İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/472 E. 2026/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/472
- Karar No
- 2026/583
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/472 Esas KARAR NO : 2026/583
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2026 KARAR TARİHİ : 27/07/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 3996 sayılı Kanun uyarınca ...'nun işletme hakkı sahibi olduğunu, davalının ... plakalı araçlarıyla 07.11.2024-18.12.2024 tarihleri arasında ihlalli geçiş yaptığını, 6001 sayılı Kanun'un 30/5 maddesi gereği geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulanmasının yasal zorunluluk olduğunu, davalının yasal süresi içinde ödeme yapmadığını, başlatılan icra takibine davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davanın kabulü İle .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıya henüz tebligat yapılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; .... İcra 2025/... Esas sayılı dosyasında otoyol ihlalli geçiş bedeline dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı asilin tacir kaydının bulunup bulunmadığının, mükellefiyet bilgilerinin, hangi usulde vergilendirildiğinin, hangi usulde defter tuttuğunun ve TTK'nın 12. ile VUK'un 177. maddesi uyarınca (1. fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşıp aşmadığı) tacir sayılıp sayılmadığı hususları sorulmuş ve cevabi yazılar dosya arasına alınarak incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce, davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; "...Gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunumadığı..." şeklinde cevap verildiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında "... ...'ın 22/12/2022 tarihinden itibaren Kara Yolu ile Şehir içi Yük Taşımacılığı faaliyetinden işletme usulüne göre defter tutan 2.sınıf tacir olduğu, mükellefin 2025 yılı gelir vergisi beyannamesi tetkikinde VUK 177.maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı..." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davalının ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, faaliyetinin VUK 177. md belirtilen sınırları aşmadığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının dava açıldığı tarihte tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, (Emsal Karar İstanbul BAM 37 H.D. 2021/2076 esas 2022/939 karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2022/2442 Esas, 2023/1074 karar, İstanbul BAM 3. HD 2024/1000 Esas,2024/1319 Karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2025/1054 Esas, 2025/2988 Karar) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 27/07/2026
Katip ...
Hakim ...