Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/242 E. 2026/1321 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/242
- Karar No
- 2026/1321
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/242 Esas
KARAR NO : 2026/1321 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/134 Esas - 2023/278 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket aleyhinde başlatılan fatura alacağına yapılan itirazın iptali için huzurdaki davayı ikame ettiğini, icra dosyasına yapılan itirazda borcun ödendiğinin beyan edildiği ancak bu beyanı destekleyici evrakların itiraz dilekçesi ekine ibraz edilmediği, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/04/2023 tarih ve 2022/134 Esas - 2023/278 Karar sayılı kararında; "İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine19. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 42.625,37 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların ticari defterlerinin üzerinde inceleme yapılması için dosya mahkememizce resen seçilen mali müşavir tevdi edilmiş, 10/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Davacı şirketin kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 md uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı taraf defter ibraz etmediği, davacı şirketin defterlerine göre davalı şirketten 29.100,00 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin davalı şirketten 34.100,00 TL fatura alacağına (6.711,48 TL - 5.000,00 TL = 1.711,48 TL + 5,917,29 TL =7.628,77 TL faiz talebinde bulunabileceği.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davalıya usulüne uygun şekilde ticari defterlerini sunması için ihtar yapılmasına rağmen defterlerini sunmadığı, HMK 222. maddesi gereğince davacının kayıtlarının hükme esas alındığı, davacının kendi defterlerindeki kayıtlar ile alacağını ispat ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı mal ve hizmet tedariki yaptığından TTK 1530. maddessindeki hükmün uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu hükme göre fatura tarihinden 30 gün sonrasında temerrüdün oluşacağı, temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinden takibe konu fatura tarihlerinden 30 gün sonrası esas alınarak faiz hesaplaması yapılmıştır. Taraflara arasındaki ilişki ticari bir ilişki olduğundan ticari faiz talep edilebileceği kabul edilmiştir. Alacağın faturaya dayalı likit bir alacak olduğu belirlendiğinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. "gerekçesi ile,
'' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 34.100,00 TL asıl alacak ve 7.628,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.728,77 TL üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 41.728,77 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31/03/2023 tarihinde davaya cevap ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi Uyap üzerinden gönderildiği halde itirazlarının dikkate alınmadığını; dava dilekçesi ve eklerinin de usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle davadan 29/03/2023 günü haberdar olunduğunu; tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin 29/03/2023 günü olarak belirlenmesi gerekirken, cevap dilekçeleri dikkate alınmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz ediliğini, davalının gerek takip tarihindeki adresi, gerekse de şuan ki adresi olan ... Mah. .... Cad. No:... Beykoz/İST adresine bakan Beykoz icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, yetki itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, davacının davalıyı temerrüde düşürmediğini, borcun ancak muaccel olmasıyla talep edilebileceğini, ifa zamanı gelmemiş bir alacak için açılmış bu dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan, davanın açılmasında hukukî yarar bulunmadığını; dava konusu edilen alacak kalemine ilişkin davacıdan her hangi bir mal yada hizmet alınmadığını; alındığına dair bir irsaliye yada kabul olmadığını; alınan faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmezse, faturanın sadece miktar ve fiyat yönünden kabul edilmiş sayılacağını; yoksa faturada yazılı mal ya da hizmetin teslim edildiğinin veya verildiğinin kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış ve geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının cari hesap ekstresine dayalı bir talepte bulunamayacağını, olsa dahi iddia ettiği cari hesabı öncelikle kat etmesi gerekeceğini; davacı tarafından icra takibi öncesi yapılmış her hangi bir hesap kat ve muacceliyet ihtarı olmadığını; yasanın amir hükmü de dikkate alındığında davacının asıl alacak, faiz yargılama giderleri taleplerinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, her hangi bir temerrüt gerçekleşmeden takip başlatılmış olup hüküm altına alınan faiz ve faiz türünün de usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava haksız olduğundan reddi ile birlikte davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, aksine davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İleri sürerek, izah edilen ve resen gözetilecek sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilmiş, iki adet faturadan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine toplam 34.100,00-TL bedelli iki adet faturaya dayalı olarak, 8.525,37-TL takip öncesi işlemiş faizi ile birlikte 42.625,37-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının süresinde sunduğu borca itiraz dilekçesi ile yetkili icra dairelerinin Beykoz İcra Daireleri olduğunu, takip dayanağı faturaların bedellerinin ödendiğini ileri sürerek yetkiye, borca, işlemiş faiz ve fer'ilere itiraz ettiği, bunun üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
