Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6728 E. 2026/3024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6728
Karar No
2026/3024
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1046 E., 2024/1379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/368 E., 2023/210 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davalı ... Başkanlığının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararı istinaf etmediği, Bölge Adliye Mahkemesince de davalı ... aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.... ilçesi) ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1471, 14 72... parsel sayılı sırasıyla 4.800,00 m², 5.001,00 m², 5.001,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 1 04... , 13... parsel numarasıyla 4.637,64 m², 4.806,85 m², 4.773,23 m² yüzölçümlü olarak; davacı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1474 parsel sayılı 5.001,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 04... parsel numarasıyla 4.887,89 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacıya ait eski 1471, 1472, 14 73... (yeni 1 04... , 13, 14... ) parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün azaldığını ve azalmanın yoldan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazların yüzölçümlerinin eskisine göre düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafların vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...mahallinde yapılan keşif sonucunda davacı adına kayıtlı bulunan taşınmazın yüzölçümündeki eksikliğinin taşınmazın sınırında bulunan yoldan kaynaklandığının belirlendiği ve bu kısma yönelik olarak davanın kabulüne karar verildiği, yolun niteliği göz önünde bulundurulduğunda davalılar Hazine ile ...'nın kanuni hasım konumunda olduğu, davalılar Hazine ile ...Başkanlığının davada yer alması, kanuni hasım olmalarından ileri geldiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı, bu husus dikkate alınarak yalnızca Ordu Büyükşehir Belediyesi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca Karayolları Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davanın ... açısından husumetten reddine, 27.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide; 1 04... (eski 1471) parsel sayılı taşınmazın yolda kalan (A) harfiyle gösterilen "sarı" renkle taralı 117,38 m²lik kısmının 1 04... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline, 1 04... (eski 1472) parsel sayılı taşınmazın yolda kalan (B) harfiyle gösterilen "kahverengi" renkle taralı 189,24 m²lik kısmının 1 04... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline, 1 04... (eski 1473) parsel sayılı taşınmazın yolda kalan (C) harfiyle gösterilen "pembe" renkle taralı 226,84 m²lik kısmının 1 04... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline, 1 04... (eski 1474) parsel sayılı taşınmazın yolda kalan (D) harfiyle gösterilen "yeşil" renkle taralı 121,14 m²lik kısmının 1 04... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline, davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve davacı lehine vekalet ücretinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan teknik bilirkişinin raporu ve onu doğrulayan dosya kapsamındaki diğer teknik bilirkişi raporunda taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 1954 yılına ait hava fotoğrafının incelenmesinde, dava konusu taşınmazlar ile yol arasında sabit sınıra rastlanmamış bulunmasına, tesis kadastro tarihine en yakın tarihli 19 54... tarihli hava fotoğraflarının tesis kadastro paftası ile uyumlu olmasına göre 22-a uygulaması sırasında davacı ile yola ait taşınmaz bölümlerinin sınırlarının geçerli sınır tipinde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle davanın Hazine yönünden husumetten reddi gerektiğini, Kadastro Müdürlüğü tarafindan tașınmazlarda herhangi bir hudut değişikliği yapılmadığını, daha önce yapılan işlemdeki hatanın giderildiğini, uzun yıllardır davaya konu yolun bu șekilde kullanıldığının belirlenmesi karşısında 22/2-a gereğince mevcut duruma göre hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kısmen kabulüne ve kısmen ret olması karşısında her bir davalı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müvekkili kuruma yükletilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazla ilgili, müvekkili Belediyenin hukuka aykırı olarak yapmış olduğu bir işlem bulunmadığını, dava konusu işlemin muhatabı Kadastro Müdürlüğü olduğundan ve yol ağı müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığından davanın husumetten reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davaya müvekkili kurum sebep olmadığından yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de müvekkili kuruma yükletilmemesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalılar Hazine vekilinin tüm, ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak, tescil harici yola ilişkin olarak açılan davada Belediye ve Büyükşehir Belediye Başkanlığının taraf sıfatı bulunmakla birlikte, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro işleminde bir sorumlulukları bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin Hazineye yüklenmesi gerekirken davalı ... aleyhine hükmedilmiş olması isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar Hazine vekilinin tüm, ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, (4) numaralı hüküm fıkrasında "davanın vasfı gereğince alınması gereken 179,90-TL maktu harçtan peşin alınan harç ve ıslah harçlarının mahsubu ile arta kalan 279,00-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine" ifadesinden sonra gelen "davacıdan peşinen alınan 179,90-TL maktu harç tutarının ise davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine" ifadesinin cümleden çıkartılmasına yerine "davalı Hazine harçtan muaf olduğundan peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına" ifadesinin yazılmasına, (5) numaralı hüküm fıkrasında "davacı tarafından istinaftan önce ve istinaftan sonra sarf olunan toplam 4.283,90-TL yargılama giderinin" ifadesinden sonra "alınarak davacıya verilmesine" ifadesinden önce yer alan "davalılar Hazine ile ... ve ...Başkanlığının haricindeki dahili davalı ... Başkanlığından" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "davalı Hazineden" ifadesinin yazılmasına, (11) numaralı hüküm fıkrasında "davacı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin" ifadesinden sonra "alınarak davacıya verilmesine" ifadesinden önce yer alan "dahili davalı ... Başkanlığından" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "davalı Hazineden" ifadesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6728, K. 2026/3024, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6728-e-2026-3024-k-3c05ecc6f474