İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/746 E. 2026/377 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/746
Karar No
2026/377
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/746 Esas KARAR NO : 2026/377

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Yapılan ve fatura edilen bir kısım hizmetlerin fatura bedelleri ödenmemiştir.30.09.2021 tarihli faturadan bakiye 14.712,46-TL 31.10.2021 tarihli, 118.123,90-TL bedelli fatura 30.11.202 tarihli, 24.738,70-TL bedelli fatura 03.09.2021 tarihli, 10.395,80-USD bedelli fatura Tam ve eksiksiz hizmet sunulduğu halde ödenmeyen bu faturalar için başlattığımız icra takibine davalı haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş, takip durmuştur. Davalı, borca itirazında aynı zamanda yetki itirazına da yer vermiştir. Takibin, faturaya dayalı bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğu, bunun da götürelecek borç olduğu açıktır.Haksız itirazla duran takibin devamı için başvurduğumuz arabuluculuk sürecinden de sonuç alınanaması üzerine takibin devamı için işbu davaya vücut vermek zarureti hasıl olmuştur. Borçluların yaptığı haksız ve hukuka aykırı İTİRAZIN şimdilik 1.000 TL lik kısmı bakımından İPTALİ ile ... 2. İcra Dairesi ... Es. Dosyasında takibin devamına karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde; alacağımızın işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini, borçluların kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı taraf ...Şti tarafından, müvekkil şirket ...Şirketi'ne 30.09.2021, 31.10.2021 ve 30.11.2021 taihli faturalar olmak üzere toplam 157.573,06 TL ve 03.09.2021 tarihli 10.395,80 USD fatura dayanak gösterilerek ... 2. İcra Müdürlüğü'nde... E. Numaralı dosya ile müvekkile karşı ilamsız icra takibi başlatmıştır, Müvekkil aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine karşı, Müvekkil Şirket'in böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle haklı olarak itiraz edilmiş, yapılan bu itiraz sonucu takip durmuştur. Akabinde arabuluculuk görüşmesinin de olumsuz sonuçlanması sonucu müvekkile karşı haksız olarak işbu dava ikame edilmiştir. İş bu sebeple haksız ve mesnetsiz davaya karşı cevap verme zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil kurum ..., ... markası ile kurumlara uygun ... çözümlerini kendi şebekesi üzerinden sunarak, büyük ölçekli müşterilere katma değer sağlamaktadır. Hem ...(...) hem de ... (...) lisansları ile birçok kamu kurumu ve kurumsal müşterilere ses, data ve güvenlik hizmetleri sunmaktadır. Davacı kurum ... ise bireysel ve kurumsal aboneler in yerinde kurulum hizmeti sunmaktadır. 2019 Mayıs ayı itibariyle davacı ve müvekkil davalı şirket arasında “Saha Hizmetleri Sözleşmesi” imzalanmıştır. (Ek-1 Saha Hizmetleri Sözleşmesi) Sözleşmenin konusunu, davacı şirket olan ... tarafından müvekkil şirket ...'in müşterilerine çeşitli kurulum ve destek hizmetlerinin sunulmasına yönelik olarak tarafların haklarını ve yükümlülükleri oluşturmaktadır. Yerinde kurulum hizmeti ...'in bireysel ya da kurumsal müşterilerine “...” sözleşmesi kapsamında davacı ... tarafından müşterinin adresinde sunulan kurulum hizmetini ifade etmektedir. Müvekkil şirket ...'in müşterilerinin internet hizmetinden tam ve sorunsuz olarak faydalanmasının sağlandığı ve gerekli evrakın müşteriye imzalatıldığı her kurulum için müvekkil şirket ...davacı şirket ...'e, kurulumu gerçekleşen toplam iş adeti üzerinden kablolama olmadan gidilen yerlere 62 TL * KDV, kablolama gerektiren yerlere 70 TL * KDV ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır. Müvekkil şirket ...'in onayladığı hizmet bedelleri için, hizmetin ifa edildiği ayın son gününde, o ay içinde tamamlanmış hizmetlerin faturası ... tarafından kesileceği, ...söz konusu faturaları, fatura tarihini takip eden ayın 4.Cuma gününde ödeyeceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki “Saha Hizmetleri Sözleşmesine” ek olarak imzalanan 27.07.2021 tarihli “Protokol” uyarınca 5000 Adet “...” ... tarafından ... satılmıştır. (Ek-2 27.07.2021 Tarihli Protokol) Ancak söz konusu hizmet kurulumu davacı ... tarafından sağlanacağı için müvekkil tarafından satın alınan bu 5.000 adet modem davacı şirketin depolarında muhafaza edilmiştir. Protokolde de düzenlendiği üzere, ... tarafından satın alınan 5.000 adet modem, ... deposu olan ... adresinde bulunan depoda muhafaza edilecektir. Bu modemler ...'in istediği tarih, şart ve miktarda ... tarafından teslim alınacak ya da abonenin talebi ile ... tarafından aboneye teslim edilecektir. .... tarafından aboneye teslim edilen ürünler haftalık/aylık olarak...'e rapor edilecektir. Söz konusu ürünlerin tamamı ... tarafından teslim alınıncaya kadar ürünlerin muhafası ve sağlıklı şartlarda saklanmasından ... sorumlu olacaktır. Davacı ..., bu süre zarfında ürünlere gelecek her türlü zarardan sorumlu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. Davacı şirket ... tarafından “...'ne uyulmaması ve feshine ilişkin” konulu, ... 