İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/530 E. 2026/560 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/530
Karar No
2026/560
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/530 Esas KARAR NO :2026/560

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/07/2025 -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. 2025/... K. SAYILI DOSYASI

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ile müvekkili arasında ... tarihleri arasında düzenlenecek olan ... 2024 Fuarı'na katılım sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının sözleşmeyle ödemeyi taahhüt ettiği reklam sözleşmesi bedelini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, sözleşmenin Mali Esaslar 5.2. Maddesine göre kiracının tek taraflı olarak vazgeçmesi durumunda tüm maddi yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu ve yaptığı ödemeleri de geri talep edemeyeceğinin yazılı bulunduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Davacı Vekilinin Mahkememizin Birleşen ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ile müvekkili arasında ... tarihleri arasında düzenlenecek olan ... 2024 Fuarı'na katılım sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının sözleşmeyle ödemeyi taahhüt ettiği reklam sözleşmesi bedelini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, sözleşmenin Mali Esaslar 6.2. Maddesine göre kiracının tek taraflı olarak vazgeçmesi durumunda tüm maddi yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğunu ve yaptığı ödemeleri de geri talep edemeyeceğinin yazılı bulunduğunu, ayrıca 6.5. Maddesinde ise sözleşmede belirlene ödeme tarihlerine uyulmadığında TL bazında aylık %3 uygulanır hükmünün yazılı bulunduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin; 01/12/2025 tarih, ... Esas ve 2025/... Karar sayılı kararı ile dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyasına Konu Edilen ... Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 183.916,80-TL asıl alacak ve 44.699,34-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 228.616,14-TL borcun ödenmesi amacıyla 19/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 30/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/12/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizin Birleşen ... Esas Sayılı Dosyasına Konu Edilen ... Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 798.271,30-TL asıl alacak ve 190.617,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 988.888,65-TL borcun ödenmesi amacıyla 30/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 18/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/12/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 05/03/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023 ve 2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafın 2024/530 E. sayılı davasına konu ... 2024/... sayılı icra takibinde davalıdan 183.916,80-TL asıl alacak+44.699,34-TL işlemiş faiz alacak talebinde bulunduğu, ancak davalının talep edebileceği faiz miktarının 24.692,95-TL olarak hesaplandığı, mahkeme tarafından faturanın haklı sebeplerle düzenlediğinin kabulü halinde; davacının talep edebileceği alacak miktarının 183.916,80-TL asıl alacak+24.692,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 208.609,75-TL olduğu, davacı ticari defterlerinde 29.07.2024 tarihinde Gelen Havale- ... stant kiralama için ödeme açıklaması ile davalıdan 50.000,00-TL tahsilat kaydı olduğu ve bu tahsilatın takip talebinde mahsup edilmediği, davacı tarafın birleşen dava ... E. Sayılı davasına konu ... 2024/... sayılı icra sayılı icra takibinde davalıdan 798.271,30-TL asıl alacak+190.617,35-TL işlemiş faiz alacak talebinde bulunduğu, ancak davalının tahsil edilen 50.000,00-TL düşüldükten sonra talep edebileceği asıl alacak tutarının 748.271,30-TL ve talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 113.255,47-TL olduğu, mahkeme tarafından faturanın haklı sebeplerle düzenlediğinin kabulü halinde; davacının talep edebileceği alacak miktarının 748.271,30-TL asıl alacak+113.255,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 861.526,77-TL olduğu, alacak konusu faturanın davalı tarafından 8 günlük yasal süre içerisinde reddedilmediği ve sistem üzerinde “Alıcı Kabul Etti–Otomatik” statüsüne geçtiği, iş bu faturaya itiraz veya iade işlemi yapıldığına dair dosyada mevcut belge bulunmadığı, ancak faturanın düzenlenme tarihi ile fiili teslim tarihi arasında süre bulunduğu, ayrıca faturanın 8 günlük süresinin dolduğu tarih itibarıyla ürünlerin henüz teslim edilmemiş olduğu, alacak konusu faturanın ve irsaliyenin düzenlenme tarihinin 17.07.2024, ürünlerin kargoya veriliş tarihinin 26.07.2024, teslim tarihinin ise 30.07.2024 olduğu, alacak konusu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların aynı faturalar ile ilgili birbirlerine çok sayıda iade faturası kestiği, davacı ticari defterlerine göre davalı şirketin iki sözleşmenin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalının fuara katılıp katılmadığı bilgisinin dosyada mevcut olmadığı, tarafların arasında iki sözleşme dışında başka bir ticari ilişki olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -Birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ... Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası -... Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 10/06/2024 Tarihli "... 2024 Katılımcı Kira Sözleşmesi sureti ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanakları -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, asıl ve birleşen dosya kapsamında fuar katılım sözleşmesi kapsamında doğan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen dava dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın aynı tarihli fuar katılım ve reklam sözleşmesi kapsamında davacının reklam edimini yerine getirip getirmediği, fuar katılımı için edimlerini tamamlayıp tamamlamadığı, alanı kabule hazır hale getirip getirmediği, davalının ödeme yapıp yapmadığı, iki ayrı sözleşme kapsamındaki tüm ücretin talep edilip edilemeyeceği, sözleşme bedelinin davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı ve bu kapsamda başlatılan iki ayrı takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmayarak tüm hususları inkar ettiği anlaşıldı. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesi ile mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Taraflar arasında asıl davaya konu edilen 27/06/2024 tarihli reklam sözleşmesi, birleşen davaya konu edilen aynı tarihli kira/stant sözleşmesi imza edilmiş, davacı yan bakiye ve ödenmeyen alacak için iki ayrı takip dosyasından ilamsız takip başlatmış, süresinde itiraz edilerek durdurulan takibin devamı talep edilmiştir. Asıl davadaki reklam sözleşmesinde, davalıya verilecek reklam hizmeti kapsamında 45.979,20-TL'lik 4 ayrı vade tarihli ödeme planı yapılmış, sözleşmenin 5.4. maddesinde ödemelerin birinin vadesinde yapılamaması halinde diğer taksitlerin de muaccel hale geleceği, TTK'da öngörülen faiz oranlarının uygulanacağı belirlenmiş, sözleşmenin 5.5. maddesinde ise temerrüt durumunun haklı nedenle feshe vücut vereceği kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlık kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı yan defterlerini mazeretsiz olarak sunmamıştır. Taraflar arasında fatura iadeleri gündeme gelmiş ise de davacı defterlerine göre takipteki asıl alacak miktarını içerir şekilde davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının, mazeretsiz şekilde ticari defterlerini incelemeye sunmayarak karşılıklı incelenmesi gereken davacı defterlerinin delil değerini ortadan kaldıramayacağı, taraflar arasında sözleşme bulunduğu, davacı defterlerinin kendi içerisinde tutarlı olup sözleşmeye uygun miktarları içerdiği, mazeretsiz defter sunulmamasından dolayı davacı defterlerinin hükme esas alınabileceği anlaşılmakla davacının takipteki asıl alacak miktarı 183.916,80-TL kadar alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her bir taksitin ödeme planına dahil edilerek belirli vadeler öngörüldüğü, bu durumda ilgili tarihlerden takip tarihine kadar sözleşmenin belirlediği ticari avans faizinin hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda tarih ve miktarlara dikkat edilmemiş ise de resen basit hesabın yapılabileceği anlaşılmakla; 45.979,20 TL'lik 4 ayrı miktar için; -Sözleşme tarihindeki ilk taksit/peşinat için takip tarihine kadar 175 gün üzerinden 11.528,46 TL, -29/08/2024 tarihinden takip tarihine kadar 141 gün üzerinden 9.319,41 TL, -30/09/2024 tarihinden takip tarihine kadar 112 gün üzerinden 7.402,65 TL, -31/07/2024 tarihinden takip tarihine kadar 80 gün üzerinden 5.287,61 TL olmak üzere toplam 33.538,13-TL işlemiş faiz hesaplanması gerekmiş, bu miktara göre itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Birleşen davadaki stant/kira sözleşmesinde davalıya verilecek hizmet kapsamında 159.654,26-TL'lik 5 ayrı vade tarihli ödeme planı yapılmış, sözleşmenin 6.5. Maddesinde sözleşmenin peşinat ödemekle yürürlüğe gireceği belirlenmiş, davalı yanca 50.000,00 TL'lik ödemenin 29/07/2024 tarihinde davacıya yapıldığı, sözleşmeyle bağlanma iradesinin bu şekilde ortaya konduğu görülmüştür. Yine aynı madde kapsamında ödemelerin süresinde yapılması gerektiği aksi halde aylık %3 vade farkı uygulanacağı belirlenmiştir. Vade farkının hukuki niteliği tartışmalı olup asıl alacak, ana para faizi veya temerrüt faizi gibi düşünce ve tartışmalar uygulama ve doktrine konu edilmiş ise de taraflar arasındaki belirlemenin ele alınışı itibariyle asıl alacak veya ona ekli bir talepten ziyade temerrüt faizi şeklinde belirlenmiştir. Uyuşmazlık kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı yan defterlerini mazeretsiz olarak sunmamıştır. Taraflar arasında fatura iadeleri gündeme