Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1709 E. 2026/958 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1709
- Karar No
- 2026/958
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1709 KARAR NO : 2026/958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 (Dava) - 08/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/978 Esas - 2023/424 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2022/978 Esas - 2023/424 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı şirket sigortalısı ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olup araç davalı sigorta şirketine 100000081608636 No.lu ZMSS trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan ihbar neticesinde 202210135163-1 no.lu hasar dosyası açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, görevlendirilen sigorta eksperi raporunda, 10.333,86.-TL hasar gören parça ve 10.200,00.- TL işçilik ve KDV 3.696,09.-TL olmak üzere, genel toplam 24.229,95.-TL hasar bedeli tespit edildiğini, yedek parçaların orijinal olarak tedarik edilmediği ve iskonto uygulandığını, müvekkili aracı, ... Blok .... Sk. No:...Buca/İZMİR adresinde onarıldığını, hasar onarım bedeli olarak müvekkili adına KDV dahil 49,78210.-TL, 18.08.2022 tarihli proforma fatura düzenlendiğini, davalı sigorta şirketi 14.09.2022 tarihinde, 20.533,86.-TL hasar tazminatına ilişkin ödeme yapmış olup iş bu ödemenin müvekkili zararını karşılamadığını, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” düzenlemesi yapıldığını, müvekkili araçta kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasarın tespiti uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödenen hasar tazminatı olarak, Yargıtay kararları uyarınca iskontosuz gerçek zarar fiyatları ve rakama KDV dahil hesabı ile şimdilik 100,00.-TL alacağın ilk ödeme tarihi olan 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, 23.09.2022 tarihinde hasar tazminatının ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketinin kep adresine yazılı talepte bulunulduğunu, ancak olumlu yada olumsuz bir cevap verilmediğini, dava şartı arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama ile sonuçlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 6100 Sayılı HMK 107. Maddesine uygun olarak kusurunun bulunmadığı ve müvekkiline ait ... plakalı aracın zarara uğraması sebebiyle; hasar tazminatı olarak şimdilik 100,00.-TL’nin Yargıtay kararları uyarınca iskontosuz gerçek zarar fiyatları ve rakama KDV dahil hesabı ile 14.09.2022 (hasar ödemesi tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması sebebiyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT tarifesi 16/2-c gereğince maktu vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine, yargılama giderleri ile mahkeme vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili kazaya karışan .... plakalı araç Müvekkil .... A.Ş. tarafından 27.04.2022/2023 tarihlerini kapsayan 100000081608636 numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden sonra aracında meydana gelen hasar meblağını öğrenmek için eksper raporu aldığını, bu raporda davacı tarafın aracının ne kadar hasara uğramış olduğunun tespiti yapıldığını, başvuru dilekçesinde aldığı ekspertiz raporunda hasar bedelini tespit ettiğini ikrar ettiğini, davacı tarafın dilekçesinde açıkça HMK md.107’ye göre dava açtığını beyan etmiş olup, hem alacak tutarını uzman kişiye tespit ettirerek hem de alacağın belirsiz olduğu iddası ile dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, kanun lafzında da anlaşılacağı gibi belirsiz alacak davasının ancak ve ancak alacağın belirlenmesinin taraflardan beklenemeyeceği durumda açıldığını, somut olayda ise davacı taraf alacak miktarını uzman bir eksperden rapor almak sureti ile belirlediğini, bu raporu dayanak tutarak ödeme talep ettiğini, bu durumda davacı tarafın Belirsiz Alacak Davası açmasında hukuki menfaati kalmadığını, belirsiz alacak davasının şartlarını taşımadığı dikkate alındığında Yargıtay Kararları ve çerçevesinde, işin esasına girilmeden hukuki menfaat yokluğundan davanın reddi gerektiğini, meydana gelen kaza akabinde müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığını, yapılan inceleme sonrasında davacının aracında tespit edilen toplam hasar onarım bedelinin 20.533,86 TL olarak tespit edildiğini ve davacı asile yapıldığını, davacının zararının müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğunu