İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/24 E. 2026/622 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/24
Karar No
2026/622
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/24 Esas KARAR NO : 2026/622

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket yetkilisi ile müvekkilin sağlık bakanlığına bağlı ... üzerinden gerekli işlemlerin yapılması üzerine 18.05.2022 tarihinde sözlü anlaşma yaptığını, davalı şirket tarafından müvekkil şirket yetkilisinin eşi ve şirket çalışanının diğer çalışanlar ... de yapılacak işlemler için yetkili kullanıcı grubuna kayıt edildiğini, ilk işlemin 20.05.2022 tarihinde gerçekleştiğini, davalı şirket ile yapılan son işlem tarihinin 06.05.2024 olduğunu, davalı şirket yetkilisi tarafından ilk ödemenin 10.000,00-TL bedelinde 08.06.2022 tarihinde yapıldığını, sonraki ödemenin 08.04.2024 tarihinde 50.00,00-TL yapıldığını ve en son ödemenin de 50.000,00-TL olarak yapıldığını, müvekkil hizmet bedelinin tamamı olan 2119.642,60-TL için e-arşiv portalı üzerinden 01/08/2024 tarihli e arşiv faturası düzenlediğini, 02/08/2024 tarihinde borcun ödenmesi için davalı şirket yetkilisine paylaştığını, müvekkilin 06/09/2024 tarihinde ihtarname gönderdiğini, 11/09/2024 tarihinde davalıya ulaştığını ve davalının herhangi bir hizmet almadığını, avansın 3 gün içinde iade edilmesini ve davacı tarafın bakiye borç olarak ödenmesini ihtar ettiğini, fatura tarihinden yaklaşık 27 gün sonra faturaya itiraz edildiğini, sürenin geçmesinden sonra faturaya itirazın kabul edilemeyeceğini, faturaya itiraz edilmemesi durumunda bile borç ilişkisinin kanıtı olmadığı, davalı şirket yetkilisine bakiye borcu ödenmesi için yapılan taleplerin sonuçsuz kaldığını ve .... İcra Dairesinin 2024/... esas numaralı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazlarının sonucu takibin durdurulduğunu, müvekkilin arabuluculuk başvurusu yaptığını ancak anlaşmanın sağlanmadığını, davalının borç ve ilgili taleplerine daire itirazın hükümsüz kılınarak takibin sürdürülmesini, davalının icra takibine itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan karşılanmasını arz ve talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava dilekçesi ve tensip zaptının müvekkile 20.01.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen deliller müvekkile tebliğ edilmediğini, mahkeme kalemine gidilerek 14.02.2025 tarihinde kopyası alınabildiğinden tam flash bellek içeriği deliller tam olarak inceleme fırsatımız olmadığını, Kabul anlamına gelmemek üzere talepler zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin faturaya muttali olur olmaz süresinde faturaya itiraz ettiğini, Kabul anlamına gelmemek üzere faturanın yasal ödeme süresi dolmadan yani muaacceliyet gerçekleşmeden icra takibi yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının kestiği e-arşiv faturasının geçerli olduğu kabul edilse bile faturanın müvekkile usulü dairesinde tebliğ edilmediğini, müvekkil şirketin faturaya ıttıla tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının vadesi dolmadan faturaya icra takibine koyduğunu, davacı tarafın ihtarnamede 7 gün süre verdiğini, 7 günlük süre geçmeden icra takibi başlattığını, davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, Davacının iddiaları ve savunmalarının ve özellikle ... kaydı için herhangi bir ücret tarifesi olmadığını, dikkate alındığında davacının düzenlediği faturanın ve talebinin yargılamayı gerektirdiğini, muhtacı muhakeme olduğu, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın hem haksız hem de kötü niyetle yapılmış olması gerektiğini, davanın ve koşulları oluşmayan inkar tazminat talebinin reddini, davacının %20 den az olmak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.

Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine 109.642,60-TL asıl alacak toplam 109.642,60-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 22/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/09/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 09/03/2026 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dosyası ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde ve Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere ; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme Davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı şirket 2024 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği tutulması ve ibrazı zorunlu olan 2024 yılı envanter defteri ibraz edilmediği, Davalının İbraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davalının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Faturaların Taraf defterlerinde yer alıp almadığı yönünden değerlendirme davacının ibraz edilen ticari defterlerinde ve belgelerinde icra ve dava konusu yapılan 01.08.2024 tarih ... nolu ve 219.642,60.-TL tutarlı faturanın davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip itibariyle icra ve dava konusu fatura bakiye tutarından dolayı davalından 109.642,60-TL alacağı olduğu, Davalının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan 01.08.2024 tarih ... nolu ve 219.642,60-TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, ... logları ve 324 cihazlık işlem hacmi üzerinde yapılan inceleme neticesinde heyetimiz aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır: Hizmetin Kapsamı: Davacı tarafın, 20.05.2022 - 06.05.2024 tarihleri arasındaki 24 aylık süreçte davalı firmaya kesintisiz ... danışmanlık hizmeti verdiği ve bu sürede toplam 324 adet tıbbi cihazın sistemsel kaydını/güncellemesini gerçekleştirdiği somut verilerle sabitlenmiştir. Hukuki Dayanak: Davalı tarafından daha önce yapılan 110.000 TL'lik "... danışmanlık” açıklamalı ödemeler ve faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmemiş olması, hizmetin verildiğine ve bedelinde mutabık kalındığına dair güçlü delil teşkil ettiği, takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarının tespiti yönünden değerlendirme, davacı tarafından .... İcra dairesinin 2024/... dosyasına davalı aleyhine yapılan icra takibi dolaysıyla davalının icra dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olacağı değerlendirildiği, Şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır. Bedelin Hesaplanması ve Uygunluğu: Faturaya konu 219.642,60 TL tutarı, toplam cihaz sayısına bölündüğünde (cihaz başı -677 TL) veya aylık danışmanlık bedeli üzerinden oranlandığında (aylık -9.150 TL), tıbbi cihaz sektörü rayiçlerinin altında veya makul sınırlar içerisinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde davaya konu faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, buna göre 109.642,60 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında ise davaya konu faturanın kayıtlı olmadığı, davalı tarafın mahkememize sunulması zorunlu 2024 yılı envanter defterini ibraz etmediği, davacı tarafından faturaya konu hizmetin verilip verilmediği, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olup olmadığının incelenmesinde; davalı tarafından, davacıya ve dava dışı ...'a EFT dekontunun açıklama kısmında uts kayıt işlemi /... danışmanlık hizmeti yazılı olduğu, buna göre taraflar arasına ... kayıt işlemi ve danışmanlık konusunda ticari ilişkinin kurulması noktasında iradelerinin bulunduğu açıktır. Somut olayda danışmanlık hizmetinin verilip verilmediği hususunda mahkememizce aldırılan ek bilirkişi raporu ile davacı tarafın, 20.05.2022 - 06.05.2024 tarihleri arasındaki 24 aylık süreçte davalı firmaya kesintisiz ... danışmanlık hizmeti verdiği ve bu sürede toplam 324 adet tıbbi cihazın sistemsel kaydını/güncellemesini gerçekleştirdiği, davacı tarafından düzenlenen faturanın piyasa rayiçlerine uygun olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, kısmen yapılan ödemenin icra dosyasından açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 21.928,52-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 7.489,69-TL harcın, peşin alınan 1.324,22-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.165,47-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 1.324,22-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.939,62-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.880,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/24, K. 2026/622, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-24-e-2026-622-k-f3bdcf498dcc