Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/1144 E. 2026/7384 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1144
Karar No
2026/7384
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/1408 D. İş, 2025/1429 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2025/107221 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2025/519388

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.06.2022 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı konuda davalı ... şirketine karşı mahkeme huzurunda dava açtığını, aynı konuda daha önce mahkemeye başvurulduğundan hakem yoluna başvurulamayacağını, sigorta şirketine kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun bir yıllık iyileşme süreci dolmadan hazırlandığını, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi oranının yasal faiz olabileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir yıllık iyileşme süreci dolmadan alınan maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından şartının yerine getirildiğinin söylenemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan raporların kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, yetkili sağlık kuruluşunun yönetmelikte belirtilen uzmanlardan oluşturduğu heyetçe düzenlendiğini, fiziki muayene yapılarak ve tüm tedavi evrakları değerlendirilerek hazırlandığını, hükme esas alınması gerektiğini, aksi kanaatte yeni rapor getirmesinin istenmesi gerektiğini, sundukları ve hakem heyetince alınan rapor arasındaki çelişkinin yeni bir rapor ile giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davacı tarafından ibraz edilen raporun usulüne uygun olmadığı, yaralanma alt ekstremitede olmasına rağmen 1 yıllık iyileşme süreci dolmadan alındığı ve bu haliyle davacı tarafça dava öncesinde davalıya usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının bu karara yönelik itirazları da İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Ancak davacı tarafından başvuruya ekli maluliyet raporu 1 yıllık iyileşme süreci dolmadan alınmış ise de dosyaya sunulan ... ... Üniversitesi Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 13.07.2023 tarihli raporunun iyileşme süreci dolduktan sonra, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacı bizzat muayene edilmek, kaza ile maluliyet arasında illiyet kurulmak, maluliyetin süresiz olduğu tespit edilmek suretiyle, içerisinde bir ortopedi ve bir deri hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyet tarafından düzenlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple söz konusu rapor değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuranın, söz konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak mahkemeye başvurduğu mahkeme dosyasının takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği kararın 01.07.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır. 5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında dakıyasen uygulanır." HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmektedir. HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." denilmektedir. Şu durumda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince sonucu itibariyle doğru olan İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/1144, K. 2026/7384, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2026-1144-e-2026-7384-k-c76522f21668