İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1524 E. 2026/565 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1524
- Karar No
- 2026/565
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1524 Esas KARAR NO :2026/565
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:28/07/2026 KARAR TARİHİ:29/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin nezdinde ... numaralı “... Kasko Sigorta Poliçesi” ile ... adına sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç, 22-09-2023 tarihinde ... ... Otoyolu ... Yakası ... istikametinde seyir halindeyken O7/18/005+300. metresine geldiğinde en sol şeritte yol üzerinde bulunan demir kampanaya çarpması sonucu hasar gördüğünü, kaza tespit tutanğınde 22.09.2023 günü saat:12.00 sıralarında ... ... Otoyolu ... yakası ... istikameti 07/18/00+300. metresinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir ibaresinin olduğunu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Tesla marka araç ile Edirne istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken yukarıda belirtilen mevkiye geldiği esnada en sol şeritte yol üzerinde bulunan demir kampanaya çarptığı, çarpmanın etkisi ile aracının sol çamurluk alt kısmında maddi zarar ve motorun alt kısmında yağ akıntıları oluştuğu tespit edildiğini, kazadan dolayı yaralanan şahıs bulunmadığını, kazanın oluşumunda, sürücü ...'nın herhangi bir kusurunun olmadığı, yolun yapımı, bakımı ve işletilmesinden sorumlu kurum kuruluş olan ... A.Ş.'nin ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13. maddesini “karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür” ihlal ettiği görüş ve kanaatine, kaza yerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucu varılmıştır." hususlarının tespit ve rapor edildiğini, hasarın davacı şirkete sigortalı tarafından ihbarı üzerine, gerekli tahkikat başlatılmış ve sigortalı araçta meydana gelen hasarın cinsi ve miktarının tespiti ve raporlanması için Eksper tayin edildiğini, hasar ihbarı üzerine ... EKSP.LTD .ŞTİ tarafından yapılan incelemeler sonrasında hazırlanan 16-09-2024 tarihli Hasar Tespit Raporunda; sigortalı aracın üzerinde meydana gelen hasarın, evrakların ve resimlerin incelenmesi sonrasında sigortalı araçtaki maddi hasar tespit edildiğini, sonuç olarak hasarlı aracın tamiri neticesinde, 25.06.2024 Tarihli fatura ile hasar dosyası muhteviyatı dikkate alınarak; onarım şirketlerine toplam 1.033.726,52 TL hasar ödemesi yapıldığını, Ekspertiz Raporu ve diğer belgeler ışığında davaya konu olay sonucunda meydana gelen maddi hasardan; %100 oranında davalının sorumlu olduğu ortaya çıktığını, davacı şirket tarafından, davaya konu hasar sebebiyle ödenen bedelin davalıya rücusu kapsamında davalıya 25/10/2024 tarihli ihtarname gönderilmişse de davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, davacı şirket tarafından, davaya konu hasar sebebiyle ödenen bedelin davalıya rücusu kapsamında hasardan sorumlu olan davalı hakkında yasal süre içerisinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek; davalı tarafından; .... İcra Müdürlüğü'nün - 2025/... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın İPTALİNE ve takibin devamına, davalı hakkında haksız itirazından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere müştereken ve müteselsilen icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı taraflara tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araçta meydana gelen kaza nedeniyle onarım şirketlerini ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır. Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer ve aynen alacaklının konumuna sahip olur. TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; dava konusu aracın davacı sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, davacının kendi sigortalısı yerine geçerek dava açmış olduğu, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin görevi belirleyeceği, dava dışı sigortalının tüketici konumunda olduğu, zira dava dışı şahsa ait aracın hususi araç olduğu ticari olmadığı, dava dışı sigortalının davalının işlettiği yolu kullandığı , bu haliyle taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu (dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin), kendi sigortalısı yerine geçen sigorta şirketi ile davalı arasındaki uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği, bağlayıcılığı bulunan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca 6502 sayılı yasa kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği ( emsal karar için; İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin 2019/90 Esas, 2019/1012 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda karar verildi.29/07/2026
Katip ... ¸¸
Hakim ... ¸¸