İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/852 E. 2026/674 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/852
Karar No
2026/674
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/852 Esas KARAR NO : 2026/674

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Usule ilişkin olarak davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, esasa ilişkin olarak; müvekkili nezdinde ... numaralı poliçe ile dava dışı ... Turizm Tic. Ltd. Şti. adına ... plaka sayılı aracın risklerinin teminat altına alındığını, 08/12/2022 tarihinde davalıya ait oto yıkamada ilgili firma çalışanı diğer davalı ...'in ... plakalı aracı yıkamak için park etmek istediği esnada duvara çarptığını ve bu suretle aracın hasar aldığını, davalı şirketin emanet malı koruyamaması nedeniyle de zarardan ortak sorumlu olduğunu, kaza sonrasında yapılan inceleme neticesinde araçta 515.750,00-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve aracın perte çıktığını, işbu sebeple sigortalı ile mutabakata varılarak aracın piyasa rayicine göre 1.100.000,00-TL üzerinden tazminin kararlaştırıldığını, işbu bedelden 693.000,00-TL'nin sovtaj alıcısı tarafından sigortalıya ödenmesi noktasında anlaşıldığını ve kalan 407.000,00-TL müvekkili tarafından sigortalı firmaya ödendiğini, TTK'nın 14725. Maddesine göre rücu şartlarının doğduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptalini, haciz taleplerini kabulünü, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortacısı arasında hasara uğrayan ... plakalı, hususi araç için "Kasko Sigorta" poliçesi imzalanmıştır. Sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketi kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı ve davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından halefiyet kuralı gereğince dava dışı sigortalayan ile davalı arasındaki hukuki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalının, hususi aracının yıkanması için davalı işletmeye teslim ettiği, bu sözleşme ilişkisinin dava taraflarının kabulünde olduğu, ticari ve mesleki amaçla hareket etmeyen sigortalının tüketici konumunda olduğu, sözleşmeye konu işin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli bulunduğu (İstanbul BAM 37. HD., 17/03/2023tarih, 2022/2183E., 2023/785K. sayılı kararı), görev hususunun her aşamada resen gözetilmesi gerektiği, usul ekonomisi gereği dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşılmakla göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce ticari dava olmadığı anlaşılan uyuşmazlıkta İstanbul yargı çevresinde bulunan diğer ilçelerdeki ilgili hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilebileceği, dosyanın bu suretle farklı ilçedeki yetkili Mahkemeye gönderilmesinin aynı zamanda yetkisizlik kararı olarak yorumlanamayacağı, aynı yargı çevresinde yer alan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin usul ekonomisine de uygun olduğu, nitekim Yargıtay 11. HD'nin, 01/07/2024 tarih, 2024/2008E., 2024/5413K sayılı BAM kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararının bu şekilde olduğu, icra takibinin Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2023/24079 esas sayılı dosyası ile başlatılmış olduğu, davalı şirketin yerleşim adresinin de Bakırköy olduğu, davalının gerek cevap gerek itiraz dilekçesinde usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı anlaşılmakla, usul ekonomisi gözetilerek, görevsizlik kararı üzerine dosyanın Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemeleri olduğunun Tespitine, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1. maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 23/07/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/852, K. 2026/674, T. 23.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-852-e-2026-674-k-2d70d35c1e8f