gelmiş ise de davacı defterlerine göre takipteki asıl alacak miktarını içerir şekilde davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının, mazeretsiz şekilde ticari defterlerini incelemeye sunmayarak karşılıklı incelenmesi gereken davacı defterlerinin delil değerini ortadan kaldıramayacağı, taraflar arasında sözleşme bulunduğu, davacı defterlerinin kendi içerisinde tutarlı olup sözleşmeye uygun miktarları içerdiği, mazeretsiz defter sunulmamasından dolayı davacı defterlerinin hükme esas alınabileceği anlaşılmakla davacının takipteki asıl alacak miktarından 50.000,00 TL'lik ödeme düşüldüğünde 748.271,30-TL kadar alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her bir taksitin ödeme planına dahil edilerek belirli vadeler öngörüldüğü, bu durumda ilgili tarihlerden takip tarihine kadar sözleşmenin belirlediği aylık %3 temerrüt faizinin hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda tarih ve miktarlara dikkat edilmemiş ise de resen basit hesabın yapılabileceği anlaşılmakla; 109.654,26 TL'lik sözleşme tarihindeki ilk taksit/peşinat için takip tarihine kadar 173 gün üzerinden 18.970,77 TL, -159.654,26 TL'lik diğer 4 taksit için; 30/06/2024 tarihinden takip tarihine kadar 170 gün üzerinden 27.141,50 TL, -30/07/2024 tarihinden takip tarihine kadar 140 gün üzerinden 22.352,05 TL, -30/08/2024 tarihinden takip tarihine kadar 109 gün üzerinden 17.402,31 TL -30/09/2024 tarihinden takip tarihine kadar 78 gün üzerinden 12.453,03 TL olmak üzere toplam 98.319,66-TL işlemiş faiz hesaplanması gerekmiş, bu miktara göre itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Davalı davaya cevap vermeyerek tüm hususları inkar etmiş sayılsa da sözleşmenin şirket temsilcisinin adını ve imzasını içerdiği, sözleşmeler kurulduktan ve kısmi ödeme ile bağlılık sağlandıktan sonra fuara katılıp katılmamanın bir önemi bulunmadığından veya katılmamaya dair haklı sebep ortaya konmadığından kararlaştırılan ücretin davacıya ödenmesi gerekmektedir. Asıl ve Birleşen Dosya Kapsamına İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-a) ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 183.916,80-TL asıl alacak, 33.538,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.454,93-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, b) Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 43.490,98-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-a) BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 748.271,30-TL asıl alacak, 98.319,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 846.590,96-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %3 sözleşmesel temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, b) Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 169.318,19-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Asıl Dava Yönünden (İstanbul ... ATM'nin 2025/530 Esas Sayılı Dosyası); a) Karar tarihi itibari ile alınması gereken 14.854,35-TL karar ve ilam harcından 2.761,12-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 12.093,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b) Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 2.761,12-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.376,52-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d) Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.161,21-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, e) Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.155,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre oranlanarak hesaplanan 7.756,87-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f) 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul ve red durumuna göre oranlanarak hesaplanan 4.375,42-TL'sinin davalıdan; 224,58-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen Dava Yönünden (İstanbul ... ATM'nin ... Esas Sayılı Dosyası); a) Karar tarihi itibari ile alınması gereken 57.830,63-TL karar ve ilam harcından 11.943,31-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 45.887,32-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b) Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 11.943,31-TL peşin harç olmak üzere toplam 12.558,71-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 132.988,64-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d) Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, e) Davacı tarafından yapılan toplam 32,50-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre oranlanarak hesaplanan 27,82-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f) 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul ve red durumuna göre oranlanarak hesaplanan 3.938,08-'TL'sinin davalıdan, 661,92-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 22/06/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/530, K. 2026/560, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-530-e-2026-560-k-6ed21d0accc2