Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5031 E. 2026/4706 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5031
Karar No
2026/4706
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1102 E., 2025/826 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/79 E., 2022/28 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Tunceli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 34... ve 2 35... parsel sayılı, sırasıyla 1.122, 31... ,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, Kadastro Komisyonuna yapılan itiraz üzerine 2 34... parsel sayılı taşınmaza yönelik itirazın reddine, 2 35... parsel sayılı taşınmaza yönelik itirazın kabulü ile taşınmazın 721,53 metrekare yüzölçümü ile tespitine karar verilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Tunceli ili ... ilçesi ... köyü 2 34... ve 2 35... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının tapu kaydının bulunmadığını, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da davacı yararına oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazlarda genel arazi kadastrosu 1986 yılında, orman kadastrosunun ise 2018 yılında geçtiği yine dava konusu taşınmazlar 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun (766 sayılı Kanun) 2. maddesi gereğince dava konusu taşınmazlardan 2 34... no.lu taşınmaz bayır diğer dava konusu 2 35... no.lu taşınmaz ise taşlık olması sebepleriyle tescil harici bırakılmıştır. 2021 yılı içerisinde yapılan yenileme çalışmalarına ek 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kadastro çalışmalarına istinaden dava konusu taşınmazlar ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı dava konusu taşınmazlarda 30 yıldan fazladır zilyetliğinde bulunduğunu kavak ağacı ektiğini sonra kavak ağaçlarını kestiğini yerine meyve ağaçları diktiğini bu sebeple dava konusu taşınmazlarda yapılan tespitin iptal edilerek adına tapuya tescilini talep etmiştir. Tespit maliki olan Hazine davanın reddini talep etmiştir. Gerekli belgelerin ikmalinden sonra teknik bilirkişiler ve mahalli bilirkişiler ve davacı tanığı eşliğinde 24.02.2021 tarihinde keşif icra edilmiştir. Alınan teknik bilirkişi raporlarından; jeodezi ve fotogometri bilirkişisi raporunda; dava konusu 2 34... no.lu taşınmaza ait 19 73... yıllarına ait hava fotoğraflarında imar -ihya yapılmak suretiyle herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığını ve sürüm izinin bulunmadığını 19 94... tarihli hava fotoğrafı incelemesinde ise dava konusu taşınmazda toprağın işlenmiş olduğunu ve bir takım ağaçların bulunduğunu ağaç dikmek ve toprağın işlemek suretiyle imar -ihyanın bulunduğunu belirtmiştir. Diğer dava konusu taşınmaz olan 2 35... no.lu taşınmaza ait 1973,1983,19 94... tarihli hava fotoğraflarında imar -ihya yapılmak suretiyle herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığını ve sürüm izinin bulunmadığını toprağın ham vaziyette bulunduğunu belirtmiştir. Ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlardan 2 34... no.lu taşınmazın 20 yıldan fazla bahçe vasfında kullanıldığını diğer dava konusu taşınmaz olan 2 34... no.lu taşınmazın ise 3-4 yıldır bahçe vasfında kullanıldığını bu hususunda imar -ihyanın başlandığı tarihi gösterdiğini taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu belirtmiştir. Jeoloji mühendisi dava konusu taşınmazların pülümür deresinden etkilenmediğini belirtmiştir. Ayrıca dava konusu taşınmazlara komşu parsellerden 2 34... no.lu parsel ham toprak vasfıyla Hazineye tespit görmüş olup Mahkememize bu tespite ilişkin davası bulunduğu için tapuya bağlanmamıştır. Diğer komşu parsellerde 1986 yılındaki genel arazi kadastrosu sonucu gerçek kişiler adına kayıt edilmiştir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davacının 2 34... no.lu dava konusu taşınmaza yönelik davasını, dava konusu aşınmazın 19 94... tarihli hava fotoğraflarında belirtildiği üzere toprağın işlenmiş olduğunu ve bir takım ağaçların bulunduğunu ağaç dikmek ve toprağın işlemek suretiyle imar-ihyanın bulunduğunun sabit olması, mahalli bilirkişilerin beyanları ve taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları bir bütün halinde bütün halinde değerlendirildiğinde; 2 34... no.lu dava konusu taşınmaz üzerinde davacının zilyetlik yoluyla edinme koşullarını oluşturduğu anlaşıldığından davacının 2 34... no.lu parsele yönelik davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacının 2 35... no.lu parsele yönelik davasının ise dava konusu taşınmazın 1973, 1983, 19 94... tarihli hava fotoğraflarında imar -ihya yapılmak suretiyle herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, sürüm izinin bulunmadığı ve toprağın ham vaziyette bulunduğunun sabit olması, dava konusu taşınmaz üzerinde meyve ağaçlarının yaşlarının 3-4 yaşlarında olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 2 35... no.lu taşınmaz üzerindeki zilyetliği 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713. ve 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı anlaşıldığından davacının 2 35... parsele yönelik davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 34... parsele yönelik davasının kabulü ve 2 34... parselin kadastro tutanağının iptali ile davacı ... adına bahçe vasfıyla tapuya tesciline, davacının 2 35... parsele yönelik davasının reddi ile 2 35... parselin kadastro tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık görülmemesine ve dosya kapsamına, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına ve özellikle dava konusu 2 34... parsel sayılı taşınmaz yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu, 2 35... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise oluşmadığı" gerekçesiyle davacı ... ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar üzerinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından ve bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere davacının geçerli bir zilyetliğinin olmadığını, taşınmazın Hazine adına kayıt ve tescili gerektiği, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya ve temyize konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5031, K. 2026/4706, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5031-e-2026-4706-k-e714a2ec6603