İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/377 E. 2026/523 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/377
Karar No
2026/523
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/377 Esas KARAR NO:2026/523

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:24/04/2026 KARAR TARİHİ:16/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, kaçak elektrik kullandığının tespit tutanağı ile tespit edildiğini, bu kapsamda düzenlenen fatura tahakkuk edildiğini ancak son ödeme tarihine kadar ödeme yapılmadığını, bu yüzden .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosya örneği, kaçak elektrik tespit ve tahakkuk dosyası örneği, arabuluculuk son tutanak örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. ...Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. ... Odaları Birliği müzekkere cevabında; davalının esnaf kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. ...Dairesine yazılan müzekkere cevabında; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava; kaçak elektrik kullanım bedeline ilişkin düzenlenen faturanın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Öte yandan 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). Somut olayda, ileri sürülen dava sebebine ve celp edilen müzekkerelere göre davalının bilanço usulüne göre defter tutmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, davacının tacir sıfatını taşımadığı, esnaf kaydının bulunmadığı, ticari işletmesi olmadığı ve yine taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari nitelikte bulunmadığı açıktır. Taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı görülmekle; uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir. Yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-6100 sayılı H.M.K.'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-H.M.K.'nın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava miktarı itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere karar verildi.16/07/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/377, K. 2026/523, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-377-e-2026-523-k-862c1af0930e