İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/649 E. 2026/573 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/649
Karar No
2026/573
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/649 Esas KARAR NO : 2026/573

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Limited Şirketi ile davalı ... Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 2023 yılı boyunca süregelen ticari ilişki kapsamında teknolojik hizmet verildiğini ve mal teslim edildiğini, bu hizmetler karşılığında düzenlenen ve davalıya usulünce tebliğ edilen faturaların ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi’nin 2024/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine karşı borcun tamamına, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle alacağın kesinleştiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin faturalar, servis hizmet formları, Whatsapp kayıtları ve cari hesap ekstresi ile sabit olduğunu, 06/09/2024 tarihli ve ... numaralı fatura kapsamında ...'teki ofiste data uçlarının kabin tarafına sonlanması, malzeme tedariki, nakliye ve montajlama işlemlerinin gerçekleştirildiğini, faturaların Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun düzenlenerek ticari defterlere kaydedildiğini, Türk Ticaret Kanunu uyarınca süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, taraflar arasında tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme kurulduğunu, davalının hizmeti ve malı teslim almasına rağmen bedelini ödemediğini, davacı tarafça ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiğini ve 16/10/2024 tarihinde başlayan arabuluculuk sürecinin 12/11/2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü nezdindeki 2024/... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun kötü niyeti nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve 06.09.2024 tarihli fatura alacağı doğduğu iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket ile davacı firma arasında hiçbir hukuki veya ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilin elektrik işleri için ... Pazarlama İnşaat Turizm Dış Ticaret Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını ve tüm hakediş ödemelerinin bu firmaya yapıldığını, davacının söz konusu firmanın taşeronu olduğunu, dosyaya sunulan Whatsapp görüşmelerinin ve servis formlarının müvekkil şirketle ilgisinin bulunmadığını, servis formlarında yer alan imzaların müvekkil şirket çalışanlarına ait olmadığını ve formlarda şirket kaşesinin dahi bulunmadığını, servis formlarındaki tutarların sonradan değiştirildiğini, dava konusu e-faturaların müvekkil tarafından sistem üzerinden dört kez reddedildiğini, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamayacağını, davacının teslim olgusunu yasal delillerle kanıtlayamadığını, icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının haksız takibi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 68/7 maddesi uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, servis hizmeti kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafın davalıya servis hizmeti verdiğinden bahisle davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu, davalı tarafından davacı ile aralarındaki akdi ilişkinin inkar edildiği, davalının dava dışı ... firması ile arasında akdi ilişkinin bulunduğu, davacının da anılan firmanın taşeronu olduğu, doğrudan davalı ile bir ilişkisinin bulunmadığı, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığının iddia edilmiş olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebiyle davacının ve davalının ticari defter ve belgeleri, BA- BS formları, dava dışı ... firmasının BA- BS formları bir bütün olarak incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişisinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup alınan raporda özetle; Davacı şirkete ait 2024 Yılında ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, — envanter defteri noter açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: takip konusu faturanın iptal edilmesi nedeniyle davalı şirkete ait bir cari hesap hareketine rastlanmadığı, Davalı şirkete ait 2024 Yılında ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, — envanter defteri noter açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: takip konusu faturanın yer almadığı gibi davacı şirkete ait bir cari hesap hareketine rastlanmadığı, sonucuna ulaşılmıştır. Yüce Mahkemeniz tarafından HMK m. 221 hükmü uyarınca davadışı ... şirketine ait 2023- 2024 yılları arası ticari defter ve belgeleri işbu tebligatın alındığı tarihten itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye ibraz edilmesi yahut inceleme yapılabilecek adresi bildirmesi yönünde tebligat