3. Noterliği tarafından, ... yevmiye nolu, ... tarihli ihtarname ile müvekkil şirket ... ile arasındaki hukukiyi tek taraflı şekilde sona erdirmiştir. İhtar içeriğinde ise davacı taraf ... alacağını detaylandırmamış ne sebeple sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini açıkça belirtmemiştir. Haksız olarak tek taraflı fesih bildirimine karşın müvekkil nezdinde de güven bağının kalmaması sebebiyle sözleşme fesih edilmiştir. Davacı tarafından 08.05.2023 tarihinde, 533.728,40 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmasına rağmen fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 TL üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası düzenlenmiş ise de, belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılabilir. (HMK madde 107-1). Aksi halde belirsiz alacak davası açılamaz. Öte yandan, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz (HMK.madde 109/2). Alacak miktarının tartışmasız veya açıkça belirli olduğu hallerde belirsiz alacak veya kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarındadır. (HMK madde 114/4) Hukuki yarar dava şartlarından biri olması hasebiyle dava şartının noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verilmelidir. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davayı dava şartı yokluğu sebebiyle reddeder. (HMK madde 115/2) Davacı ...'in dava dilekçesinin konusunu 533.728,40 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde 533.728,40 TL alacağın şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmına ilişkin itirazın iptalini istemiş, başka bir anlatımla kısmi dava açmıştır. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davacıya davasını tam dava olarak sürdürmesi ve toplam alacak üzerinden eksik peşin harcı tamamlaması konusunda belirtilen yasa hükmü uyarınca kesin süre verilmesini kesin süre verilmemesi veyahutta kesin süre verilip de harcın tamamlanmaması halinde ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerekmektedir. Davacı şirket yetkilisi tarafından da iletilen e-mailden görüleceği üzere şoknet Tahsilatından gelen 11.542,30 TL'nin söz konusu bedelden düşümü yapılmış ve 146.032,76 TL bakiye borç üzerinde karşılıklı anlaşma sağlanmıştır. Ayrıca yine davacı şirketin göndermiş olduğu işbu e-mail içeriğinde görüleceği üzere 10.395, USD yönünden ise müvekkil şirketin borçlu olmadığı aksine alacaklı olduğu görülmektedir. Davacı şirket bizzat 2.398,65 USD borcu olduğunu belirtmiştir. Ancak USD bakiye yönünden davacının gönderdiği tutar müvekkilce kabul edilmemiş ve eksik olan modemler belirlendikten sonra taraflar arasında mutabakat sağlanacağı beyan edilmiştir. Davacı şirketin sözleşmenin feshi sonrası müvekkile ait olan 1345 Adet modeminin iade edilmemesi sebebiyle davacı şirkete 31.12.2021 tarihinde kesilen iade fatura uyarınca 16.496,70 USD müvekkil şirketin alacağı bulunmaktadır. (Ek-7 31.12.2021 Tarihli 16.496,70 USD Alacak İade Faturası) Davacı şirketin 10.395,80 USD alacağı yönünden düşüm yapılmış ve 6.100,90 USD müvekkil alacağı kalmıştır. Söz konusu alacak bakımından müvekkilin halen alacağı bulunmakta olup bununla ilgili ayrıca icra takibi ve dava açma hakkını saklı tutmaktadır. Bu kapsamda müvekkil şirketin davalıya karşı borcu bulunmamaktadır.Davacı şirket tarafından her ne kadar müvekkile yönelik sözleşmeden kaynaklı olarak modem satın alma faturası olarak 10.395,80 USD tutarlı fatura kesilmişse de taraflar arasındaki sözleşmenin davacıdan kaynaklanan sebeple feshedilmesi sonrası işbu cevap dilekçesinde sunmuş olduğumuz protokol gereğince de müvekkile ait olan 5000 Adet Modem davacı uhdesinde kalmıştır. Söz konusu davacı uhsedinde kalan modemler arasında kurulumlar yapılması sonrası 1345 Adeti taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesine rağmen gelinen aşamada da halen iade edilmemiştir. Bu sebeple müvekkile ait olan 1345 Adet modem kapsamında davacıya 31.12.2021 tarihinde bu modemlere yönelik 16.496,70 USD tutarlı iade fatura kesilmiş olup Ayrıca 31.12.2021 tarihide kesilen 16.496,70 USD tutarlı fatura E-Tebliğ ile gönderilmiş olup 07.01.2022 tarihinde sistem üzerinden ulaşmıştır.