İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/365 E. 2026/755 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/365
- Karar No
- 2026/755
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/365 KARAR NO : 2026/755
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Kaçak Elektirik Kullanımından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22.05.2025 KARAR TARİHİ : 21.09.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının/borçlunun kullanımında olan tesisatta kurum tarafından 11/02/2021 tarihinde yapılan kontrolde ''perakeden satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdehale ederek elektrik enerjisi kullandığı'' tespit edilmesi üzerine ... tarih ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketimine karşılık olarak 7.455,32-TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, kaçak elektrik bedeline, 194,83 TL gecikmiş gün faizi ve 35,07 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 7.685,22 TL fatura bedeli için ... 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile gönderilen ödeme emrine davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, faturada herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, huzurdaki davaya ve taleplere yönelik zamanaşımı defi ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, resen değerlendirme yapılmasını talep etiklerini, davacı şirket tarafından müvekkiller aleyhine aynı konuya ilişkin ikame edilmiş dava ve takiplerin UYAP sistemi üzerinden sorgulanmasını ve derdestlik itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, müvekkillerinin diğer davalı şirketin eski yetkilileri olup yetkilisi oldukları dönemde usul ve yasaya uygun faaliyet gösterdiklerini, kaçak elektrik kullanmadıklarını, tutanağa ve faturalara itiraz ettiklerini, tutanakta müvekkillerinin imzalarının bulunmadığını, tutanağa dayanak herhangi bir görsel, fotoğraf vb delil olmadığını, Asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkillerinin kaçak elektrik kullanıldığının tespiti halinde davacı şirketin talep ettiği bedelin; Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayımlanan usul ve esaslarda açıklanan yönteme ve de EPDK kararı hükümlerine göre hesaplatılması, bilirkişi incelemesi yapılması ve denetime elverişli olarak hesaplanacak rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... A.Ş. (Eski; ...Tic. A.Ş.) davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; kaçak/usulsüz elektirik kullanıldığı iddiasına (haksız fiil) dayanak tutanağa istinaden tarh ve tahakkuk ettirilen elektirik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davalıların kaçak elektirik kullanıp kullanmadığı, kullanılmış ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ...ul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile 12.04.2021 tarihinde, davalılar aleyhine, diğer alacak açıklamasıyla, 7.455,32.-TL asıl alacak, 194,83.-TL İşlemiş Faiz, 35,07.-TL Temerrüt Faizin yüzde 18 gider vergisi olmak üzere toplam 7.685,22.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalı ...'a 05.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçlulara tebligat çıkartılmadığı, borçluların 06.05.2021 tarihinde hiçbir borcu olmadıklarını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibi durdurdukları, davacının da 22/05/2025 tarihinde 7.685,22.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalı vekili zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünden öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesi davalı tarafa 04-10.06.2025 tarihlerinde tebliğ edilmiş, cevap dilekçisi yasal 2 haftalık davaya cevap verme süresi içerisinde 18.06.2025 tarihinde verilmiştir. O halde zamanaşımı def'ini incelemek gerekmiştir. Tespit tarihi 11.02.2021 olup, bu tarih itibariyle tutanak düzenlenmiştir. Eylem haksız fiil olup, TBK.nun 72.maddesi gereğince; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Davalının eylemi "Karşılıksız Yararlanma" suçu olup, 5237 sayılı TCK.nun "Karşılıksız Yararlanma" başlıklı 163.maddesi gereğince: "(1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) (Ek: 2/7/2012-6352/83 md.) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." 