İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/29 E. 2026/592 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/29
- Karar No
- 2026/592
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/29 Esas KARAR NO : 2026/592 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2026 KARAR TARİHİ : 28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibin usule aykırı olduğunu, icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, takip talebinde borcun sebebi olarak ... tarihli sözleşme gösterildiğini, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, davalı şirket ile müvekkilinin alacak veya borç ilişkisi bulunmadığını, icra takibinin müvekkilinin eski adresine yapıldığından dolayı müvekkilinin icra takibine itiraz süresini kaçırdığını, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı icra takibinin durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise icra dosyasında ezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, davanın kabulünü, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı icra takibinin müvekkili yönünden iptalini, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmaması ve davalı şirket tarafınca kötü niyetli olarak icra takibi başlatılması sebebiyle, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket tarafından borçlu/davacı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğini, herhangi bir itirazda bulunulmadığın, takibin kesinleştiğini, haciz aşamasına geçildiğini, davacının icra takibi sırasında kullanmadığı itiraz haklarını, takip kesinleşip taşınmazına haciz konulduktan ve tarafımızca ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açma yetkisi alındıktan ve arabulucuya başvurduktan sonra, sırf süreci uzatmak amacıyla bu davayı açarak kullanmaya çalıştığını, kesinleşen takip neticesinde borçlunun ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazına haciz koyduğunu, taşınmazın taksimi mümkün olmadığından Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. ve .../... K. sayılı ilamı ile tarafımıza ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisi verildiğini, bu yetkiye istinaden arabuluculuğa başvurulduğunu sürecin başladığını, orçlunun bir başka taşınmazı olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kaydı incelendiğinde; Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosyasında karara çıkmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunun görüldüğünü, bu davanın da yetki belgesi almış bir alacaklı tarafından açıldığını, açıklanan nedenlerle haksız mesnetsiz ve kötü niyetli açılan davanın reddini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, davanın yukarıda detaylıca açıkladığı muvazaalı işlemleri ve taşınmaz satışlarını sürüncemede bırakmaya yönelik eylemleri nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyası sistem üzerinden celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamıza arasına alınmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamıza arasına alınmıştır. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamıza arasına alınmıştır. Mahkememizce davalı adına tacir araştırması için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmış, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının yazı cevabında mükellef hakkında herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın menfi tespit davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce değerlendirilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/07/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza