İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1562 E. 2026/673 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1562
- Karar No
- 2026/673
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1562 Esas KARAR NO : 2026/673
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/05/2026 KARAR TARİHİ : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalıya ait ... plakalı aracın 22/01/2026 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, davalı sürücünün tespit tutanağında da hatasını ikrar ettiğini, dava konusu kaza nedeniyle ... Sigorta A.Ş. Nezdinde hasar dosyası açıldığını ve aracın ... ...'de 32 gün onarımda kaldığını, bu süreç boyunca kazanç kaybı yaşandığını, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... numaralı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının kazanç kaybı iddiasının soyut olduğunu ve ispatlayamadığını, herhangi bir delil sunmadığını, davacının araç kiralama işi yaptığı iddiasının dosya kapsamı ile uyumsuz olduğunu, vergi levhasının bu hususu desteklemediğini, dava konusu aracın kullanım şeklinin binek oto niteliğinde olduğunu, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle aracın 32 günlük onarımda kaldığı iddiasının fahiş olduğunu, eksper raporu ile bu sürenin 7 gün olduğunun belirlendiğini iddia ederek; davanın reddini, haklı itirazlarının kabulünü, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 tarih ve ... sayılı kararı ile İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih ... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Zeytinburnu Vergi Dairesi'nin müzekkere cevabında davacının 213. Sayılı VUK'un 177. maddesi kapsamındaki tutarlarının altında kaldığının bildirildiği, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün müzekkere cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, davacının tacir sıfatının olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, bu haliyle davanın mutlak veya nispi ticari davaya vücut vermediği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce ticari dava olmadığı anlaşılan uyuşmazlıkta İstanbul yargı çevresinde bulunan diğer ilçelerdeki ilgili hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilebileceği, dosyanın bu suretle farklı ilçedeki yetkili Mahkemeye gönderilmesinin aynı zamanda yetkisizlik kararı olarak yorumlanamayacağı, aynı yargı çevresinde yer alan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin usul ekonomisine de uygun olduğu, nitekim Yargıtay 11. HD'nin, 01/07/2024 tarih, 2024/2008E., 2024/5413K sayılı BAM kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararının bu şekilde olduğu, icra takibinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı dosyası ile başlatılmış olduğu, davalıların gerek cevap gerek itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmadığı, kazanın Zeytinburnu ilçesinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de Zeytinburnu olduğu, haksız fiilde yetki seçiminin usulünce kullanıldığı anlaşılmakla, usul ekonomisi gözetilerek, görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Gerekçesi Ve Ayrıntısı Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı yasanın 20/1. maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/07/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza