Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7620 E. 2026/3331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7620
Karar No
2026/3331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2562 Esas, 2025/751 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/103 Esas, 2024/458 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 6 44... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmi kurum alanı olarak düzenlendiğini, imar planında kamu hizmetine ayrılmış olması nedeni ile mülkiyet hakkının kullanımının engellendiğini el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle:bir taşınmazın imar planında ... saha, park yeri vb. alan olarak gösterilmesi veya ortasından yol geçirilmiş bulunmasının mal sahibine ya da hissedarına dava açma hakkı vermeyeceğini, fiili el atma kavramı yanlış anlaşılarak tespitlerin yapıldığını ve mahkemelerde de işbu tespitlerin kararlara esas alınması neticesinde davalı ... ve diğer kamu kurumları aleyhinde hakkaniyete aykırı sonuçlar doğduğunu, kamulaştırma sorumluluğunun ... Belediyesinde olmadığını, harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmî kurum alanı olarak planlı olduğu, davalı idare tarafından taşınmazın imar planına ayrılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde kamulaştırma işlemi yapılmaması nedeniyle davacı tarafın mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu nedenle davacı tarafın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat dava hakkının bulunduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, davalı idarenin taşınmazda pay sahibi olduğu, bu yönüyle de fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, ancak kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında dava değeri dava tarihine göre tespit edilip bu tarihten itibaren alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına karar verilmesi ve hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde dava konusu taşınmaz bilgilerinde ada numarası 644 yazılması gerekirken 640 yazılmasının hatalı olduğu ve tapu kayıtları incelendiğinde davacılardan bir kısmının hissesinde kamu haczi gibi takyidatlar olduğu anlaşılmakla bu takyidatların bedele yansıtılmasına karar verilmemesi yerinde görülmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin dava tarihi gözetilerek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7620, K. 2026/3331, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7620-e-2026-3331-k-bcef801cbdc4