İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/876 E. 2026/581 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/876
- Karar No
- 2026/581
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/876 KARAR NO: 2026/581
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ....-Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca haksız ve kötü niyetli itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalı ...'in müvekkilden 3.974.633,56TL tutarında kargas et satın aldığını, bu tutarın 2.937.000TL kısmının ödendiğini ancak 1.037.633,56 TL bakiye borcun ödenmediğini, davalının ödeme vaadiyle müvekkilini oyaladığını, 24.03.2025 tarihinde yapılan itirazın hukuki dayanağının bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, ayrıca müvekkili şirketin davalıdan 500.000TL tutarında borç para alacağı bulunduğunu, bu tutarın 31.10.2024 tarihinde banka yoluyla gönderildiğini, bu alacak için başlatılan icra takibine davalının 18.02.2025 tarihinde itiraz ettiğini, söz konusu alacak için Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... dosya numarası ile ayrı bir itirazın iptali davası açıldığını, 15.03.2025 tarihinde başlatılan icra takibine konu 1.037.633,56 TL alacağın şimdilik 1.000TL tutarındaki kısmı için itirazın iptalinin istendiğini, alacağın likit olması ve davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL olan dava değerini 1.037.633,56 TL ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafın icra dosyasında konu edilen faturaları ödediğini, davacının iddia ettiği miktarda borcunun bulunmadığını, tarafların sadece anlaşamadıkları kısım üzerinde uyuşmazlık yaşadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak borç miktarını fazlalaştırdığını, yapılan ödemeleri görmezden geldiğini, fatura tutarlarının toplamda 5.337.000 TL değerindeki kısmının ödendiğini, kalan miktar üzerinde anlaşmazlık yaşandığını, davanın kısmi olarak açılmasının bu durumu kanıtladığını, ..... Bankası .....şubesi adına basılan ve davacıya ödenen çeklere ilişkin dekontlara ulaşılabilmesi için bankaya müzekkere yazılmasını talep ettiğini, davacının borcun ödenmesi için süre verdiği iddialarının asılsız olduğunu, davacının uzun süre müvekkile ait büyükbaş ahırında bulunan 240 adet büyükbaş hayvanın yem, bakım ve sulama giderlerinin müvekkil tarafından karşılandığını, davacının bu süreçte kira ödemediğini, davacının müvekkile olan borcu nedeniyle hesaplaşma beklenirken icra takibi başlatıldığını, ödenen tutarlar ve alacak iddiaları hakkında bilirkişi incelemesi yapılması ve keşfe çıkılmasını istediğini, hayvanların bakımını yapan tanıkların dinlenmesini talep ettiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 15/04/2026 tarihli bilirkişi raporu, ıslah ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı bakiye alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Sincan Vergi Dairesinin 22/09/2025 tarihli cevabi yazısında, davalı ...'in 06/08/2020 tarihinden bu yana .... Mah.... Biv. No:...D .... adresinde faal mükellef olduğu, ".... Perakende Ticareti, 01302 - ....Hayvanları Etlerinden Üretilen Sosis, Salam, Sucuk, Pastırma, Kavurma Et, Konserve Et, Salamura Et, Jambon Vb. Tuzlanmış, Kurutulmuş Veya Tütsülenmiş Ürünlerin İmalatı, ... - İçme Suyu Perakende Ticareti (şebeke Suyu Hariç) Ve ... - Su Toptan Ticareti" işi ile uğraştığı, bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla davalının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 17/03/2025 tarihli ödeme emri ile 1.037.633,56 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı vekilinin 24/03/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 16/09/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 1.037.633,56 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Dosyaya kazandırılan 15/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı Şirketin 2024 yılı le 2025 yılına ait Ocak/2025 ayına ait Ticari Defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, Davalı ticari Defterlerinin;Dosya kapsamında mevcut olmadığı, yine davalı ticari defterlerinin bulunduğu adresin dosyaya bildirilmediği, bu nedenle davalı ticari defterlerinin incelenemediği, Davacı tarafından, Davalı adına 2024 ve 2025 yılında KDV dahil 6.374.633,56.-TL tutarında düzenlenen faturalar, yine davacı tarafından, Davalı adına 500.000,00.-TL tutarında yapılan havale bedeli ile Davalı tarafından;Davacı Şirkete 5.337.000,00.-TL tutarında yapılan ödemelerin;Davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davacı ticari defterlerinde;Davalı yanın 17/03/2025 takip tarihinde Borç bakiyesinin 1.537.633,56.-TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, Davacı Şirketin takipteki talebinin ise 1.037.633,56.-TL tutarında olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-1.037.633,56 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 70.880,75 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 18.335,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 52.545,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç, 17.720,20 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 19.038,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 293,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 9.293,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 161.645,03 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2026
Katip ... e-imza Hakim .. e-imza