İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/563 E. 2026/437 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/563
Karar No
2026/437
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/563 Esas KARAR NO : 2026/437

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava konusu takibe ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olup, davalının yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında Genel Finansman Sözleşmeleri imzalanmış olup, davalı tarafından Ticari Finansman Kredisi borçlarının ödenmemiş olduğunu, davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan, lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının aleyhine açılmış ... 1. İcra Müdürlüğü ....Esas sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamını, davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK. 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. ... 1. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından, davalı aleyhine toplam 58.523,31 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve işbu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Detayları yukarıda verilen inceleme ve hesaplamalar sonucunda, ¸ Davalının takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 23.1.2025 takip/talep tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 48.230.10 TL asıl alacak,5.177.34 TL işlemiş faiz 258.87 TL BSMV olmak üzere toplamda 53.666.31 alacaklı olduğunun tespit edildiği, Takip talebiyle istenen 1.061.23 TL masraf kaleminin dayanak belgesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle bu aşamada istenemeyeceği, ancak dayanak belge ve makbuzlarının ibrazı halinde yukarıda tarafımızca hesaplanan alacak tutarına bu tutarları aşmayacak miktarda belirlenen masrafların da eklenmesinin mümkün olduğu, 48.230.10 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren% 75.66 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceğinin,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. ... tarihli, ... sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir. Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez. Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, somut uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen Genel Finansman Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup davacı vekilinin bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde ikrar ettiği üzere takip konusu alacağın 1 adet Apple Iphone 15 Pro Max alımından kaynaklandığı, davacı tarafça davalının tacir olduğunun iddia ve ispat edilemediği , davalının tüketici konumunda olduğu, Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. TTK 4. ve 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK.nın 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, 4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2026 Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/563, K. 2026/437, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-563-e-2026-437-k-f1f0fd239fff