çıkarıldığı, tebliğin davadışı şirkete UETS adresi üzerinden 05.04.2026 tarihinde dava dışı ... şirketin tebliğ edildiği ancak davadışı ... şirketi tarafından ticari defter ve belgelerin mahkemeye sunulmadığı gibi bulunduğu yerinde açıklanmadığı, Davacı vekili tarafından dosyaya davacı şirket antetli 3 adet servis formu örneği sunulduğu, 13.09.2023 tarih, ... numaralı formda müşteri adının ... ... olduğu, not olarak ... bey yazıldığı, teslim alan bilgisinin bulunmadığı, 21.02.2024 tarih, ... numaralı servis formunda müşteri adının ... ... olduğu, not olarak ... işi diye yazıldığı, teslim bilgisi davalı şirketin unvanı elle yazılarak ... ... (yada ...) tarafından imzalandığı, 22.02.2024 tarih, ... numaralı servis formunda müşteri adının ... ... olduğu, not olarak ... işi diye yazıldığı teslim bilgisi davalı şirketin unvanı elle yazılarak ... ... (yada ...) tarafından imzalandığı, Davacı şirket tarafından takibe konu edilen alacağın; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 06.09.2024 tarih, ... numaralı 34.120,50.-TL bedelli e-ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edilmeye çalışıldığı, Bilindiği üzere; e- ticari faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme ve iptal hakkının bulunduğu, davalı şirketin bu hakkını kullanarak davacı tarafından düzenlen ve takibe konu edilen faturanın TTK 21/2 hükmüne uygun bir şekilde reddedildiği ve faturanın kesinleşmediği, kesinleşmeyen e- ticari faturanın da tarafların ba-bs formuna yansımayacağı, İstanbul Defterdarlığı, 04.09.2025 tarih, 1112145 sayılı yazısına ekli taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirketin davalı şirkete herhangi bir fatura düzenlemediği, davalı şirketin de davalı şirketten herhangi bir fatura almadığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 24.12.2025 tarih, ... sayılı yazısına ekli davadışı ... şirketine ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre davalı şirketin davadışı ... şirketinden 2023 Yılında 15 Belge karşılığı KDV hariç 20.551.535,00.-TL mal/hizmet faturası aldığı, 2024 Yılı ba- bs formlarının Vegi dairesi tarafından gönderilmediği, ancak davalı şirket kayıtlarına göre davadışı ... şirketinin davalı şirkete 2024 Yılında 2 belge karşılığı KDV hariç 1.713.000,00.-TL (KDV dahil 2.055.600,00.-TL) fatura düzenlediği, 2025 yılında davalı şirket ile davadışı ... şirketi arasında herhangi bir ticari münasebetin bulunmadığı, VUK nun 231 maddesinin 5. Bendinde Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet ürünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. Hükmüne göre davacı şirketin davalı şirkete 13.09.2023- 14.09.2023- 21.02.2024- 22.02.2024 tarihlerinde verdiğini iddia ettiği hizmetlerle ilgili davalı şirkete 06.09.2024 tarihinde fatura düzenlemesinin VUK 231 maddesinin 5. Bendine göre fatura süresi geçtikten sonra fatura düzenlense de faturanın yok hükmünde olacağı, ayrıca davacı şirketin ilgili faturanın iptali nedeniyle cari hesap ve kayıtlarına almadığı, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı). Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. ... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı ile 6100 Sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlığını taşıyan 222. Maddesinin "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş ve icra takibine konu edilmiş olan tüm faturanın davacının kendi ticari defterlerinde yer almadığı, bu kapsamda icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan bir alacağı veya davalı yana borcu olmadığı, Türk Medeni Kanununun 6. Maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi kapsamında kanunda aksine hüküm bulunmadıkça herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, 6100 sayılı HMK’nun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, 189. maddesinde ise tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğu düzenlenmiş olup davalının akdi ilişkiyi inkar etmiş olması sebebiyle fatura tarihi ve dava tarihi itibariyle uyuşmazlığın değeri nazara alındığında davacının akdi ilişkiyi yazılı deliller ile ispatlaması gerektiği, davacının kendi ticari defterlerinde dahi davalı ile aralarında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, düzenlemiş olduğu faturayı kendi defterlerine kaydetmediği de görülmekle davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının reddine karar verilmiş ise de davalı aleyhine başlatılan takipte davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 34.120,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı ,HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/649, K. 2026/573, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-649-e-2026-573-k-6d49bd554501