İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/732 E. 2026/611 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/732
- Karar No
- 2026/611
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/732 Esas KARAR NO :2026/611
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:15/11/2024 KARAR TARİHİ:06/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilin ile davalı arasında yapılan görüşmeler neticesinde müvekkilinin davalıya ait malların taşıma hizmeti sunduğunu, hizmet kapsamında ilgili bedelin davalıya tebliğ edildiğini ancak davalının yasal süre içinde ödeme yapmadığını, bu nedenle müvekkilince davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin lojistik firması olduğunu, müşterilerinden aldığı ürünleri davacıya gönderdiğini ve davacının da ürünleri ... gibi firmalar ile gönderdiğini, davacının komisyonculuk yaptığını, davacının haklı olmayan bedeller talep ettiğini, davacının müvekkili ile ön ödeme usulünde çalışmak üzere anlaştığını ancak davacının faturalarını çok geç kestiğini, faturanın azami kesilme süresinin 7 gün olmadığını, davacının kur farkı üzerinden zenginleşmeye çalıştığını, diğer yandan davacının müvekkiline ait ürünleri kaybetmesi nedeni ile iade faturası kesilmesi talebini kabul ettiğini, yine davacının paket ölçümlerini kendisi yapmadığını, davacının ölçüm yaparken ... ölçümlerini baz aldığını, haliyle ...'in yaptığı yanlış ölçümleri de müvekkiline yansıttığını, davacının fatura keserken asıl gönderici olan ...'in ölçümlerini beklediğini, ölçümler geldiğinde müvekkilinin elindeki datalar ile fazla desi ölçüldüğünü tespit ettiğini, bu nedenle haklı nedenle ödeme yapmadığını, bu yanlışlığa itiraz etmesi gerenin davacı olduğunu; yanlış ölçümler nedeniyle doğan desi farkları nedeni ile 7.607,16-TL, geç kesilen faturalar nedeni ile doğan kur farklarından doğan haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşme teşkil eden fark nedeni ile 8.017,58-TL, davacının müvekkilinin bazı ürünlerini kaybetmesi nedeni ile iade faturası kesilmesini kabul ettiği 7.096,19-TL olmak üzere toplamda davacıya 22.720,93-TL tutarında iade faturası kesildiğini, kalan 31.105,86-TL'nin kabullerinde olduğunu ve duruşma tarihinden önce ödeneceğini, ancak 22.720,93-TL'nin müvekkiline ait borç olmadığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 46.671,79-TL asıl alacak ve 7.154,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.826,74-TL borcun ödenmesi amacıyla 04/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 07/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16/09/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Taşıma Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinin 23/10/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023-2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça 2024 yılı yasal defter ve dayanak belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, incelemeye ibraz edilen 2023 yılına ait ticari defterlerin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı, davacı tarafından davalı firmaya e-ticari fatura gönderildiği, dava konusu bu faturalara davalı tarafından ret verilmediği ve kabul edildiği, bu faturalara 8 günlük yasal sürede veya sonrasında itiraz edilmediği, tarafların arasında yoğun bir ticari ilişki olduğu süren bu ticari ilişkide davalı tarafından ödemelerin önceden yapıldığı, sonrasında davalı tarafından faturaların kesildiği, taraflar arasındaki örtüşmeme farkının davalı tarafından icra takip tarihinden sonraki tarihte kesilen iade faturasından kaynaklandığı bu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu iade faturasına konu olan yanlış ölçümler nedeni doğan desi farkları nedeni ile 7.607,16-TL, geç kesilen faturalar nedeni ile doğan kur farklarından doğan haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşme teşkil eden fark nedeni ile 8.017,58-TL, davacının, davalı şirketin bazı ürünlerini kaybetmesi veya gönderememesi nedeni ile iade faturası kesilmesini kabul ettiği 7.096,19-TL hususlarında dosyada mevcut bilgi belge bulunmadığı, incelemede bu hususlar hakkında tespit yapılamadığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının halı sebeplerle düzenlendiği hususunun ispata muhtaç olduğu, bu açıklamalar doğrultusunda iki farklı alternatife varıldığı, birinci alternatif; davalı tarafından davacıya düzenlenen 22.720,93-TL tutarlı faturanın haklı sebeplerle düzenlenmediğine karar verilmesi halinde davacı tarafın davalıdan 46.671,79-TL alacaklı olduğu, İkinçj Alternatif; davalı tarafından davacıya düzenlenen 22.720,93-TL tutarlı faturanın davacıya haklı sebeplerle düzenlendiğinin tespiti halinde davacının davalıdan 23.950,86-TL alacaklı olduğu, davacı taraf icra takibinde cari hesap alacağına 7.154,95-TL tutarında işlemiş faiz talep ettiği, tarafların arasında faiz talep edileceğine yönelik olarak herhangi bir sözleşme/teamül bulunmadığı, davacı tarafın alacağının tahsili için davalıya noterlik ihtarnamesi de keşide etmediği bu sebeple davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği, tarafların inkar tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 9.658,51-TL bedelli fatura sureti, 1.583,06-TL bedelli fatura sureti, 17.379,80-TL bedelli fatura sureti, 54.629,08-TL bedelli fatura sureti, cari hesap ekstresi -Davalı vekili tarafından sunulan; 22.720,93-TL bedelli