846 E. 2026/1515 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/846
- Karar No
- 2026/1515
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/846
KARAR NO: 2026/1515
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2025
NUMARASI: 2025/599 Esas - 2025/882 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket ("...") arasında 21.07.2017 tarihli adi yazılı şekilde yapıldığını "Gayrimenkul Satış Aracılık Sözleşmesi" imzalandığını, bu Sözleşmeye göre ..., müvekkilin ... Mahallesi, ... Blok .... Kat No ... ... İstanbul adresinde bulunan taşınmazı satın alması için aracılık edecek ve bunun için müvekkilden ödemeleri tahsil edeceğini, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin 70.000 Amerikan Doları tutarında ödeme yapacağını, sözleşme uyarınca davalı ... tarafından müvekkilinden 1.000 Amerikan Doları depozito alındığını, ...'nın hakkında ... Anonim Şirketi'yle("...") satış/tahsis sözleşmesi yapmış olduğu "... İli ... İlçesi ...Mahallesi ... ... .. . Blok, .. Kat, .. Numaralı Bağımsız Bölüm"ün ... tarafından müvekkiline satılması şeklinde sözleşme yenilendiğini, Yeni sözleşme uyarınca müvekkilinin toplam 89.000 Amerikan Doları ödeme yapması öngörüldüğünü, müvekkilinin o zamana kadar ödemiş olduğu miktarların ön ödeme sayıldığını, müvekkilinin toplam 54.005 Amerikan Doları daha ödeme yapması gerektiği kabul edildiğini, müvekkilin ödemeleri yapmaya başladıktan sonra ne bir bilgilendirme yapılmış ne de müvekkilinin telefonlarına cevap verildiğini, bu sırada satın aldığı daireyi inşa edecek olan ... Anonim Şirketi'ne kayyım atandığını öğrendiklerini ve kayyım tarafından dairelerin 17.05.2017 tarihinden 18 ay sonra teslim edileceğine dair davalı ...'ya bilgi verildiğini, ancak yapının bir türlü tamamlanmadığını ve kendisine davalı tarafından satış vaadi yapılan son dairenin ... listesinde görünmediğini öğrendiğini, davalı şirket ..., .......05.2025 tarihli ... Ticaret Sicil Gazetesi'nin .... sayısında yayınlanan ilanla resmen terkin edildiğini, davalı şirketten alacağını tahsil edebilmesi için Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi 2021/768 Esas sayılı davasını ikame edildiğini fakat davalı şirketin tekrar ticaret siciline kaydedilip tüzel kişi sıfatına haiz olması gerektiğini, bu sebeple işbu ihya davasını açtıklarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ihya davası, yalnızca tasfiye sürecinde ağır usulsüzlükler mevcutsa başvurulabilecek istisnai bir yoldur. Somut olayda tasfiye işlemleri kanuna uygun yapıldığını, şirket hakkında TTK m. 541 ve devamı hükümleri uyarınca tasfiye süreci yürütüldüğünü alacaklılara üç kez ilan verildiğini, ilgili ilanlar ... Ticaret Sicili Gazetesi’nde 24.07.2023, 01.08.2023 ve 09.08.2023 tarihlerinde yayımlandığını, her üç ilanda da alacaklıların iki ay içinde alacaklarını bildirmeleri gerektiği açıkça duyurulduğunu ve bu çağrılara rağmen davacı tarafın alacağını tasfiye memurlarına bildirmediğini, Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi’nin 2021/768 E. sayılı dosyasını gerekçe gösterdiğini, ancak derdest dava bulunması tek başına ihya sebebi olmadığını dolayısıyla davacının iddiası, ihya şartlarını karşılamadığını, şirketin ihya edilmesinin olağanüstü bir yöntem olduğunu davacının salt alacak iddiasında muhatap bulamama iddiası ihyaya yeterli bir iddia olmadığını, kaldı ki alacaklının bu iddiası da geçerli olmadığını, Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi yerel mahkeme olarak karar verdiğini, davacı .... İcra Dairesi ... E. Dosyası ile icra takibi yoluna girdiğini, davacının ihya davası açmasının kötü niyetli olduğunu ve hukuken korunmamasının gerektiğini bu sebeplerle; davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesinin 2021/768 Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547. maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen kararda; tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen ...’nin, davacının devam eden davası nedeniyle ihya kararı vermiş olup bu hatalı kararın kaldırılması gerektiğini, davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmadığını, davacı yalnızca iddia ettiği bir alacağa dayanarak şirketin ihyasını talep ettiğini, davacı ile şirket arasında kesinleşmiş bir alacak ilişkisi bulunmadığı gibi, davacı alacağını ispatlayan herhangi bir mahkeme kararını da dosyaya sunmadığını, dolayısıyla davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmadığını, karşı tarafın bu ihya davasını açabilmesi için gereken herhangi kanunda aranan şartta mevcut değilken muhtemel bir alacak iddiasına dayalı olarak ihya kararı verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının alacakları açısından teminat mektubu verilmiş olup davacının herhangi bir hakkı olmadığını, davacının söz konusu alacağın tahsili için müvekkili şirketin tekrar ihya edilmesi durumunda dahi ihya edilecek müvekkili şirketin herhangi bir aktifi olmayacağı için müvekkili şirketin ihya edilmesinin herhangi bir yarar sağlamayacağını, hal böyle iken söz konusu davanın hukuki yarar eksikliğinden dolayı reddedilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/599 E.-2025/882 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yapılacak inceleme sonucunda davanın tamamen reddine, bunun mümkün olmaması halinde dosyanın bozularak yerel mahkemeye iade edilmesine, meydana çıkacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile ...'nin Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesinin 2021/768 Esas sayılı dosyası için ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı ...'ın tayin edilmesine, davalı tasfiye halinde ... için açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür.
Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.
İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.
Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.
Bu nedenle kendisine husumet düşmeyen davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. İhyası talep olunan davalı şirketin ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesi sona erip, 27.12.2023 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.
Davacı tarafça, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeye istinaden ikame edilen Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesinin 2021/768 Esas sayılı dava dosyasında hükmedilen alacak nedeniyle davalı şirketin ihyası talebinde bulunulmuş olup, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir.
Davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini usulüne uygun yapmış olması ve /veya davacının alacakları açısından teminat mektubu verilmesi, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel değildir.Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan davalı tarafça, davacının gerçek bir alacağının olup olmadığı, iddia edilen alacağın kesin alacak olup olmadığı hakkında kesin bir araştırma yapmadan davacının zamanaşımına uğramış alacak iddiasında bulunduğu ileri sürülmüş ise de davacının ihyası istenen şirketten olduğunu belirttiği alacağının incelenmesi eldeki ihya davasının konusu olmayıp, davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Ancak mahkemece terkin edilen şirketin yeniden tescil kararının TTK 547/2 maddesi uyarınca ilanına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicil ... sicil numaralı ...'nin Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyası için İHYASINA, Tasfiye memuru olarak davalı ...'ın tayin edilmesine, Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde TTK 547/2 maddesi uyarınca tescil ve ilanına,
2- Davalı ... için açılan davanın 6100.Sayılı HMK'nın 114/1-d bendi uyarınca PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı taraf yararına takdir edilen 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 517,00 TL olmak üzere toplam 1.747,80 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
8-Bakiye gider avansının HMK'nın 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf yoluna başvuran davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
b-Davalı vekili tarafından istinaf aşamasında sarfedilen yargılama giderlerinin kaldırma sebebine göre üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1) ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026