(Ek-9 Fatura E-Tebliğ Bilgisi) Davacı tarafından ise TTK Md. 21 gereğince yasal 8 günlük sürede faturaya itiraz edilmemiştir. Bu halde müvekkilin 16.496,70 USD alacağı bakımından sözleşmenin feshi ile 10.395,80 USD davacının alacağının düşümü yapılmış ve akabinde müvekkil şirket halen 6.100,90 USD alacaklı konumdadır. Açıklamış olduğumuz tüm hususlar neticesinde; öncelikle usul bakımından davanın reddine karar verilmesini esasa yönelik ise sunmuş olduğumuz tüm deliler göz önüne alındığında müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı dikkate alınarak davanın reddine ve davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ederiz. Usul ve Esas yönünden hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın reddine, Haksız ve kötüniyetli şekilde işbu davayı ikame eden Davacı aleyhine takip tutarının %20 sinden az olmamak kaydıyla Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava, davacı tarafından davalıya hizmet sunulduğu ve fatura düzenlenmiş olmasına rağmen davalının ödeme yapmadığı iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmi dava olarak iptali istemli davadır. Emsal mahiyette Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "2. Davacı yüklenici tarafından 23/10/2015 tarihli takip talebi ile 101.527,20 TL asıl alacak ve 11.065,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 112.592,33 TL üzerinden takibe geçilmesine ve davalı iş sahibince 06/11/2015 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilmesine rağmen huzurdaki itirazın iptali davası - görevsiz mahkemeye - 25/12/2015 tarihinde 15.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklinde açılmıştır. Her ne kadar davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/I gereğince tebliğ edilmemişse de, davacı alacaklı işbu itirazın iptali davasını 25/12/2015 tarihinde açtığından kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 25/12/2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 02/01/2017 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın istinaf ve temyiz sebebi olarak ileri sürüldüğü görüldüğünden, mahkemece ıslah harcı ile artırılan kısım dikkate alınmadan dava dilekçesi ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 15.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne ve kabul edilen 15.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün davalı iş sahibi yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Dolayısıyla her ne kadar davalı tarafça kısmi dava olarak itirazın iptali açılamayacağı yönünde itirazda bulunulmuş olsa da itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılması önünde herhangi bir hukuki engel bulunmadığı anlaşılmış ve davalının itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş olduğu raporda özetle: "Huzurdaki dava dosyası ile ilgili tarafların iddia ve savunmaları , ayrıntıları yukarda anlatıldığı şekliyle büyük bir titizlikle incelenip araştırıldığında ; Tarafların Beyan dilekçelerinde herhangi bir somut bilgi ve belge sunmadığı, Davacı tarafla kurulan yazılı ve sözlü iletişimde modem sayıları ve arızalı modemler konusunda teknik değerlendirme ve inceleme yapacak herhangi bir teknik veri sunmadığı, dava dosyasındaki bilgileri belirttiği, Taraflarca, kök raporda bildirilen mali görüş ve değerlendirmelerin değişmesini gerektirecek herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığından farklı bir mali tespit ve değerlendirme yapılmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişilerin ek rapor sunmuş olduğu ve raporda özetle: " Tarafların 2021 yılına ait ticari defterin açılış ve kapanış beratlarının süresi içinde yaptırıldığı 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Tarafların karşılıklı olarak düzenlemiş olduğu faturaların, usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin belgelendirildiği, faturaların delil vasfi taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, karşılıklı olarak düzenlemiş olduğu faturalara süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, Rapor içeriğinde açıklandığı üzere, davalının davacıdan cari hesap bakiyesinden kalan toplam 54.889,19 TL'lik Ana para tutarında alacaklı olduğu, Dosya kapsamında yapılan teknik inceleme ve değerlendirme sonucunda taraflararasında ana borç ödemeleriyle ilgili büyük oranda mutabakat sağlandığı, ... tarafından 