Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/762 E. 2026/1384 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/762
Karar No
2026/1384
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/762

KARAR NO: 2026/1384

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/12/2025

NUMARASI: 2023/298 Esas - 2025/910 Karar

DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Taraflar arasındaki Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile dava dışı kredi borçlusu ...A.Ş. arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, Davalı .... Şti, ... ve ..., dava dışı şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi şartlarının ihlal edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek dava dışı kredi borçlusuna ve davalı borçlulara; .... Noterliği' nin ...... Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide keşide edilerek gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine, ... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibin borçluların itirazı üzerine durduğunu, borçluların itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu’na başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, yetki itirazının da yerinde olmadığını, yetki sözleşmesi gereğince istanbul (merkez) mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müteselsil kefillerin aynı zamanda ipotek maliki olduklarını ve borca ilişkin sorumluluk tutarları belirlenirken iik.45.madde gereği, ipotek limitleri dikkate alınarak sorumluluk tutarından düşüldüğünü,

Mülkiyeti ...' a ait;

- İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... ada .. parsel .. Blok . Nolu Bağımsız Bölüm, kayıtlı taşınmaz,

- İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. ... ada .... parsel .. Blok . Nolu Bağımsız Bölüm, kayıtlı taşınmaz,

- İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. .... ada ... parsel ... Nolu Bağımsız Bölüm, kayıtlı taşınmaz, Mülkiyeti.... Şti.' ne ait;

İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. .... Ada ... Parsel .... Kat .. Nolu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde 20.000.000,00-TL bedelli 2. Derece ipotek,

- .. İli .. İlçesi .... Köyü . Ada ... Parsel .. Kat .. Nolu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde 15.000.000,00-TL bedelli 2. Derece ipotek,

- .. İli ... .. .. Mah. . Ada . Parsel . + Zemin + .. Kat, . Nolu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde 15.000.000,00-TL bedelli 2. Derece ipotek, tesis edildiğini,

Taşınmazlar üzerinde müvekkili banka lehine, asıl borçlu ...A.Ş’ nin borcu ve ipotek maliki-müteselsil kefil olan borçlunun sorumluluğu için 2.derecede 20.000.000,00-TL bedelli, 15.000.000,00-TL bedelli ve 15.000.000,00 TL bedelli ipotekler (toplam 3 adet) verildiğini, ipoteklerin asıl borçlunun yanı sıra ipotek maliki-müteselsil kefilin de sorumluluk tutarının teminatı olduğunu bu ipotek maliki-müteselsil kefilin sorumluluk tutarından ipotek limitlerinin düşüldüğünü, verilen tüm ipoteklerin müteselsil kefaletten kaynaklı borçlarının teminatı olarak verildiğini, müteselsil kefillerin sorumluluk tutarları belirlenirken, iş bu ipotek tutarlarının davalılar ... ve.... Şti.' nin sorumluluk tutarından düşülerek İİK. Md. 45 gereği alacağın teminat alınmayan kısmı için bu davalılar yönünden teminat dışı kalan tutarlar yönünden ilamsız takip başlatıldığını, bu nedenlerle Davalı-borçluların ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına,

Davalı-borçluların nakit alacakaları üzerinden % 20’ den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ... ile ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/608 E. sayılı dosyasıyla Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davası açıldığını, 20/06/2023 tarihli Konkordato ilanında müvekkil adına,“ İİK'nın 294, 295, 296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde davacı şirket aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE DURDURULMASINA, ,Mahkememizce verilen konkordato kesin mühlet kararının İİK'nın 289/son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 288 nci madde hükmü gereğince ticaret sicili gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA,,” dair karar verildiğini, yine İİK madde 288’deki, “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur” hükmüyle müvekkil adına verilen geçici mühlet kararının da hakkında takip yapılması ve devam etmesini engellediği, ihtiyati tedbir kararıyla takip işlemlerinin durdurulduğu açıktır.

