Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4985 E. 2026/2546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4985
- Karar No
- 2026/2546
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1162 E., 2024/2186 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/216 E., 2022/780 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Dayanışma Derneği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen dosya dava dilekçelerinde; davalı derneğin 28.06.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile toplantıda alınan kararlarının iptali istenmiştir. II. CEVAP Davalı ... Dayanışma Derneği vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçelerinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek, açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dernek üyelik koşullarına aykırı olarak dernek üyesi yapılan 45 kişinin oylama ve seçimlere katıldıkları, aynı zamanda aidatlarını zamanında ödeyen 50 emekli dernek üyesinin ise genel kurul salonuna alınmadığı, toplantı salonuna alınan bu 45 kişinin aidatlarını 28.06.2021 tarihli genel kurul tarihinden sonra 12.11.2021 tarihinde makbuz karşılığı ödediği, buradan da anlaşılacağı üzere aidat borcu olduğu için genel kurula alınmayan kişilerin bulunduğu davalı tarafından bildirildiği halde bu kişilerin aidat borçlarını genel kuruldan sonra ödemelerinin çelişki oluşturduğu, bir kısım davacıların aidat borçlarını ödeyip toplantıya katılma taleplerinin yönetimde dikkate alınmayarak toplantıya alınmamaları ve toplantı esnasında muhalefet şerhlerinin toplantı tutanağına usulüne uygun olarak geçirilmediği, kanun ve tüzüğe aykırı bir şekilde oy kullanıldığı, bu oy kullanan kişilerin ve genel kurula alınmayan kişilerin sayısı gözetildiğinde toplantı ve karar nisabını etkileyecek nitelikte olduğu ve davacıların iddiasını kanıtladığı gerekçesi ile 28.06.2021 tarihli olağan genel kurul ve bu toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Dayanışma Derneği vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporuna göre genel kurul kararlarının iptali koşulları oluştuğundan, İlk Derece Mahkemesi kararında vakıa ve hukuki değerlendirme bakımından kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... Dayanışma Derneği vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Dayanışma Derneği vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davalar davalı Derneğin 28.06.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile iş bu toplantıda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Dernekle ilgili açılan davalarda yetkili Mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un iki ayrı düzenlemesinin dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. maddede, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer Mahkemesinin kesin yetkili olduğu, bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı yazılıdır. Maddede düzenlenen yetki, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili Mahkeme ise, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; yetkili Mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun'un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı Mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, bu kanunun uygulanmasında, Derneğin yerleşim yerinin, yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri, dernek merkezinin ise derneğin yerleşim yerinin bulunduğu il veya ilçeyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davalı Dernek tüzüğü 2. maddesinde Dernek merkezinin İstanbul (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Derneklerle ilgili mevzuatta düzenlenen dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki Mahkemede bakılacağına dair yetki kuralı kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkemece re'sen gözönüne alınması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hallerde, Mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115. madde gereği yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun'un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, Mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 353/1/a-3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi işin esasına girmeden evvel ön inceleme sonucu "Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" halinde duruşma yapılmadan karar vereceği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, Derneğin merkezi olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin üyenin açtığı dernek genel kurul toplantısı ve iş bu toplantıda alınan kararların iptali davasında kesin yetkili olması sebebi ile İlk Derece Mahkemesi kararını yetkisizlik nedeni ile kaldırıp dosyanın yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkemeye ilişkin dava şartları incelenmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince işin esası incelenmiş olup verilen karara karşı temyiz yolunun açık bulunması nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.