İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1173 E. 2026/550 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1173
Karar No
2026/550
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1173 Esas - 2026/550 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/1173 KARAR NO: 2026/550

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 03.05.2025 tarihinde.... ili ..... ilçesi ....mahallesinde davalı ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile .... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, davalı....'ın asli kusurlu olması sebebiyle savrulan aracın müvekkili ....'e ait .... plakalı KIA marka araca çarptığını, kaza neticesinde müvekkilin aracında ağır hasar meydana geldiğini, aracın onarım bedellerinin kasko tarafından karşılanmasına rağmen değer kaybı ve araçtan mahrum kalınan gün tazminatının ödenmediğini, davalı sigorta şirketi .... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde başlatılan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin aracının kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerleri arasında ciddi fark bulunduğunu, 250.000,00 TL üzerinde değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca işleten ve sigorta şirketinin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 03.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı asil tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; haksız fiilden doğan davalarda yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda davacıya seçimlik hak tanınmış olsa da kazanın meydana geldiği yerin ve davacının yerleşim yerinin ..... ilçesi sınırları dahilinde bulunduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olduğunu, ikametgahının ......ilçesinde yer aldığını, bu nedenle Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, araç mahrumiyet tazminatı talebinin niteliği gereği belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının basit bir araştırma ile alacak miktarını tespit edebileceğini, bu nedenle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça belirtilmediğini, kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun hatalı belirlendiğini, kazaya dava dışı ....'in maliki olduğu ..... plakalı aracın da karıştığını, kusur oranlarının uzman bilirkişilerce teknik inceleme sonucunda belirlenmesi gerektiğini, davacının talep ettiği değer kaybı miktarının 300.000 TL üzerinde olduğunu iddia etmesine rağmen bu iddiasını somut ve objektif belgelerle desteklemediğini, talep edilen 300.000,00 TL tutarındaki değer kaybının fahiş olduğunu, davalıya usulüne uygun bir temerrüt ihtarı yapılmadığını, bu nedenle faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden veya esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde .... poliçe numarası ile 02/04/2025-02/04/2026 tarihleri arasında sigortalı olan ......plakalı aracın 03/05/2025 tarihinde karıştığı iddia edilen kaza neticesinde oluşan değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla açılan belirsiz alacak davasının zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hasar bedelinin önceden belirlenebilir olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresi dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunu yerine getirerek 21/11/2025 tarihinde 193.386,47 TL tutarında.... Sigorta A. Ş. 'ye rücu ödemesi, 13/06/2025 tarihinde 86.250,00 TL tutarında..... plakalı araç sahibi .....'a hasar tazminatı ödemesi ve 02/07/2025 tarihinde 30.000,00 TL tutarında yine Yusuf Kunt'a değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluk doğacağını, değer kaybı hesaplamasında 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları'nın esas alınması gerektiğini, aracın geçmiş hasarlarının ve kilometresinin değer kaybını etkilediğini, ...... numaralı poliçe kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMM) klozu uyarınca değer kaybı taleplerinin teminat harici olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken piyasa koşulları gereği %20 iskonto uygulanması gerektiğini, onarım faturası sunulmadığı için KDV talebinin reddinin zorunlu olduğunu, haksız fiil nedeniyle açılan davada ticari faiz değil yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dosyaya kazandırılan 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı araç sürücüsü ....'ın dava konusu kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, ..... plakalı araç sürücüsü .....'in dava konusu kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu, ..... plakalı araç sürücüsü .....'ün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kaza tarihi itibarıyla .... plakalı araçta Değer kaybının 150.700,00TL, ikame araç bedelinin (mahrumiyet) ise 12.900,00TL olduğu, sürücü ......'ın toplam tutar olan 163.600,00TL'nin %70'ine karşılık gelen 114.520,00TL'lik kısmından, sürücü .....'in ise %30'una karşılık gelen 49.080,00TL'lik kısmından sorumlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 12/06/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; 100,00 TL olan değer kaybı tazminatı talebini 105.390,00 TL arttırarak 105.490,00 TL ye yükseltmiştir. Davalı..... Sigorta A.Ş. vekili mahkememize sunduğu 08/07/2026 tarihli dilekçesinde ve 09/07/2026 tarihli celsedeki sözlü beyanında; davaya konu alacakla ilgili olarak toplam alacak miktarı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya ödendiğini beyan ederek, konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ödeme dekontlarının bir suretini dosyaya ibraz etmiştir. Davalı .... vekili mahkememize sunduğu 08/07/2026 tarihli dilekçesinde ve 09/07/2026 tarihli celsedeki sözlü beyanında; Sigorta şirketinin yaptığı ödeme sonrası, davacı tarafın bedel artırım dilekçesine konu değer kaybı asıl alacağı yönünden yalnızca 105.490 TL - 101.613,53 TL = 3.876,47 TL bakiye değer kaybı miktarı kaldığını, Müvekkili ..... tarafından, 3.876,47 TL bakiye değer kaybı asıl alacağı + 871,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.748,20 TL'nin de davacı vekilinin banka hesabına ödendiğini beyan ederek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, ödeme dekontunun bir suretini dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vekili 09/07/2026 tarihli sözlü beyanında: Bedel arttırıma konu bedelin ve vekalet ücretinin taraflarca ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, her iki davalı yönünden bu yönde karar verilmesini, vekalet ücreti taleplerinin karşılandığını ancak varsa bakiye yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK 331/1 maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın yargılama sırasında haricen tahsil nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği ancak davalılarca yapılan ödemenin vekalet ücreti ve yargılama giderlerini de kapsadığı bildirilmekle bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına, harç ve arabuluculuk ücretinin ise haklılık durumu gözetilerek davalıya yüklenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 2.415,40 TL harçtan mahsubu ile artan 1.683,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek takdiren davalı ..... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri, davalı tarafça ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, davalı tarafça ödeme yapıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş ise de, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek davalılar lehine HMK'nın 331.maddesi gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı ve davalı ..... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/07/2026

Katip .... e-imza Hakim .... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1173, K. 2026/550, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1173-e-2026-550-k-1dca78f55bca