İşbu yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı banka tarafından müvekkil adına başlatıla takibe devam edilemeyeceği, mühlet sonuna kadar beklenmesi gerektiğini, müvekkilleri hakkında takip yasağının bulunduğunu, müvekkillerinin ödeme emrinde belirtilen alacak kadar borcu bulunmadığını, başlatılan takibin hukuka aykırı olduğunu, davacı bankanın 28/03/2023 tarihli hesap kat ihtarnamesin -den daha fazla alacak kalemini icra takibine konu ettiğini, bu nedenlerle müvekkillerin konkordato sürecinde olması sebebiyle haklarında icra takibi işlemleri yapılamayacağı, satış işlemine geçilemeyeceği ve alacaklı görünen bankaya karşı icra emrinde belirtilen alacak kadar bir borçları bulunmaması sebebiyle davalı tarafından yürütülen icra takibinin iptali ile davanın reddine, davacı bankanın %40 kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı banka ile davalı arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 2.6 ve 2.7. maddesi altında herhangi bir akdi faiz oranının açıkça yazılı olmadığı gibi temerrüt faizinin de yazılı olmadığı, o halde, fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına sözleşme hükmü uygulanarak %23; %23, %35,70 ve %35,70 oranındaki temerrüt faiz oranları tespit edilmiş ise de davacı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Spot Döviz kredilerine kök raporda %23 oranında uygulanan temerrüt faiz oranının hatalı olduğunu, oysaki sözleşmenin 2.7.1 m. göre döviz kredilerinin TL'na dönüştürülmesi halinde, TL'na uygulanan temerrüt faizinin aynen bu krediye de uygulanacağına ilişkin düzenleme bulunduğu, nitekim o dönemde TL kredilerine fiilen uygulanan %50-55 oranındaki akdi faizin 2 katı mertebesinde %100 (50x25) oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği beyan edilmiş, itiraz doğrultusunda aldırılan ek raporda davacı vekilinin itirazları GKS'nin 2.8.III m. tahtında değerlendirildiğinde,

Spot Döviz kredilerinin hesap kat/temerrüt tarihi ya da takip tarihinde TL na dönüştürülmesi halinde, eş dönemdeki emsal nitelikteki TL kredilerine filen uygulanan akdi faiz oranlarının, bu tür krediler içinde baz alınacağına ilişkin sözleşmenin 2.8.III m. hükmünden hareketle, kök raporda revizyon yapılma gereği hasıl olduğu, davacı vekilinin beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu emsal nitelikteki kredilere filen uygulanan akdi faiz oranlarının sırayla %50 ve %55 olup, sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 2.7.I m. hükmü uyarınca en yüksek akdi faizin 2 katı mertebesinde %110 oranında temerrüt faizi belirlendiği, davacının ise takip talebinde Spot Döviz kredilerine %100 oranında temerrüt faizi talep ettiğinin bildirildiği tespit edilmiş; mahkememizce de ek raporda yapılan hesaplamaya itibarla taleple bağlı kalınarak %100 oranındaki temerrüt faizi uygulanmasının gerektiği kabul edilmiştir.

Davacı tarafça .... Noterliği' nin 28.03.2023 Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 109.167.907,82 TL nakdi alacak yönünden hesabın 28/03/2023 tarihinde kat edildiği ve 1.600.000,00 TL gayrinakdi teminat mektubu bedelinin depo edilmesinin istenildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve davalılara 28/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davalıların 30/03/2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.

