İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/681 E. 2026/586 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/681
Karar No
2026/586
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/681 Esas KARAR NO : 2026/586

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçluların kullanımında bulunan, "..." adresinde bulunan tüketim noktasında 18.01.2025 tarihinde zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği, müvekkil şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirilmiş olup işbu kontrol neticesinde; Perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek sözleşmesiz enerji kullanıldığı tespit edildiği, tespit edilen durumu açıklayan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri" başlıklı 42. maddesinde "a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmekte olduğu, Davalı borçlular aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden, tüketicinin kullandığı kaçak tüketim, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap edilmiş yapılan hesaplama karşılığı toplam 9.305,86-TL fatura tahakkuk ettirildiği, Davalı borçlu adına tanzim edilen işbu faturalar neticesinde davalı borçlu aleyhine yukarıda izah ettiğimiz kaçak elektrik bedeline 795,65-TL gecikmiş gün faizi ve 159,13-TL faizin KDV'si ilave edilerek 10.260,64-TL'nin tahsili amacıyla ... 32. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olup davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğu, tüm bu nedenlerle Davalı/borçlunun ... 32. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalılar ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından her ne kadar müvekkil ... aleyhine karşı huzurdaki dava ikame edilmiş ise de müvekkilim ..., sözleşmenin tarafı olmayıp kendisine karşı yöneltilen dava için pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği, davacı şirket tarafından 18/01/2025 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı usul ve yasaya uygun tanzim edilmemiş olduğu, bu tutanak yalnızca davacı şirket personelince ve tek taraflı olarak hazırlanmış, bağımsız bir tanık imzası içermediğini, yine tutanak düzenlenirken kaçak kullanım olduğu belirtilen adreste müvekkili şirket temsilcisi veya tarafsız bir kişi hazır bulundurulup imzası alınmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak tanzim edilen tutanak tek başına delil olarak değerlendirilemeyeceği, tüm bu nedenlerle; davanın reddine, davacı kurumun %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak nedeniyle davacı tarafından ... 32.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce davalı kurumdan Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları ve bu tutanakların tahakkuk bültenleri, kaçak elektrik kullanım tespiti sırasında çekilen fotoğraflar, kullanım faturaları, tüketim endeksi ve icra takip dosyası celp edilmiştir. Mahkememiz 13/01/2026 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın elektrik mühendisi ...'a tevdi ile dava dilekçesi, icra dosyası, kurum kayıtları, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm sunulu deliller birarada değerlendirilerek davalıların kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kullanmış olmaları halinde EPDK uyarınca davacı tarafından tahakkuk ettirilen icra takibine konu faturaların yerinde olup olmadığı, var ise asıl alacak ve faiz miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda elektrik bilirkişiden alınan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı... Ltd. Şti.'nin kullanımındaki ... adresinde, abonelik tahliyesi sonrası 12.11.2024 — 18.01.2025 tarihleri arasındaki 67 günlük dönemde herhangi bir perakende satış sözleşmesi yapılmaksızın 778,858 kWh elektrik enerjisi tüketildiği, bu tüketimin EPTHY m. 42/1-(a) bendi uyarınca kaçak elektrik tüketimi kapsamında değerlendirilebileceği, tutanakta tespit edilen 4,2 kW sayaç demant (çekiş) gücüne göre, dava konusu dönemde (67 gün, EPTHY m. 45/3-(ç) gereği günlük 8 saat ticari çalışma esasıyla) teorik azami tüketimin 2.251,2 kWh olduğu, fiili tüketim olan 778,858 kWh'nin bu kapasitenin yaklaşık 434,6'sına tekabül ettiği ve dava konusu tüketimin mahalde bilfiil gerçekleştirilmiş olduğuna teknik olarak kanaat getirilmiştir, Endeks döküm kayıtları çerçevesinde dava konusu dönemde sayaç tek zamanlı endeks ilk değerinin 17.185,325, son değerinin 17.964,183 ve endeks farkının (tüketim miktarının) 778,858 kWh olduğunun tespit edildiği, ... tarafından düzenlenen ... seri numaralı kaçak tahakkuk faturasındaki 9.305,86 TL tutarın, 18.01.2025 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan EPDK onaylı tarife birim fiyatları, kademe yapısı (düşük kademe), %5 BTV ve %20 KDV oranları çerçevesinde EPTHY'nin ilgili maddeleriyle birebir örtüştüğü, tahakkukun mevzuata uygun olarak hesap edilmiş olduğu, davacı kurumun fatura hesaplamasında EPTHY m. 46/2 ya da m. 46/3 kapsamında 2 kat veya 2,5 kat ceza katsayısı uygulamadığı, davalılar tehine olan bu uygulamanın yerinde olduğu, fatura son ödeme tarihi olan 28.01 2025'ten icra takip tarihi olan 27.03.2025'e kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve 8484 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen aylık %4,5 oranı kapsamında hesaplanan gecikmiş gün faizinin 795,65 TL, faizin KDV'sinin 159,13 TL olduğu; tüm bu hesaplamalar çerçevesinde aşağıda madde 6'daki gerekçeler doğrultusunda takibin 9.305,86 TL asıl alacak + 795,65 TL gecikmiş gün faizi + 159,13 TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 10.260,64 TL tutar üzerinden davalılar ... Ltd. Şti. -... ve... adına devam edebileceği, husumet bakımından;...tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre ... Şti.'nin son ortaklık yapısının ... (%49) ve ... (%51) şeklinde teşekkül ettiği, dava konusu kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği ... dönemine ilişkin daha güncel bir ortaklık değişikliği tescili bulunmadığı; ...'ın "sözleşmenin tarafı olmadığı" yönündeki itirazının, dosyaya sunulan ticaret sicili kayıtları ve kaçak elektrik kullanımından kaynaklı uyuşmazlıklara ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları ile özellikle dosyaya emsal olarak işaret edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ...E. ... K. sayılı ilamı doğrultusunda, husumet sıfatını ortadan kaldırıcı nitelikte görülmediği; davalıların atfettiği ... BAM ...E. ve İstanbul BAM... E. Sayılı kararların ise konularının (muhtarlık binasında kaçak / sözleşme borcuna ilişkin menfi tespit) somut olaydan farklılık arz ettiği, davalıların husumet ehliyetine ilişkin nihai hukuki değerlendirme ile sorumluluk türü ve kapsamının tamamen sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu tespit edilmiştir. 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde;Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleriMADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. Buna göre KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz,şeklinde düzenleme içermektedir. Bu doğrultuda ilgili yönetmelik hükümleri 42.madde hükmüne göre; (MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edileceğinden davalıların kaçak elektrik kullandığı açıktır,ayrıca aynı yünetmelik 45.madde kapsamında ise ( 45 – (1)) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır." hükmü gözönüne alınarak ,90 günlük sürenin kaçak hesabında baz alınmasında aykırılık görülmemiştir.Yine davalı tarafın iki vardiya çalıştığında davacı tarafça ispatlanamamıştır. ( İstanbul Bilge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar), Husumet konusu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 187. maddesinde (HMK m. 116) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup ol- madığına bakılmaksızın kendiliğinden gözetilir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki iliş- kidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Bkz. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 288 ). Diğer taraftan, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğu- muna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin... Esas- ... Karar sayılı ilamı) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi... Esas ...Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Ltd. Şti.'nin kullanımındaki ... adresinde, abonelik tahliyesi sonrası 12.11.2024 - 18.01.2025 tarihleri arasındaki 67 günlük dönemde herhangi bir perakende satış sözleşmesi yapılmaksızın 778,858 kWh elektrik enerjisi tüketildiği, davalının kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edilen eyleminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42: (1) fikra a) bendinde; “Perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi kapsamında olduğu, husumet bakımından; ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre .... Şti.'nin son ortaklık yapısının ... (%49) ve ... (%51) şeklinde teşekkül ettiği, dava konusu kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği 12.11.2024 - 18.01.2025 dönemine ilişkin daha güncel bir ortaklık değişikliği tescili bulunmadığı, davalılardan...'ın "sözleşmenin tarafı olmadığı" yönündeki itirazının, dosyaya sunulan ticaret sicili kayıtları ve kaçak elektrik kullanımından kaynaklı uyuşmazlıklara ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... E.,... K. sayılı ilamı “..kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticisinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek.." doğrultusunda husumet sıfatını ortadan kaldırıcı nitelikte görülmediği, davalı vekilinin tutanağın usulüne aykırı, tek taraflı ve bağımsız tanık imzası içermediği yönündeki itirazları bakımından; öncelikle belirtmek gerekir ki kaçak elektrik tutanaklarının hukuki niteliği, yerleşik Yargıtay içtihatlarınca tespit edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/03/2016 Tarih, ...E., ... K. sayılı ilamı ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 11/02/202 Tarih ,... E., ... K. Sayılı ilamında: "Kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu bağlamda ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden taraf üzerine aittir." denilmek suretiyle kaçak tutanaklarının ispat değeri açıklığa kavuşturulmuş olup, dosya kapsamında davalı tarafça tutanağın aksini ispatlar nitelikte herhangi bir somut belge, ödeme makbuzu, abonelik sözleşmesi ya da tanık beyanı sunulmamıştır. Mahalde 4,2 kW demant gücünde optik portla okunan endeks farkı ile sayaç üzerinden bilfiil enerji tüketimi yapıldığı sayaç kayıtlarıyla teyit edilmiş olup; davalı vekilinin tek taraflılık iddiası, sayaç optik port okumalarının teknik niteliği ve endeks dökümünün belge bütünlüğü karşısında tahakkuku geçersiz kılacak nitelikte bulunmadığı, dosya kapsamında alınan Elektrik Mühendisi Bilirkişi raporu ile teyit edilmiş olup tutanağın hukuken geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından düzenlenen ... seri numaralı kaçak tahakkuk faturasındaki 9.305,86 TL tutarın, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde 18.01.2025 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan EPDK onaylı tarife birim fiyatları, kademe yapısı (düşük kademe), 5 BTV ve 20 KDV oranları çerçevesinde EPTHY'nin ilgili maddeleriyle birebir örtüştüğü, tahakkukun mevzuata uygun olarak hesap edilmiş olduğu, davacı kurumun fatura hesaplamasında EPTHY m. 46/2 ya da m. 46/3 kapsamında 2 kat veya 2,5 kat ceza katsayısı uygulamadığı, davalılar tehine olan bu uygulamanın yerinde olduğu, fatura son ödeme tarihi olan 28.01 2025'ten icra takip tarihi olan 27.03.2025'e kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve 8484 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen aylık %4,5 oranı kapsamında hesaplanan gecikmiş gün faizinin 795,65 TL, faizin KDV'sinin 159,13 TL olduğu; tüm bu hesaplamalar çerçevesinde takibin 9.305,86 TL asıl alacak + 795,65 TL gecikmiş gün faizi + 159,13 TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 10.260,64 TL tutar üzerinden devamı ile, davacı tarafından ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlar uyarınca aynen devamına, alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 1.861,17-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından ... 32. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlar uyarınca aynen devamına, 2-Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 1.861,17-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 732,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile noksan 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.260,64 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 9.237,00 TL yargılama gideri ile 615,40 TL peşin harç 615,40 TL başvurma harcı toplamı 10.467,80 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacı vekilinin ve davalılar ... ve... Ltd. Şti vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/06/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/681, K. 2026/586, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-681-e-2026-586-k-da29b76a5049