İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/374 E. 2026/623 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/374
Karar No
2026/623
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/374 Esas KARAR NO : 2026/623

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkil şirket tarafından davalılar aleyhine .... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, Davalı yanların gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğunu, bu zarara ilişkin müvekkil kurum tarafından davalı firmaya karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından bu zarar giderilmediğini, müvekkil tarafın arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, bu nedenle ispat yükünün tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, Şirket ile beraber şirket yöneticileri de davaya konu haksız fiil borcundan sorumlu olduğunu, davanın kabulünü, .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamını, davalı yanların %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yanlara tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 10.467,15-TL asıl alacak 200,97-TL işlemiş faiz 36,17-TL olmak üzere toplam 10.704,29-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı ... ...'e 11/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/12/2021 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği, davalı ...'ye 13/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/12/2021 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 17/01/2026 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Yukarıda yapılan tespitler, incelemeler, değerlendirmeler ve ilgili mevzuat kapsamında kaçak elektrik kullanım olayında davalıların davacıya ödemesi gereken miktarın 10.920,01 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali taleplerine yönelikti istemine ilişkindir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin; kaçak elektrik enerjisi tüketimi hallerine dair 42. maddesi; (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, (...) kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasına dair 44. maddesi; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan (Değişik İbare: RG-14/1/2025-32782) dağıtım şirketince tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş (Değişik İbare: RG-14/1/2025-32782) olan dağıtım şirketince tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Takip konusu itibarıyla kaçak elektrik kullanımı (haksız fiil) sözkonusu olduğundan, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre şirket yöneticilerinin sorumlu tutulmaları mümkün olacaktır. Dosyadaki İTO kaydına göre tutanakta yazılı adreste faaliyet göstererek kaçak elektrik kullanan şirketin tutanak tarihihndeki yetkilisi konumunda olan ... hakkında takip yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalıya bu sıfatla haksız fiil sorumluluğu düştüğü, husumetinin var olduğu, şirket ile birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; davalının ticari işletme vasfındaki iş yerinde sözleşmesiz ve kayıtlı sayaç ile kaçak elektrik kullanıldığı tutanak ve bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık karar vermeye elverişli görüldüğünden bilirkişi raporuna itibar edilerek bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı gerçek kişinin de şirketin tek temsilcisi olduğu, TMK tüzel kişilik hükümlerine göre haksız fiilden hem organ sıfatıyla şirketi sorumlu hale getirdiği hem de kendisinin sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK’nun 22/09/2010 tarih, 2010/13-466 Esas, 2010/410 Karar, 28/11/2012 tarih,2012/13-624 Esas, 2012/915 Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.) Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Haksız fiile dayalı alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 116,60-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.053,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 10.704,29-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/374, K. 2026/623, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-374-e-2026-623-k-c22bab1ac482