Bu doğrultuda hazırlanan 11/02/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda davalıdan talep edilebilecek ... nolu Spot Döviz Kredi Alacağı yönünden; 17.253.669,80 TL, ... Nolu Spot Döviz Kredi Alacağı yönünden; 17.253.669,80 TL, ...Nolu Kredi Alacağı yönünden; 70.883.649,40 TL, ... Nolu Kredi Alacağı yönünden; 4.176.192,81 TL alacak olarak hesap edilmiş olup, yapılan hesaplama mahkememizce de yerinde görülmüş, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek nakdi alacak talebi yönünden davalı kefil ... ve borçlu ... mirasçısı olarak ... için davanın kabulüne, davalı ... mirasçıları ..., ...'ın miras reddettikleri anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacının gayri nakti teminat bedellerinin depo talebi yönünden ...' deki kefaleti düzenleyen maddede kefilin sorumlu olduğuna ilişkin yerleşik yargıtay uygulamaları paralelinde taraflar arasındaki sözleşmede mektup bedellerinin depo talebine ilişkin açık bir hükme rastlanılmadığından kefilin gayrinakdi kredisinin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunması gerekmekte olup, davacının davalı kefiller yönünden yerinde görülmeyen depo talebinin reddine karar verilmiştir.

Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi -ne" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın son safhalarına gelindiğinde davalı firma iflas etmiş diğer davalı borçlulardan ...'ın vefat ettiğini, yargılamanın sonuna yaklaşmış olması da gözetilerek hem davalılar hem de davacılar yönünden hak kaybı yaşanmaması ve kendilerine de beyanda bulunma hakkı tanınması adına müteveffa borçlunun mirasçıları mahkeme ara kararı ile dava dosyasına eklendiğini, dava dosyasında mevcut ve mahkeme kasasına alınan 02/12/2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 3.5 Kredinin Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Kefillerin Sorumluluğu başlığındaki 3.5.1.1. Maddesinde açıkça "...tüm gayrinakdi kredilerin depo edilmesinden sorumlu olduğu...." belirtildiğini, bu kapsamda bankanın Gayrinakdi risklerine ilişkin yerel mahkemece verilen karar eksik inceleme neticesinde verilmiş olup bozmayı gerektirdiğini, davalılardan ... davanın neticelenmesine yakın bir tarihte vefat etmiş olup 08/05/2025 tarihli celsede bankanın mirasçıların dosyaya eklenmesi hakkında herhangi bir talepte bulunmadığını aksine davalı vekili mirasçılık belgesi almak için süre istediğini ve mahkemenin mirasçıları davaya eklemek için davalıya değil, taraflarına süre verdiğini, bankanın bu beyan ve talebi mahkemenin ara kararını yerine getirmekten başka bir amaç gütmediği gibi ara karardan sonraki ilk celsede (15/09/2025 'te) sözlü beyanda bulunarak "davalı mirasçılarından ... ve ... mirası reddetmiş olup, karar kesinleştiğinden ikinci zümre mirasçıların tespiti için icra dairesinden yetki istedik, bu hususta tarafımıza süre verilsin." şeklinde beyanda bulunduklarını, yapılan araştırma akabinde mirasçılardan ... 'ın mirası reddetmediği, mirasçılardan ... ve ...'in mirası reddettiği ve başkaca 2. Zümre mirasçı da bulunmadığı anlaşıldığından önceki celsedekinden farklı bir durum oluşmadığından ayrıca beyanda bulunmadıklarını , son celsede mirasçılar hakkında yeni bir beyanda bulunmayıp önceki beyanlarının tekrarı ile davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kabulünü istediklerini, bu hali ile mahkeme eliyle davaya dahil edilen ve bankamızın mirası red süresi bitinceye kadar talepte bulunmayıp duruşmada da bizzat kendi sözlü beyanı ile mirası red ettiklerini söylediği mirasçılar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi ne hukuka ne de hakkaniyete sığmadığı gibi alacaklının vefat eden borçlusu yüzünden cezalandırılması ve eş zamanlı olarak kendilerine mahkeme eliyle beyanda bulunma hakkı verilen mirasçılarını (vekillerini) sebepsiz yere zenginleştirmesinden başka bir şey olmadığını, kararın mirası reddeden mirasçılar yönünden olan kısmının bozularak düzeltilmesi gerektiğini, itiraz edilen bilirkişi görüşü gerektirmeyen ve dosyadan da açıkça anlaşılabilecek hususlar olması sebebi ile zaman kaybına yol açmamak adına dosyanın yeniden yerel mahkeme incelemesi ve bilirkişi raporu alınmasına mahal vermeden incelenerek Başkanlıkça karar verilmesini beyanla İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/298 Esas, 2025/910 Karar Sayılı kararının reddedilen kısmı yönünden kaldırılarak, gayrinakdi kredi alacakları dahil davanın tüm alacaklar yönünden kabulüne, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, gayrinakdi kredi hakkında verilen ret kararının ve husumet yokluğu nedeniyle davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.

