İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1204 E. 2026/586 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1204
Karar No
2026/586
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/1204 KARAR NO: 2026/586

HAKİM : KATİP

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 30/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında 30/05/2025 tarihinde .... numaralı ve 40.800,00 TL değerinde endüstriyel kapı motor panosu hizmetine ilişkin e-arşiv faturası düzenlendiğini, davalı tarafından fatura bedelinin sadece 12.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, bakiye kalan 28.800,00 TL tutarındaki alacağın tahsili için Ankara .... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının yetki itirazında bulunduğunu, dosyanın Ankara Batı İcra Dairesine gönderildiğini, davalının Ankara Batı İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasındaki ilamsız takibe de haksız şekilde itiraz ettiğini, faturanın sistem üzerinden iletildiğini ve davalının süresinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kısmi ödeme yapılmasıyla da doğrulandığını, WhatsApp yazışmalarında davalının borcunu kabul ettiğine dair beyanlarının bulunduğunu, işin tesliminin teknik servis formu ile imza altına alındığını, alacağın likit olması nedeniyle davalının kötü niyetli itirazda bulunduğunu, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL üzerinden açılan davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takibin devamına, davalının haksız itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 18/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 15/01/2026 tarihli cevabi yazısı ile; Davacının,18/05/2021 tarihinde "endüstriyel işlem kontrol ekipmanlarının kurulum hizmetleri (otomasyon destekliler dahil)" faaliyetinden gelir vergisi mükellefi olduğu ve işletme hesabına göre defter tutarak gerçek usulde vergilendirildiği, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince "gayri safi iş hasılatı ve yıllık satış tutarı" hadleri dikkate alınarak, 2024 yılı için belirlenen "Yıllık Alış" tutarı 1.400.000-TL, "Yıllık Satış" tutarı ise 2.000.000-TL tutarına göre davacının vergi dairesi kayıtlarında bulunan mevcut gelir bilgilerinin, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince esnaf ve tacir ayrımı yönünden aranılan kriterlere göre incelenmesi neticesinde 213 sayılı Kanunun 177 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirlenen haddi aştığı, dolayısıyla 2024 yılı faaliyetinin tacir boyutunda olduğu bildirilmiştir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 26/09/2025 tarihli ödeme emri ile 28.800,00 TL asıl alacak 3.781,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.581,48 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı vekilinin 29/09/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 19/12/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 11.180,24 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Dosyaya kazandırılan 18/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şahsın, davalı şirket adına düzenlediği faturanın yasal ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, vergi dairesince davalı şirkete ait BA (mal ve hizmet alımı) bildirim formunda belirtilen belge ile uyumlu olduğu, örtüştüğü, davalı şirketin yasal defter ve belgelerini Mahkemeniz ihtarına karşın ibrazının veya yerinin belirtilmediği, davacı şahsın davalı şirkete düzenlediği 30.05.2025 tarihli faturadan kaynaklı alacaklı durumda olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin dava konusu 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 28.800,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalıyı temerrüte düşürücü bir belge dosya kapsamında bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazının işlemiş faiz dışında haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmi olarak açıldığı ve davacı tarafın ıslah dilekçesi sunmadığı gözetilerek davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 1.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden kabul edilen alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 1.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, 2-1.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 523,90 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.523,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.16/07/2026

Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1204, K. 2026/586, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1204-e-2026-586-k-aca13569ae35