Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8313 E. 2026/3330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8313
- Karar No
- 2026/3330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1156 Esas, 2025/1962 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/226 Esas, 2024/65 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dahili davalı ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünde ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiş olup kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incelemesi sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı idare vekilinin istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacının, davacı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 59... parselde hissesi bulunduğunu, taşınmazın davalı idare tarafından spor alanı olarak kamuya tahsis edildiğini, taşınmazın herhangi bir şekilde değerlendirilmesi ya da üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunmasının olanaksız hale geldiğini belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, idare nezdinde uzlaşma yoluna başvurulmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde idarece herhangi bir fiili el atma durumunun söz konusu olmadığını, taşınmazın parselasyon planı kapsamında "Spor Alanından" "Özel Spor Alanına" dönüştürüldüğünü maliklerin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlanmadığını beyanla, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dahili davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünde ise kabulüne karar verilmişrtir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Belediyesi Encümeninin 57/158 sayılı kararı ile onaylanan ... nolu parselasyon planı ile 430 59... parselden 2,3 ve 4 nolu parsellerin oluştuğunu, taşınmazın imar planında özel spor alanı olarak ayrıldığını, açılan dava sonucu parselasyon planının iptaline karar verildiğini, ancak bu kararın Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince kaldırıldığını, kısıtlılık durumunun söz konusu olmadığını, raporun yetersiz bedelin yüksek olduğunu, aynı bölgede kesinleşen bedellerin dikkate alınmadığını, husumetin ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, bu yöndeki yargı kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 59... parsel sayılı taşınmazın öncesinde aynı ada 1 parsel iken 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "spor alanı" olarak ayrıldığı, daha sonra 2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "Özel Spor Alanı " olarak ayrıldığı, ... Belediye Meclisinin 17.01.2019 tarihli ve 57/158 sayılı kararı ile onaylanan ... nolu parselasyon planı ile yapılan düzenleme sonucu aynı ada 2,3 ve 4 parsele ayrıldığı ve tapuda tescil edildiği, davacının hissesinin 2 parselde kaldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre üzerinde herhangi bir yapı veya tesisin bulunmadığı, boş arsa olduğu fiili el atmanın söz konusu olmadığı tespit edilmiş ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği belirtilerek arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişttir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Özel Spor" alanında kalan taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un Ek madde 1 inci maddesi uyarınca bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davanın hukuki el atmadan kaynaklanan tazminat bedeli kabul edilerek hüküm kurulduğu 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde bu husus davalı idarece istinaf ve temyiz nedeni yapılmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Vekilininin Temyizi Yönünden, Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden, Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.