TBK'nun 89 maddesi uyarınca, sözleşmeden doğan para borçlarının ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğu, İİK'nun 50 maddesi atfı ile HMK'nun 10 maddesi uyarınca, davacı/takip alacaklısının yerleşim yeri ... İlçesi sınırlarında bulunduğundan, İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri uyuşmazlık konusu takip bakımından yetkilidir. Davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Takibin yetkili icra dairesinde başlatılması özel dava şartı olduğundan, mahkemece davalının takibe itirazında ileri sürdüğü yetki itirazı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu değerlendirme dairemizce yapıldığından, anılan eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
Davalı şirket adresine çıkartılan tebligatın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, bu adresin davalı şirketin sicil adresi olduğunun tespit edilmesi üzerine davalı şirkete dava dilekçesi ve eklerinin Tebligat Kanunu'nun 35 maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından dosyaya 06/04/2023 tarihinde vekaletname sunulduğu, bu tarihten sonraki tebligatın da vekile yapıldığı anlaşılmakla, tebliğ usulsüzlüğüne yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yaptırılan mali bilirkişi incelemesi ve getirtilen davalının 2018 yılı ba formları kapsamında; davacının defterlerinde takip ve dava konusu 12/03/2018 tarihli 33.000,00-TL bedelli ve 20/05/2018 tarihli 1.100,00-TL bedelli iki adet faturanın kayıtlı olduğu, davalı tarafından 30/07/2019 tarihinde 5.000,00-TL ödeme yapıldığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 29.100,00-TL alacaklı göründüğü, davalının 12/03/2018 tarihli ve 33.000,00-TL bedelli faturayı vergi dairesine alım olarak beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacının takip talebinde fatura tarihlerinden takip tarihine dek fatura bedellerine faiz işlettiğini, yapılan kısmi ödemeyi de faizden mahsup ettiğini beyan ettiği, mali bilirkişi tarafından faturalara TTK'nun 1530 maddesine göre faiz işletilerek faiz hesabı yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalının borca itiraz dilekçesinde, fatura bedellerinin ödendiği beyan ettiği, 5.000,00-TL altı tutarda olduğu için bildirilmeyen 20/05/2018 tarihli fatura dışında 12/03/2018 tarihli faturayı vergi dairesinde alım olarak beyan ettiği, buna göre davacının teslim olgusunu ispat ettiği, aksini ve ödemenin yapıldığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının ödeme olgusunu ispata elverişli delil sunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup, tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanması söz konusu olmadığından, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü de ispat edilmemiş bulunduğundan, mahkemece takip öncesi işlemiş faiz istemi bakımından istemin reddi, takip öncesi yapılmış kısmi ödemenin asıl alacaktan mahsubu ve davanın 29.100,00-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulü gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, davalının bu yöndeki istinafı haklı bulunmuştur. Ne varki bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir.
Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/04/2023 tarih ve 2022/134 Esas 2023/278 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibine vaki itirazının 29.100,00-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 29.100,00-TL asıl alacağa takip tarihinden işletileecek avans faizi ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- Hüküm altına alınan alacağın (29.100,00-TL), %20'si oranındaki 5.820,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.987,82- TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatırılan 514,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.473,02-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 514,80-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam595,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.702,00-TL yargılama giderinden kabul oranına (%68) göre hesaplanan 1.157,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL yargılama giderinden kabul oranına (%68) göre hesaplanan 897,60-TL'nin davalıdan alınarak, red oranına (%32) göre hesaplanan 422,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 29.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 13.525,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde iadesine,
14-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00- TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 165,00-TL istinafa gidiş-dönüş dosya masrafı toplamı olan 903,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
15-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.