Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6642 E. 2026/3026 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6642
- Karar No
- 2026/3026
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/38 E., 2024/1670 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/148 E., 2017/262 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 772 parsel sayılı 3161 metrekare (yeni .... ilçesi ...Mahallesi 281 01... parsel sayılı 3.085,14 metrekare) yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davacı ... adına tespit edilmiş, Antalya Kadastro Mahkemesinin 26.04.1994 tarihli ve 1991/412 Esas, 1994/2107 Karar sayılı kararı ile tespitin iptaline, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş ve 20.10.1995 tarihinde kesinleşerek, Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya Kadastro Mahkemesinin 26.04.1994 tarihli ve 1991/412 Esas, 1994/2107 Karar sayılı kesinleşen kararı ile dava konusu 281 01... (eski ... köyü 772) parsel sayılı taşınmazın 1942 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içine alındığını ve 1976 yılında yapılan 2/B çalışmaları sonucu orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiğini, dava konusu taşınmazın 2/B alanı olduğunu ve müvekkili olan davacının kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve 31.12.2011 tarihi öncesinden beri davacının zilyetliğinde bulunduğunun tapu kaydına şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ormandan Hazine adına çıkarılan taşınmazların satışı için belirtilen idari prosedürün gerçekleştirilmesi gerektiğini ve bu idari prosedür gerçekleştirilmeden yargı yoluyla satışa yönelik işlem yapılmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde, daha önce iptal edilen orman hattının tekrar kadastrosunun yapıldığı ve ayrıca 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması yapılmış olup bu çalışmaların 10.12.1977 tarihinde kesinleştiği, daha önce iptal edilen orman hattının 1744 sayılı Kanun'un 2. madde çalışması ile birlikte, yeniden yapılan orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulamasının 16.12.1989 tarihinde kesinleştiği, bu çalışmalarda dava konusu taşınmazda bir değişiklik olmadığı, orman sınırları dışında kaldığı, buna göre; dava konusu... Mahallesi eski 772 parsel, yeni 281 01... no.lu parsel sayılı taşınmazın 1942 yılında yapılan orman tahdidi çalışmasının yok hükmünde olması nedeniyle orman alanında ya da Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmadığı, tarım alanında kaldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davaya konu taşınmazın 1942 yılında yapılan tahditte orman olduğu ve halen bu niteliğini koruduğu, hükmen tescile ilişkin Mahkeme kararının kesin hüküm niteliğinde bulunmadığı; zilyetlik şerhi istemi yönünden ise bir taşınmazın tapu kaydına zilyetlik şerhi verilebilmesi için hakkında 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4. maddesi kapsamında kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılması gerekmekte olup, bu çalışma yapılmadan zilyetlik şerhi verilmesinin de mümkün olmadığı; İlk Derece Mahkemesince de bu doğrultuda dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararlarının gerekçe ve hüküm kısımlarıyla bütün olduğunu, Kadastro Mahkemesinin hükmen tesciline ilişkin kararının kesin hüküm niteliğinde olup, bağlayıcı olduğunu, kesin hüküm nedeniyle davanın kabulü gerektiğini, dava konusu taşınmazın 2/B kapsamında olduğunu ve davalı lehine yargılama gideri, vekalet ücreti hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan yer olup olmadığı ve davacının kullanımında bulunduğuna dair tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birlğiyle karar verildi.