fatura sureti, iadeye ilişkin mail yazışmaları -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma hizmetinden dolayı bakiye alacağın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma işine aracılık amacıyla icra edilen ticari ilişki kapsamındaki açık cari hesap ilişkisinde davalının başlattığı takip kapsamında alacaklı olup olmadığı, miktarı noktasında toplandığı, davalının bir kısım alacak iddiasını kabul ettiği, itiraz ettiği kısmın tek taraflı fazla desi işlemi, faturanın geç tanziminden kaynaklı kur farkı ve kaybolan veya gönderilemeyen gönderiler için iade faturası kesilmesinden kaynaklandığının belirtildiği, davalının 07/03/2025 tarihi itibariyle icra dosyasına 31.110,00-TL ödediği anlaşıldı. Davalı yan icra takibine tümden itiraz etmiş, dava tarihinden sonra açıklama içermeksizin kısmi ödeme yapmış, TBK 100 maddesi uyarınca işlem yapılmıştır. Davacı yan her ne kadar dava dilekçesinde dava değerini 53.826,74-TL olarak bildirmiş ise de tevzi formunda dava dilekçesinin talep sonucunda asıl alacak ve takip sonrasındaki ferilere yönelik itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği, bilirkişi raporuna karşı sunduğu 25/11/2025 tarihli beyan dilekçesinde ve son duruşmada da bu yöndeki iradesini bildirdiği, dolayısıyla dava değerinin 46.671,19-TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı yan açık cari hesaptan takip edilen ticari ilişkide kayıp, fazla ölçüm, desi farklılığı gibi hususlardan dolayı alacağın bulunmadığını, yanlış veya eksik ölçümlerin davacının sorumluluğunda olduğunu, kendisine yansıtılamayacağını, asıl taşıyıcı ...'in ölçümlerine itiraz edilmeden tutarların kendisine yansıtıldığını, tespit edilen alacak miktarının icra dosyasına yatırıldığını, bakiye alacak kalmadığını, faturaların geç kesilmesi nedeniyle oluşan kur farkının alacak olarak kaydedilemeyeceğini, iade faturasının kabul edilmesine rağmen alacak miktarından düşülmediğini bildirerek davanın reddini dilemiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. Maddesi ile mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Taşımacılık hizmet sözleşmesi kapsamında sürdürülen açık cari hesap ilişkisinde davacının kendi defterlerinde, takipteki asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğunun görüldüğü, defterlerinin kendi içerisinde tutarlı olduğu, lehe delil olarak dayanılabileceği, davalının defterlerinin tutarlı olmayıp lehe delil olarak dayanılamayacağı, davalının iade faturası kabulüne dair savunması karşısında takip tarihine kadar iade edilen fatura bulunmadığı, takip tarihinden sonra 22.720,93 TL'lik faturayı süresinden sonra iade ettiği, bu aşamaya kadar davalının taşımacılık hizmeti kapsamında aldığı faturalara savunduğu gibi desi farkı, kaybolan eşya, vade/kur farkı gibi hususlarda itirazının bulunmadığı, ayıplı hizmet iddiasının gündeme gelmediği, 22.720,93 TL'lik itiraz haricinde asıl alacak miktarına itiraz bulunmadığı, defterlerin uyuşmadığı tek tutarın da bu miktar yönünden gündeme geldiği, başkaca şekilde hizmetin verilmediğine dair bir iddia bulunmadığı, faturaların taşıma bedeline yönelik olarak düzenlendiği, salt kur veya vade farkı faturasının bulunmadığı, faturaların genel olarak toplu halde ve ödeme üzerine kesildiği, bu yöndeki ilişkiye veya faturaların geç kesilmesine dayalı bir itirazın gündeme gelmediği, faturanın asgari bir sürede kesileceğine dair anlaşma bulunmadığı, kaybolan ürüne veya desi farklılığına dair savunmayı ortaya koyacak delil veya eksik ayıplı iş ihtaratı bulunmadığı, bu yönde sonradan ortaya çıkan genel itirazların tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davalı adına düzenlenen e-faturaların itiraz veya iade görmediği, bu sürece kadar itiraz görmeyen faturaların TTK 21/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesinleştiği, davalının savunmasında bildirdiği eksik, ayıplı hizmet, ölçüm farklılığı gibi hususların ispatlanmadığı, süresinde fatura itirazı veya iadesi yokluğu nedeniyle bu haliyle kabul edilmiş sayıldığı anlaşılmış, talep edilen asıl alacak miktarı itibariyle itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Dava tarihinden sonra yapılan ödemenin, TBK'nun 100. maddesi uyarınca öncelikle ferilerden mahsup edilmesi gerektiği, iptali talep edilen itirazın halen asıl alacağa yönelik olduğu, asıl alacak, takipten sonra işleyecek faiz, vekalet ücreti, dosya masrafı gibi alacak kalemlerini tüketecek, davayı konusuz bırakacak miktarda olmadığı anlaşılmakla ödenen tutarın infazda gözetilmesine karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 46.671,19-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, avans faiz işletilmesine, -Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmek suretiyle hükmün infazı aşamasında dikkate alınmasına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 9.334,23-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, 4-Alınması gereken 3.188,11-TL karar ve ilam harcından 650,10-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.538,01-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 650,10-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.077,70-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi raporu olmak üzere toplam 17.250,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 06/07/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza