Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/758 E. 2026/2317 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/758
- Karar No
- 2026/2317
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/758
KARAR NO:2026/2317
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :27/11/2025
NUMARASI:2023/603 E - 2025/839 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:15/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; , müvekkil kurum görevlileri tarafından " ... Beyoğlu/İstanbul" adresinde yapılan kontrolde 16.09.2021 ile 10.02.2022 tarihleri arasında sözleşmesiz enerji kullanımı tespit edildi.”gerekçesi ile davalı hakkında 22.02.2022 tarihli kaçak usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu,bu tutanak gereğince tahakkuk olunan 25.02.2022 tarihli fatura ödenmediğinden İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazının iptali ile takibin devamına,davalının %20 icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... hakkında düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığını ve adı geçen davalının kaçak elektrik kullanmadığını, kendisine husumet yöneltile- meyeceğini, ... Şirketi hakkında düzenlenen 22.02.2022 tarihli tutanakta kaçak elektrik kullanıldığı belirtilen yerin "... Beyoğlu" olarak gösterildiğini, müvekkili şirketin İTO adresinin "... Beyoğlu/İstanbul" olduğunu, her iki müvekkilinin tutanakta belirtilen adres ile ilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla kaçak tüketim bedelinden sorumlu tutulamayacaklarını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kaçak tahakkuk hesap bülteninde başlangıç tarihi olarak 14.01.2022 tarihi ve bitiş tarihi olarak 10.02.2022 tarihini gösterilmesine rağmen kaçak elektrik tespit tutanağında "16.09.2021 ile 10.02.2022 tarihleri arasında sözleşmesiz enerji kullanımı tespit edildi" şeklinde bir tespite yer verildiğini, tutanak ile bülten arasında başlangıç tarihi olarak uyumsuzluk olduğunu, tahakkuk fahiş miktarda olup hesapla- manın ne şekilde yapıldığının da belli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
"1-Davacının davasının KISMEN KABUL; KISMEN REDDİ ile;
A-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
B-Davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi yönünden davanın Kısmen Kabul; Kısmen Reddi İle; Davalının İstanbul 34. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın 21.533,99 TL asıl alacak, 143,71 TL işlemiş faiz ve 25,87 TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 21.703,57 TL yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaçak tespit tutanağına ait ilgili adreste keşfen yapılan inceleme sonucu kaçak tespit tutanağında belirtilen cihaz- ların güç bilgilerinin farklı olduğu belirtilerek keşif esnasında tespit edilen cihazların güç bilgilerine göre hesaplama yapıldığını, ancak incelemeye ve hesaplamaya esas alınan cihazların keşif öncesinde değiştirilmiş veya bir kısmının kaldırılmış olabileceğini, rapora itiraz edildiğini, ancak itirazlarının giderilmediğini, ayrıca davalı şirketin tek ortak ve yetkilisi... olup kaçak tüketim bedeli ile sorumluluğu doğmasına rağmen bu davalı yönünden husumet yönünden red kararı verilmesinin de doğru olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından;... çalışanları tarafından " ... Beyoğlu/İstanbul" adresinde yapılan kontrolde "16.09.2021 ile 10.02.2022 tarihleri arasında sözleşmesiz enerji kullanımı tespit edildi. ” gerekçesi ile davalı şirket hakkında " 22.02.2022 tarihli ... nolu kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı düzenlendiği,bu tutanak gereğince tahakkuk olunan 21.981,41 TL bedelli fatura ödenmediğinden davalılar aleyhine ilamsız takip başlatılarak 22.230,41 TL alacağın tahsilinin talep edildiği,davalıların itirazı nedeniyle takip durduğundan eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönünden 21.703,57 TL alacak için davanın kısmen kabu- lüne,davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı her iki davalı yönünden kabul kararı verilmesinin gerektiğini iddia ile istinafa gelmektedir.
1.) Davalı şirket yönünden; uyuşmazlığa konu dava değeri 22.230,41 TL, mahkemece davalı şirket yönünden hüküm altına alınan 21.703,57 TL , red olunan ve istinafa getirilen dava değeri ise 526,84TL'dir.İstinafa getirilen alacak miktarı dava tarihi itibariyle istinaf sınırının altında kalmakla davalı şirket hakkındaki istinaf dilekçesinin HMK 341, 352/1-b md gereğince reddi gerekmiştir.
2.)Davalı ... yönünden; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumlu- luğun türünün TBK'da düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.Davalı ...'ın davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi durumunda olup davalı şirketin kaçak elektrik tüketimi nedeniyle müteselsilen sorumluluğu doğmasına rağmen mahkemece bu davalı yönünden pasf husumet yokluğu gerekçesiyle red kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacının davalı ... ile ilgili istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A- Davalı Tasfiye Halinde ... Şti vekili istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,
B- Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;
1- Davanın Kısmen Kabulüne, Davalıların İstanbul 34. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen 22.230,41 TL'lik alacağın 21.533,99 TL asıl alacak, 143,71 TL işlemiş faiz ve 25,87 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 21.703,57 TL'lik kısmına vaki itirazlarının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine
3- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.482,57-TL'den davacı tarafından yatırılan 268,4TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.482,57 -TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
4- Davacı tarafından yatırılan 268,49-TL peşin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yaptığı 12.112,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranında hesaplanarak 11.824,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00TL'nin kabul red oranına göre 1.561,60 TL kısmının davalılardan; kalan 38,40 TL kısmının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7- Davalılar tarafından yapılan yargılama giderin bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki A.A.Ü.T göre hesaplanan ve takdir edilen 21.703,57 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9- Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden,karar tarihindeki A.A.Ü.T.göre hesaplanan ve takdir edilen 526,84 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa ödenmesine, Sair istinaf taleplerinin reddine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 380,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/09/2026