İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/558 E. 2026/467 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/558
Karar No
2026/467
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/558 Esas KARAR NO:2026/467

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/06/2026 KARAR TARİHİ:25/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, davacı müvekkili şirketten toplam 101.108,74-TL’lik mal satıldığını ve teslim edildiğini, karşılığında müvekkili şirket tarafından fatura tanzim edilerek davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın faturaya itiraz etmediğini ve fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2026/... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalı tarafın borcu bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiği ve takibin durmasına neden olduğunu beyanla; davalı/borçlunun haksız itirazlarının reddi ile takibin aynen devamına, itiraz haksız ve kötü niyetli olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Fatura örnekleri, cari hesap ekstresi örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, .... İcra Müdürlüğünün 2026/... esas sayılı dosya örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. GEREKÇE: Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınabileceği gibi taraflarca da ileri sürülebilir. Hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir dava açılabilemesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte, " hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel" ve "doğmuş ve güncel" haklı bir yararın bulunmasıdır. Somut olayda; itirazın iptaline konu ilamsız icra takibi dosyasında ödeme emrinin davalının elektronik tebligat adresine 16/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın 24/03/2026 tarihinde yapıldığı, yedi günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğinden icra müdürlüğünün 31/03/2026 tarihli tensip tutanağı ile "...süresinde yapılmayan borca itirazın reddi ile takibin kaldığı yerden devamına" dair karar verildiği; davalının itirazının süresinde olmadığı, usulünce yapılmış bir itiraz bulunmaması nedeniyle takibin durmadığı; İİK 62. maddesi gereği ''İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.'' hükmü amir olup icra takibinin durdurulmadığı, bu haliyle davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı anlaşılmıştır. Hukuki yarar, dava şartlarından olup (HMK 114), davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, mahkemece, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacak hususlardandır. O halde davalı şirket yönünden itirazın iptali isteminin hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi'nin 2023/1492 Esas 2024/1989 Karar sayılı emsal nitelikteki ilamı da nazara alınanarak, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2026/9061 sayılı dosyasından arabulucuya 6.000,00-TL tarife bedeli üzerinden serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı ve davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği gözetilerek, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.221,15-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 489,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/06/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/558, K. 2026/467, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-558-e-2026-467-k-1cdaa6558bdc