5237 sayılı TCK.nun "Dava Zamanaşımı" başlıklı 66/1. Maddesi gereğince: "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer." Öyleyse davada esas alınacak üst zamanaşımı süresi 8 yıldır. Hal böyle olunca tutanak yani haksız fiil tarihi olan 11.02.2021 tarihinden, zaman aşımı süresinin dolduğu 11.02.2029 tarihine kadar 22.05.2025 tarihinde dava açıldığından davalılar vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmediğinden talepleri kabul edilmemiştir. Davalı gerçek kişiler vekili derdestlik itirazında bulunmuş ise de bu itirazına dayanak bir belge veya bilgi sunmadığından ve mahkememizin bu durumu resen araştırma yükümlülüğü bulunmadığından talebi yerinde görülmemiştir. Davalı şirket hakkında ... adresinde... tarih ve ... seri numaralı "Kaçak / Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı" düzenlenmiştir. Tutanağın incelenmesinde abone grubunun ticari (Şantiye) olduğu, sayacın kayıtlı olduğu ancak sözleşmesiz elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu kaçak elektirik tespit tutanağının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 12.06.2024 tarih ... E.... K. İle 25.03.2024 tarih ve ...E. ... K.). Ancak davalı tarafça bu belgenin doğru olmadığı, kaçak/sözleşmesiz elektirik kullanılmadığı açıkça belirtilmediği gibi aksine savunmayı destekler bir delil de sunulamamıştır. Bu nedenle tutanağa itibar edilmiştir. Tutanak ve tutanağa dayalı fatura davalı şirket adına düzenlenmiş, fakat icra takibi tüm davalılar aleyhine başlatılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...tarih, ...sayılı ve ... konulu cevabi yazılarına göre ... 30. Noterliğinin 19.10.2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdiklenen 05.10.2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na göre ... ve ...'un 3 yıl süre ile şirketi temsile yetkili olarak seçildikleri, Kadıköy noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdiklenen 06.04.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na göre; 06.04.2021 tarihinde yapılan toplantıda şirketi temsil eden ...'un temsil yetkisinin sonlandırıldığı, yerine 3 yıl süre ile ...'un seçildiği anlaşılmıştır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davalı gerçek kişilerin, davalı şirketin yönetici ve ortağı olduğu anlaşılmakla, davalı şirketin "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davalı ...'un -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu (Emsal; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 16.5.2023 tarih ve ... E. ... K. İle 30/04/2025 tarih ve ... E. ...K. ile 30/04/2025 tarih ve ... E.... K. ile 30.04.2025 tarih ve... E. ... K.vb ), ancak diğer davalı ...'un tutanak tarihinden (11.02.2021) sonra 06.04.2021 tarihinde yapılan toplantıda şirketi temsil eden ...'un temsil yetkisinin sonlandırılarak yerine 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanı ve temsilci olarak seçildiği anlaşıldığından bu davalının sonuçtan sorumlu olmayacağı kabul edilmiş ve hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. 11.02.2021 tarihli tutanağa istinaden, 11.02.2021 tarihinde 11.12.2020 - 21.02.2021 tarihleri arası esas alınarak 22.02.2021 son ödeme tarihli 7.455,32.-TL bedelli "Kaçak Elektrik Tüketim Faturası" tahakkuk ettirilmiştir. Mahkememizce alınan 04.05.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalı şirketin kullanımındaki ...adresindeki şantiye mahallinde, 11.02.2021 tarihinde yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan elektrik tüketildiği tespit edilmiş ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği, bu kullanımın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesi (Perakende Satış Sözleşmesi Veya İkili Anlaşma Olmaksızın Dağıtım Sistemine Müdahale Ederek Elektrik Enerjisi Tüketmesi) kapsamında KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ niteliğinde olduğu, sayaç üzerindeki endeks farkı (191,277 kWh), 25/5 oranındaki akım trafosu çarpanı (x25) ile çarpılarak 4.781,775 kWh gerçek tüketime ulaşıldığı, bu hesabın teknik ve matematiksel olarak doğru olduğu, sayaç demantı (0,3 kW x 25 5 7,5 kW gerçek talep gücü) ve 11.12.2020 - 11.02.2021 tarihleri arasındaki 62 günlük dönem üzerinden yapılan analizde, ortalama günlük çalışma süresi 10,28 saat olarak hesaplandığı, bu sürenin bir inşaat şantiyesi için makul bir kullanım profili oluşturduğu, tüketimin tutanak mahallinde fiilen gerçekleştiği kanaatine varıldığı, ayrıca uygulanan 62 günlük dönem, EPTHY Madde 45/1-a hükmünde öngörülen 12 aylık üst sınırın ve doğru bulgu belge yokluğunda esas alınması gereken 90 günlük sürenin altında kaldığı, bu yönüyle dönem belirlenmesinin davalı lehine bir uygulama olup mevzuata aykırılık teşkil etmediği, üstelik davalı tarafça bu süreden daha kısa süreli mahallin kullanıldığına dair sunulmuş belge bulunmadığı, faturada uygulanan birim fiyatlar (Enerji: 0,890719 TL/kWh; Dağıtım: 0,361115 TL/kWh), 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren EPDK tarafından onaylanan AG Tek Terimli Ticarethane tarifesinin EPTHY Madde 46/2 hükmü gereği 1,5 katı ile uyumlu olduğu, mükerrer kaçak (2 kat) uygulanmadığı, mevzuatın açıkça öngördüğü 1,5 kat ceza katsayısının doğru olarak yansıtıldığı, aynı şekilde Enerji Fonu (33,94 TL), TRT Payı (85,18 TL), BTV (212,96 TL) ve %18 KDV (1.137,25 TL) kalemleri de yürürlükteki mevzuata uygun olarak hesaplanmış olup, fatura tutarının (7.455,32 TL) hesabında herhangi bir hata bulunmadığı, faturanın son ödeme tarihi (22.02.2021) ile icra takip tarihi arasındaki 49 günlük süre için, 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi kapsamında yürürlükte olan aylık %1,6 (yıllık %19,2) gecikme zammı oranı esas alınmıştır. Asıl alacak 7.455,32 TL üzerinden günlük olarak hesaplanan gecikme zammı 194,83 TL'dir [7.455,32 × 0,016 × (49/30) = 194,83 TL]. Bu tutar üzerinden 3065 sayılı KDV Kanunu Madde 24/c hükmü gereği uygulanan % 18 KDV de 35,07 TL olup hesaplamanın doğru olduğu, ... 