18.01.2022 tarihinde ...'e gönderilen 166 Adet modemin incelenmesi sonucu 02.02.2022 tarihinde arızalı olduğu için iade edilmek istenen 18 Adet Modem karşılığı 180.54 USD ödeme konusunda uyuşmazlık olduğu için mutabakatın sonuçlandırılamadığı, Bu kapsamda; ... tarafından onaylanan 3.421,41 USD borç bakiyesinin ... tarafından düzenlenecek fatura karşılığında ...'e ödenmesi/mahsuplaşılması durumunda yukarıda ifade edilen 18 Adet Modem karşılığı 180.54 USD ödeme konusundaki uyuşmazlık dışında mutabakatın sağlanmış ve tarafların birbirine karşı ana borç-alacak yükümlülüklerinin yerine getirilmiş olacağı, Hukuki Değerlendirme ve Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; yazışmaların içeriğinden, uyuşmazlık konusu 18 Adet ... *in ... Tarafından Satın alınarak depolama amacıyla ...'e teslim edildiği ve ...'in ürünleri gerektiği gibi muhafaza etmediği gerekçesi ile ... tarafından iadesinin talep edildiği, ...'in ise ürünlerin üretimden kaynaklı olarak arızalı olabileceği gerekçesi ile iadesini kabul etmediği, Davalı ... firmasında yerinde yapılan incelemede;dosya konusu 18 Modem 'den 13 tanesinin Güç ve/veya İnternet bağlantı sorunları kaynaklı ARIZALI olduğu, 5 Adet modemin Güç ve İnternet bağlantılarının aktif olmakla birlikte, Firmanın Test ortamı kaynaklı ADSL testleri yapılamadığından Arızalı olup olmadığı konusunda kanaat oluşturulamadığı, Teknik üyemiz tarafından; davacı tarafından gönderilen 11.11.2021 tarihli fesih ihtarnamesi sonrasında taraflar arasında yapılan yazışmalar kapsamında, davacının düzenlediği fatura bedelleri üzerinden 18 Adet Modem karşılığı 180.54 USD ödeme haricinde mutabakat sağlandığının tespit edildiği, Yukarıdaanılan sözleşme hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından teslim alınıncaya kadar, muhafazasından, sağlıklı şartlarda saklanmasından ve ürünlere gelecek her türlü zarardan, davacının sorumlu olacağı söylenebilecekse de heyetimiz teknik üyesi tarafından ürünlerin üretimden mi, satın alınan firmadan mı, yahut davacı tarafından sağlıklı muhafaza edilmemesinden mi kaynaklı arızalı olduğunun tespit edilemediği, hal böyle iken 18 Adet ... Modem Karşılığı - 180,54 USD tutardan davacının sorumlu olmadığına yönelik şüpheden ari bir sonuca varılamadığı; Mahkemece ürünlerin sağlıklı koşullar altında muhafaza edilmemesinden kaynaklı arızalı olduğu tespit edilirse 18 Adet ... Modem Karşılığı - 180,54 USD tutardan davacının sorumlu olduğunun söylenebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacıdan alacaklı olduğu, tarafların defterleri arasındaki farklılığın ise arızalı modemlere ilişkin mahsuplaşma işleminden kaynaklandığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Yani bir başka deyişle mahsuplaşma işleminin sıhhatine göre alacaklı olan taraf belirlenebilecektir. Bu bağlamda mahkememizce bilirkişiler tarafından yerinde yapılan inceleme ve dosya kapsamındaki yazışmalar ile defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki ödemelerin ve iadelerin onaylandığı, davacı tarafından 18.01.2022 tarihinde davalıya gönderilen modemlerin incelenmesi sonucu 02.02.2022 tarihinde arızalı olduğu için iade edilmek istenen 18 Adet Modem konusunda uyuşmazlık olduğu için mutabakatın sonuçlandırılamadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı, davalı adına modem kurulum ve destek hizmeti vermektedir. Ek protokol ile davacı, davalıya ait modemleri kendi deposunda saklamayı ve istendiğinde teslim etmeyi taahhüt etmiştir. Buna göre kayıp veya hasardan davacı sorumludur. Bu bağlamda taraflar arasında uyuşmazlık konusu edilen 18 modem haricinde mutabakatın esas olarak sağlandığı da dikkate alındığında ihtilaf konusu olan 18 modemin davalı tarafından teslim alınmasına kadar geçen süre içerisinde muhafazasından, sağlıklı şartlarda saklanmasından ve ürünlere gelecek her türlü zarardan davacının sorumlu olacağı, bilirkişi tarafından yerinde yapılan tespitte hal böyle iken 18 Adet ... Modem Karşılığı - 180,54 USD tutardan davacının sorumlu olmadığına yönelik şüpheden uzak bir sonuca varılmadığı anlaşılmakla 12/01/2026 tarihli rapor hükme esas alınmış ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı konumda olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL'ni mahsup edilerek bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/06/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/746, K. 2026/377, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-746-e-2026-377-k-12042721f7c2