Davacı banka ile dava dışı ...A.Ş. arasında 25.02.2021 tarihinde 5.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalılar ..., ... ile dosyası tefrik edilen .... Şti, bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur.

Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve kefillere çekilen ....Noterliği'nin 28.03.2023 tarihinde ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği ve muaccel hale gelen kredi alacağının ödenmesi gerektiği ihtar edilmiştir.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmeleri, ihtarnameler" sebebine dayalı olarak nakdi kredi alacak yönünden ... nolu Spot Döviz Kredi Alacağı 17.136.840,40 TL Asıl alacak , 111.266,14 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 5.563,30 TL Faizin %5 BSMV’si ; ... Nolu Spot Döviz Kredi Alacağı 17.136.840,40 TL Asıl alacak, 111.266,14 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 5.563,30 TL Faizin %5 BSMV’si; ...Nolu Kredi Alacağı 70.728.060,33 TL Asıl alacak, 148.180,13 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 7.409,00 TL Faizin %5 BSMV’si; ... Nolu Kredi Alacağı 4.166.166,69 TL Ana Para, 9.548,69 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 477,43 TL Faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 109.567.182,00 TL alacağın tahsili ile borçlu ...ın alacağın tamamından ve takipten sonra işleyecek faiz ve ferilerden, borçlu ...'ın toplam 109.567.182,00 TL alacaktan ... tarafından borcun teminatı olarak verilen toplam 80.000.000,00 TL bedelli müşterek ipotek düşüldükten sonra kalan 29.567.181,80 TL kısmından ve yukarıda belirtilen alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferilerden, borçlu .... ŞTİ. tarafından borcun teminatı olarak verilen toplam 50.000.000,00 TL bedelli ipotek düşüldükten sonra kalan 59.567.182,00 TL kısmından ve yukarıda belirtilen alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferilerden sorumlu olması kaydıyla ve ... nolu TM hesabına ait 1.500.000,00 TL ve ... nolu TM hesabına ait 100.000,00 TL tutarı olmak üzere toplam 1.600.000,00 Tl gayrinakdi alacak tutarının depo edilmesi talebiyle 03.04.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/19-689 Esas, 2018/1624 Karar ve 06.11.2018 tarihli kararında da belirtildiği üzere kefillerin gayri nakdi kredinin deposundan sorumlu tutulabilmeleri için kefalet sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekmekte olup aksi takdirde kefillerden, gayri nakdi kredi alacağının depo edilmesi talep edilemeyecektir.

Somut olayda Dairemizce incelenen kasa evrakında yer alan, dava ve takibe konu genel kredi sözleşmesinde, gayri nakdi kredinin depo edilmesinden davalı müteselsil kefillerin de sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle gayri nakdi kredi tutarlarının depo edilmesinin davalı kefillerden talep edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın hükümde yazılı olduğu gibi gayri nakdi alacak depo talebi yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 11.HD'nin 2024/627 Esas ve 2024/8687Karar sayılı kararı)

Dava açıldıktan sonra, 30.03.2025 tarihinde davalı ... vefat etmiş olup, mahkemece 08.05.2025 tarihli ara karar ile davacı vekiline mirasçıları davaya dahil etmek için yetki ve süre verilmiştir. Davacı tarafından sunulan İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/267 Esas ve 2025/372 Karar sayılı veraset ilamında mirasçı olarak ..., ... ve ... gösterilmiştir. ..., ... tarafından sunulan İstanbul Anadolu 23. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2025/891 Esas ve 2025/875 Karar sayılı kararı ile ..., ...'ın mirası reddettiğinin özel kütüğe tesciline karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davalı ... mirasçıları ndan ..., ...'ın miras reddettikleri anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak davacı tarafça, mirası reddeden ..., ...'ın mirasçı olarak gösterildiği veraset ilamına istinaden dahili dava dilekçesi verildiği nazara alındığında, husumetin bu kişilere yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmadığı gözetildiğinde dava aşamasında gelişen yeni durum sonucu davanın husumetten reddine karar verilmesiyle birlikte vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece davaya dahil edilen ve mirası reddeden davalılar ..., ... lehine vekalet ücreti hükmedilmesi doğru olmamıştır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

I-...'ın mirasçıları ... ve ... yönünden mirasın reddedildiği anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,

II-Davanın nakdi alacak talebi yönünden KABULÜ ile;

1-... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile;

A) ... nolu Spot Döviz Kredi Alacağı yönünden; 17.136.840,40 TL Asıl alacak, 111.266,14 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 5.563,30 TL Faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 17.253.669,80 TL;

B) ... Nolu Spot Döviz Kredi Alacağı yönünden; 17.136.840,40 TL Asıl alacak, 111.266,14 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 5.563,30 TL Faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 17.253.669,80 TL;

C) ...Nolu Kredi Alacağı yönünden; 70.728.060,33 TL Asıl alacak, 148.180,13 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 7.409,00 TL Faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 70.883.649,40 TL;

D) ... Nolu Kredi Alacağı yönünden; 4.166.166,69 TL asıl alacak , 9.548,69 TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 477,43 TL Faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 4.176.192,81 TL olmak üzere toplam 109.567.182,00 TL alacağın davacı alacaklının talebi ile bağlı kalındığından borçlu ... alacağın tamamından, borçlu ... mirasçısı olarak ...ın 29.567.181,80 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere takibin devamına,

2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar; nakit alacaklardan 1 numaralı ara kararın A ve B bendinde belirtilen Spot Döviz Kredi Alacağı yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %100 oranında, C ve D bendinde belirtilen Kredi Alacağı yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %35,70 oranında işleyecek temerrüt faizi ve %5’i oranında BSMV uygulanmasına,

3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 21.913.436,4‬0 TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı ... mirasçısı olarak ... 5.913.436,36‬ TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,

III-Davanın gayri nakdi alacak depo talebi yönünden REDDİNE,

IV-1-Nakdi alacak talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 7.484.534,20 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.323.297,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.161.236,55 TL harcın davalı ... tamamından, borçlu ... mirasçısı olarak ...ın 1.662.636,54'lik kısmından sorumlu olmak üzere davalı ...dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

2-Gayri nakdi alacak depo talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 1.323.503,15 TL (25,60 TL VSH, 179,90 TL BVH, 1.323.297,65 peşin harç) harcın davalı ... tamamından, borçlU ... mirasçısı olarak ...ın 357.153,09 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.085,50 TL (6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.085,50 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davalı ... tamamından, borçlu ... mirasçısı olarak ...ın 1.912,05TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen nakdi alacak talebi yönünden hesap olanan 2.151.671,82 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... tamamından, borçlu ... mirasçısı olarak ...ın 580.638,02 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen gayri nakdi alacak talebi yönünden hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...a verilmesine,

7-Davalı ...'ın mirasçıları ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8- Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.200,00 TL'nin davalı ...dan alınarak hazineye gelir kaydına,

9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333. Madde ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 2.002 TL, posta ve tebligat gideri 420,00 TL olmak üzere toplam 2.422 TL yargılama masrafının davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine,

11-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/762, K. 2026/1384, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-762-e-2026-1384-k-ee66f6819451