İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/206 E. 2026/483 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/206
- Karar No
- 2026/483
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/206 Esas KARAR NO : 2026/483
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali) DAVA TARİHİ : 09/11/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ticareti dolayısıyla verilen; ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 08.05.2025 tarihli 450.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ... olan HAMİLE düzenlenmiş çekin, ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 30.06.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ... Şirketi olan ... emrine düzenlenen çekin ve ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 30.10.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşidecisi ... Şirketi olan ... emrine düzenlemiş olan çekin çalınmak ya da kaybetmek sureti ile zayii olduğunu, çeklerin müvekkilinin isteği ve bilgisi hilafına elinden çıkmış olması sebebiyle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, iş bu dosyada sayın mahkemece 25.07.2025 tarihli ... sayılı kararı ile çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri İstanbul olan 30.06.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ... Şirketi olan ... emrine düzenlenen çek ile ilgili olarak ... 32. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ... 6 Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ... D.iş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının infaz edildiğini, meşru hamil olmamasına rağmen ... Şirketi'nin alacaklı sıfatı ile haciz ve muhafaza baskısı ile tahsilat yaptığını, iş bu çek ile ilgili olarak ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin....Esas sayılı dosyası ile Çek İstirdat davası açıldığını, iş bu dava devam ederken bu defa dosya davalısı ... Aş 'nin davaya konu ... Şubes... nolu hesabından keşide edilen, keşide yeri ... olan, 08.05.2025 tarihli, 450.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, keşideci ... olan hamile düzenlenmiş çeki ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile takibe konu ettiğini ve müvekkiline ödeme emri tebliğ ettiğini, ... Aş 'nin meşru hamil olmadığını, çeklerin müvekkilinin isteği ve bilgisi hilafına elinden çıktığını, icra dosyasındaki alacaklının hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çekin hamili olduğunu, açılan icra takibi ile birlikte çekin arka yüzüne ilişkin bilgilere de bu vesile ile ulaştıklarını bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları, çek bedelinin geç tahsil edilmesinden kaynaklanan tüm zararlarına ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davalarının kabulü ile; öncelikle müvekkilinin kaybettiği çek bedellerini tahsil edememesi sebebiyle uğradığı zarar bir tarafa ayrıca haciz baskısı altında olması, davalı Ulusal Faktoring'in meşru hamil olmaması, icra dosyasını tahsil etmesi halinde müvekkilin uğrayacağı zararlar, çek iptal kararı hep beraber değerlendirildiğinde ... 3 İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyasının tüm borçlular yönünden durduracak nitelikte ve dosyaya yatan bir para olması halinde alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkan çekler ile ilgili olarak meşru hamil olmayan ve muvazaalı işlemlerle ve bağlı olduğu mevzuata aykırı işlem yapan Faktoring şirketinin elinde bulunan çekin müvekkili lehine istirdatına ve müvekkiline iadesine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara müşterek ve müteselsilen yüklenilmesina karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin çeki Kanuna uygun olarak teslim aldığını, dava konusu ... no.lu çekin, müvekkili şirket tarafından müşterisi...A.Ş.'den 23.06.2025 tarihinde gerçekleştirilen refaktoring işlemi neticesinde alındığını, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesindeki "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.." düzenlemesine uygun olarak müvekkili şirket müşterisi ... A.Ş. ile arasındaki refaktoring işleminde hukuka uygun hareket ettiğini, Müvekkili Destek ...A.Ş.'nin ... A.Ş. ile gerçekleştirdiği 23.06.2025 tarihli refaktoring işlemi kapsamında dava konusu ... nolu çeki, alacağın varlığını tevsik eden; dava dışı ...şti'nin...Tic. Ltd. Şti.'ye hitaben düzenlemiş olduğu ... tarih, ... irsaliye no.lu, ... no.lu fatura ile birlikte devralan müvekkili şirketin; Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ile tüm yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle usulüne uygun bir şekilde faktoring işlemi tesis ettiğini ve mevzuata uygun olarak söz konusu çekin yetkili hamili olduğunu, müvekkili şirket ve müşterisi ... A.Ş arasında gerçekleştirilen refaktoring işlemi kapsamında alınan davaya konu çekin 18.08.2025 tarihinde bankaya ibrazı sırasında bu çekin ödeme yasağı nedeniyle işleme alınmadığını, ödeme yasağı nedeniyle işlemsiz kalan davaya konu çekin bedeli müvekkili şirket müşterisi tarafından 19.08.2025 tarihinde müvekkili şirkete ödendiğini, karşılığı bulunmayan dava konusu çek de dahil 4 adet çekin 25.08.2025 tarihinde ...A.Ş.'ye iade edildiğini, usulüne uygun faktoring işlemi tesis eden müvekkili şirketin temel borç ilişkisinin tarafı olmamakla beraber, dava konusu çeki "refaktoring işlemi" ile... A.Ş'den devraldığını, ciro yoluyla devredilen senette şahsi def'i ve itirazların müvekkili şirkete karşı ileri sürülebilmesi için müvekkili şirketin çeki devralırken kötü niyetli hareket etmiş olmasının gerektiğini, işbu davada müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığının açık olduğunu, zira müvekkili şirketin yasa ve yönetmelikler uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirerek faktoring işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin tüm cirantalar arasında tek tek ticari veya hukuki ilişki bulunup bulunmadığını araştırmak zorunda olmadığını bildirerek davanın ...A.Ş.'ye ihbarına, nihai olarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, çek istirdadı talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası, ... 3. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası, ticari defter kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde: "(1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde: "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez" düzenlemesine yer verilmiştir. "...Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartları’dır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür... (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/05/2011 tarih, ... Esas ...Karar sayılı ilamı)" 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK’nin) 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. HMK’nin 107. maddesi, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." hükmünü içermektedir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Kambiyo senetlerinden doğan alacağa karşı borçlunun ancak senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden veya senetten anlaşılan defilerle alacaklıya karşı şahsen haiz olduğu defileri ileri sürebileceği bu defilerden bazılarının mutlak, bazılarının ise nispi olduğu, senette sahtecilik definin mutlak defilerden olduğundan ve iyiniyetli hamil de dahil herkese karşı ileri sürülebileceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Çekteki imzanın sahte olması, senetteki taahhüdün bulunmadığı yönündeki defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden imzaları davacı şirket temsilcilerine ait olmayan davaya konu çeklere ilişkin sahtelik iddiasının iyiniyetli de olsa hamile karşıda ileri sürülebileceği aşikardır. Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ...E. ... K.) Davacı taraf davaya konu çekin zayi ve iptali için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile dava ikame etmiş olup; ilgili dava dosyasında dava konusu çekin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı dosyasından zayi nedeniyle iptaline karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, zayi ve iptaline karar verilen çekin istirdatında davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından HMK 1141-h, HMK 115/2 gereğince dava şartı(hukuki yarar) yokluğundan davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 15/05/2025 tarih, ...E. ... K. Sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Dava konusu çekin .... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı dosyasından zayi nedeniyle iptaline karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, zayi ve iptaline karar verilen çekin istirdatında davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından HMK 1141-h, HMK 115/2 gereğince dava şartı(hukuki yarar) yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 7.684,88-TL peşin harcın mahsubu ile artan 6.952,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı... Aş taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*