ve bu tür sigortalardaki asıl amaç meydana gelen zararı karşılamak olduğundan davacının, müvekkili şirketten bakiye tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacının aracının hasarlı parçaları taraflarınca ve bir kısmı da servis tarafından tedarik edilerek aracın kazadan önceki haline getirildiğini ve müvekkili Sigorta Şirketi tarafından da bedeli ödendiğinden ve bu tür sigortalardaki asıl amaç gerçek zararı karşılamak olduğundan davacının Müvekkil Şirketten ekstra bir tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın aracının onarımının KDV dahil 49.782,10-TL’ye yapılacağını aldıkları eksper raporuna göre beyan etmişlerse de aracın hasar fotoğrafları ve durumu incelendiğinde aracın onarılmış olduğu gerçeği de sabit iken bu tutarın fahiş olduğunu, ekspertiz raporunun yasalara göre düzenlenmediğini, rapor araç onarıldıktan sonra hazırlanmış buna rağmen aracın kazalı hali görüldüğünün iddia edildiği, yapılan başvuru ile birlikte ekspertiz raporunun hukuka aykırı olduğu davacı vekiline ihtar edilmiş olsa da, bu durumun kendilerince dikkate alınmadığını, davacı tarafın amacının gerçek zararının karşılanması değil, haksız kazanç sağlamak olduğunu, gerçek zararın karşılandığını, sigorta şirketlerinin, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde ettiğini, farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanabildiğini, şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedellerine hasarın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hasarının yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, Bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda Eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini savunarak, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmaması nedeni ile davanın usulden reddine, sigortalının kusuru oranında hasar onarım bedeli ödemesi yapılarak araçtaki gerçek zarar karşılanmış olduğundan ilgili davanın reddine, davacı tarafın talebi ile gerçek zarar arasında fahiş fark olduğundan davanın reddine, gerçek zarar karşılanmış olduğundan davanın reddi ile hasar bedeli yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına, bilirkişi tarafından inceleme yapılması durumunda, hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak bir hesaplama yapılmasına, Genel Şartlar B.2.2 maddesi uyarınca “araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre” hesaplama yapılmasına, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek aracın onarılmış olup olmadığının tespitine, onarıldı ise gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...Davalı sigorta şirketinin sorumluluk durumunun tespiti bakımından araç sürücülerinin kusur durumu ve oranının tespiti için Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksek Okulu Otomotiv Öğretim Görevlisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile araç sürücüleri tarafından düzenlenen ve imzalanan kaza tespit tutanağı ve hasar dosyasının incelenmesinde; İzmir ili, Buca ilçesi, ... mahallesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı .... plakalı araç sürücüsü dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne vererek aracının hızını, yük ve teknik özelliğini, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, görüş mesafesinin açık olduğu yolda aracının ön kısımları ile park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda oluşan 18.07.2022 tarihli trafik kazasında davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olması nedeniyle kaza tarihi itibari ile poliçe limiti kapsamında davalı sigorta şirketinin araçtaki hasardan sorumlu olduğu, hasar yönünden düzenlenen bilirkişi raporu, ekspertiz raporu ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde; araçta toplam 29.388,22 TL orijinal yedek parça ve bu yedek parçaların yerinden çıkan parçaların hurda değeri 688,22 TL mahsup edildiğinde araçta toplam 28.700,00 TL yedek parça, 1.700,00 TL kaporta işçiliği, 400,00 TL elektrik işçiliği, 300,00 TL döşeme işçiliği, 2.400,00 TL onarım işçiliği ve 5.400,00 TL boya malzemesi ve boya işçiliği olmak üzere toplam 10.200,00 TL işçilik bedeli ile yedek parça ve işçilik tutarı toplama KDV dahil 45.902,00 TL hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre araç işleteni ve ZMMS poliçesi düzenleyen sigorta şirketi ile araç sürücüsü araçta oluşan hasar nedeni ile değişmesi gereken yedek parçalardan, orijinal yedek parçalardan sorumludur ve ayrıca bu yedek parça bedelinden iskonto uygulanmaksızın sorumludur. Davalı sigorta şirketi tarafından iskonto uygulanarak kaza nedeni ile davacıya 20.533,86 TL hasar ödemesi yapılmıştır. Bu ödemede orijinal yedek parça bedeli dikkate alınmadığı gibi iskonto da uygulanmıştır. Bu nedenle davalının orijinal yedek parça bedelinden de iskontosuz olarak sorumludur..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile; 25.368,14 TL bakiye hasar tazminatının 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı tarafın daha önce aynı kaza ve talebe ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu 2022.E.367418 sayılı dosyasında bakiye onarım bedeli talebinde bulunduğunu, 2022.E.367418 sayılı dosyada yapılan değerlendirmenin“araçta oluşan hasara ilişkin tespit yapılabilmesi için uzman teknik bilirkişi görevlendirilmesi kararı alınmıştır. Başvuran tarafından bilirkişi ücretinin ödenmesi sonrasında dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dosyasına sunulmuştur. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda %20 temin iskontolu KDV dahil 19.395,72-TL bakiye araç hasar bedeli hesaplanmıştır.” şeklinde olduğunu, aynı taraf daha önce aynı kaza ve talebe ilişkin olarak STK 2022.E.367418 sayılı dosyasında bakiye onarım bedelinin tazminine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, ilgili kararda davacı tarafın gerçek zararının tespitinin yapıldığını ve bakiye zararın 19.395,72-TL olduğunun tespiti ile bu bedel üzerinden 20.03.2023 tarihinde hüküm kurularak karar verildiğini, müvekkili tarafından STK 2022.E. -367418 sayılı dosyasına konu karar gereği davacı tarafa ödeme yapılarak kararın kesinleştiğini, buna göre STK 2022.E. -367418 sayılı dosya ile iş bu davanın tarafları, dava sebepleri olan kaza ve her iki davanın da talepleri aynı olduğundan kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araçtaki hasar bedelinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı sigorta şirketinin ödediği hasar bedelinin yetersiz olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, davalı istinaf başvurusunda davacının aynı alacak konusunu 05/10/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak talep ettiğini, Tahkim Komisyonunca 20/03/2023 tarihli karar ile davacının talebinin kabul edildiğini ve davacının bu kararı icra takibine koyarak alacağını tahsil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Dosya içinde yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 05.10.2022 başvuru tarihli ve 2022.E.367418 sayılı, 20.03.2023 karar tarihli ve 2023/77582 K. sayılı dosyasında davacının eldeki dava ile aynı talepli olacak şekilde bakiye hasar bedelini talep ettiği, aynı dosyada davacının (başvuru sahibinin) ıslah ile artırılmış talebinin kabulü ile; 19.395,72 TL bakiye araç hasar bedelinin 30.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verildiği görülmüştür. Sigorta Tahkim Komisyon kararları ilam niteliğinde olup derdestlik dava şartına dayanak olarak ileri sürülebilir. Derdestlik dava şartı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece davanın her aşamasında resen gözetilmek zorundadır. Davacının eldeki davayı açmadan önce bu davadaki talebi ile aynı talepli olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğu anlaşılmakla açılmış derdest bir dava bulunduğunun kabulüyle eldeki davanın usulden reddi yerinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davalı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/978 Esas - 2023/424 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "a-Davacının davasının HMK'nın 114/ı ve 115/2 maddeleri gereğince derdestlik dava şartı nedeniyle USULDEN REDDİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harç ile ıslah harcı olan 432,00 TL olmak üzere toplam TL harcın mahsubu ile bakiye 286,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinde AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 25.368,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. e-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, f-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan gider avansı miktarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine," ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine, b-Davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 738,00 TL' den ibaret istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2026