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe konu edilmiş; 4.781,775 kWh kaçak tüketim, 7.455,32 TL asıl alacak (kaçak elektrik faturası), 194,83 TL gecikme zammı, 35,07 TL gecikme zammı KDV'si, toplam 7.685,22 TL üzerinden takibin devamına karar verilebileceği, diğer şirket yöneticilerinin sorumluluklarının mahkemenin takdirine bağlı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; Davalı şirket hakkında davacı kurum yetkilileri tarafından 11.02.2021 tarih ve H/392532 seri numaralı "Kaçak / Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı" düzenlenmiştir. Tutanağın incelenmesinde abone grubunun ticari olduğu, sözleşmesiz ve kayıtsız sayaç kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kurumun aboneliğinin olmadığı açıktır. Bu nedenle abonesiz elektirik kullandığı kabul edilmiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının nasıl hesaplanacağına dair 30.05.2018 tarihli “Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde birtakım kurallara yer verilmiştir. Buna göre ilgili yönetmeliğin bu kullanımın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesi (Perakende Satış Sözleşmesi Veya İkili Anlaşma Olmaksızın Dağıtım Sistemine Müdahale Ederek Elektrik Enerjisi Tüketmesi) kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, sayaç üzerindeki endeks farkı (191,277 kWh), 25/5 oranındaki akım trafosu çarpanı (x25) ile çarpılarak 4.781,775 kWh gerçek tüketime ulaşıldığı, bu hesabın teknik ve matematiksel olarak bilirkişi tarafından doğru bulunduğu, 11.12.2020 - 11.02.2021 tarihleri arasındaki 62 günlük dönem üzerinden yapılan analizde, ortalama günlük çalışma süresi 10,28 saat olarak hesaplandığı, bu sürenin bir inşaat şantiyesi için makul bir kullanım profili oluşturduğunun kabul edildiği, mahkememizce de bu tespitte dosya kapsamına göre bir yanlışlık gözlenmediği, mevzuata uygun olduğu, davalı tarafça bu süreden daha kısa süreli bir kullanım olduğunun iddia edilmediği gibi herhangi bir belge de sunulmadığı, mevzuatın açıkça öngördüğü 1,5 kat ceza katsayısının doğru olarak yansıtıldığı, aynı şekilde Enerji Fonu (33,94 TL), TRT Payı (85,18 TL), BTV (212,96 TL) ve %18 KDV (1.137,25 TL) kalemleri de yürürlükteki mevzuata uygun olarak hesaplanmış olup, fatura tutarının (7.455,32 TL) hesabında herhangi bir hata bulunmadığı, faturanın son ödeme tarihi (22.02.2021) ile icra takip tarihi arasındaki 49 günlük süre için, 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi kapsamında yürürlükte olan aylık %1,6 (yıllık %19,2) gecikme zammı oranı esas alınmıştır. Asıl alacak 7.455,32 TL üzerinden günlük olarak hesaplanan gecikme zammı 194,83 TL olduğu [7.455,32 × 0,016 × (49/30) = 194,83 TL], bu tutar üzerinden 3065 sayılı KDV Kanunu Madde 24/c hükmü gereği uygulanan % 18 KDV de 35,07 TL olup hesaplamanın doğru olduğu (Emsal; İstanbul BAM 3.HD.nin 30.04.2025 tarih ve 2024/3674 E. 2025/1189 K.) anlaşıldığından ve yapılan hesaplamalarda maddi bir hataya rastlanmadığından davanın kabulüne, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine (Emsal; İstanbul BAM 3.HD.nin 11/06/2026 tarih ve ... E. ...K.) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile diğer davalılar/borçlular aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda gecikme faizi ve faiz üzerinden KDV UYGULANMASINA, Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL olup, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik alınan bakiye 116,60-TL harcın DAVALILAR ...VE... ŞİRKETİNDEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 695,00-TL ve bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.695,00-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı 13.925,80-TL yargılama giderinin DAVALILAR ... VE ...ŞİRKETİNDEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 7.685,22-TL vekalet ücretinin DAVALILAR ... VE ... ŞİRKETİNDEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 7.685,22-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK BU DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre DAVALILAR ... VE ... ŞİRKETİNDEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır