Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/526 E. 2026/352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/526
Karar No
2026/352
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/247 E., 2025/414 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.12.2024 tarihli ve 2024/353 Esas, 2024/8555 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itiraz davalı Kurum Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilmiş ise de bu karara davalı şirketin itirazı üzerine bu kez YİDK kararıyla itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı Kurum kararının hukuka aykırı olduğunu, itiraza dayanak olan 2007/38693, 2007/386 94... /31111 sayılı markalara ilişkin kullanım ispatı talebi üzerine ilişkin delillerin sunulduğunu, dava konusu YİDK kararına esas alınan 2018/M-5257 sayılı dava dışı YİDK kararı hakkında iptal davası açıldığını, bu davanın sonucu beklenerek karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı Kurum YİDK'nın 2018/M-8357 sayılı kararının iptaline, 2017/34940 sayılı "..." ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, 2017/01933 sayılı marka dışındaki itiraza mesnet markaların kullanımlarının ispat edilemediğini, 2017/01933 sayılı markasının ise müddet olup davacının davalı şirketin marka başvurusuna itiraza mesnet markasının bulunmadığının belirlendiğini, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığından Kurumun YİDK karar tarihindeki duruma göre işlem yapması gerektiği, belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı şirket vekili; müvekkilinin dava konusu marka yanında 2015/00558 sayılı “...” ibareli markasının bulunduğunu, müvekkilinin eski tarihli markaları ile ilgili kullanım ispatı talebinde bulunduğunu, ancak davacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve yalnız 2017/01933 sayılı marka başvurusu bakımından itirazın kabul edildiğini, ancak anılan marka başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine kötüniyet gerekçesiyle reddedildiğini, bu karara karşı davacı tarafça iptal davası açıldığını, dolayısıyla davacının itirazına dayanak markasının ortadan kalktığını, davacının kullanımını ispat edemediği markaları üzerine 2017/01933 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, anılan başvurunun da kötüniyet sebebiyle reddedildiğini, davacının kullanım ispatı için sunduğu delillerin yetersiz olduğuna hükmeden Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı itirazda bulunmadığını, zaten sadece dört adet delil sunulmuş olduğunu, bunun ciddi bir kullanımı ispat etmeye elverişli olmadığını, bir an için davalının itiraza gerekçe markası olduğu kabul edile bile davalının kullanımının “pil” emtiasına ilişkin olduğunu, müvekkiline ait markanın ise “bilgisayar yazılımları” ile ilişkili olması sebebiyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmayacağını, YİDK kararlarının verildiği tarihteki koşullara göre incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2018/458 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 2017/34940 sayılı başvuru ile davacının işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı markalardan 2017/019 33... /31111 sayılı markaların aynı ya da aynı tür malları kapsadığı, bununla birlikte 2008/31111 sayılı marka yönünden davacının anılan markanın dava konusu markanın başvuru tarihinden önce ülkemizde ciddi kullanıma konu edildiğini ispatlayamadığı, davacının 2017/01933 sayılı markası ile dava konusu markanın ilgili tüketiciler nezdinde, görsel, kavramsal ve işitsel açıdan güçlü bir benzerlik taşıdıkları, bu benzerliğin karıştırılma ihtimaline neden olabilecek düzeyde olduğu, 2017/01933 sayılı davacı markasının, dava konusu iptali talep olunan YİDK karar tarihinde reddedilmiş bir başvuru olduğu, her ne kadar söz konusu markanın reddine dair verilen kararın iptali istemiyle açılmış bir dava olduğu anlaşılmakta ise de YİDK kararlarının karar tarihindeki durum gözetilerek verilmesi gerektiği, bu itibarla YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 05.10.2023 tarihli ve 2021/1265 Esas, 2023/1190 Karar sayılı kararı ile; davalı şirketin 09. sınıfta yer alan "bilgisayar yazılımları" emtiası yönünden "..." ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğu, 2017/34940 sayılı başvurunun yayımı üzerine davacı şirketin 2007/38693, 2007/38604, 2008/03111 sayılı marka ve 2017/01933 sayılı marka başvurusunu mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiği, davalı vekilinin davacının eski tarihli markaları için kullanım ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığınca söz konusu markalar için kullanım ispatı talebinin yerine getirilemediğine karar verildiği, bununla birlikte 2017/01933 tarihli markanın ise başvuruyla benzer bulunarak başvurunun reddedildiği, davalı şirketin bu karara yaptığı itiraz üzerine YİDK kararıyla bu kez ... no.lu başvurunun Kurulun 19.09.2018 tarih ve 2018/5257 sayılı kararı ile reddedildiği tespit edildiğinden başvuru sahibinin itirazının kabulüne karar verildiği, davalı Kurum tarafından bazı marka tescil başvurularının işlem dosyasına "müddet" kaydı koyuluyor ve bu markalar hükümden düşmüş olduğu gerekçesiyle benzerlik incelemesinde dikkate alınmıyorsa da bu kaydın mevcut hukuki ve fiili durumla uyuşmaması hâlinde sadece anılan kayda dayanılarak bir marka başvurusunun hükümden düşmüş sayılamayacağı, somut uyuşmazlıkta işlem dosyasındaki "müddet" kaydına rağmen, davacı itirazına dayanak ... numaralı marka tescil başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali talebiyle Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/431 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış, eldeki davayla YİDK kararının iptali istemi reddedilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/689 Esas, 2023/800 Karar sayılı kararıyla anılan İlk Derece Mahkemesince verilen 25.11.2020 tarihli ve 2018/431 Esas, 2020/369 Karar sayılı karar kaldırılarak davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 2018-M-5257 sayılı YİDK kararının iptaline karar verildiği, YİDK kararının iptali davalarında kararın verildiği tarih itibariyle mevcut hukuki ve fiili duruma göre karar verilmesi gerektiğinden somut uyuşmazlıkta da dava konusu YİDK karar tarihinde, hukuki varlığını sürdüren ve davacı tarafça eldeki dava konusu başvuruya davalı kuruma sunulan itiraz dilekçesinde de açıkça dayanılan davacının ... numaralı marka tescil başvurusunun benzerlik incelemesinde dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/01933 sayılı marka arasında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında benzerlik değerlendirilmesi yapılması gerektiği, dava konusu başvuru “...” ibaresinden, itiraza mesnet 2017/01933 sayılı marka ise "..." ibaresinden oluştuğu, markaların son harfi dışında aynı harf dizilimini taşıdığı, bu hâli ile markaları oluşturan ibarelerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğu, mal yönünden karşılaştırmada ise davalı şirketin 2017/34940 sayılı başvurusu 09. sınıfta "bilgisayar yazılımları" emtiasını kapsadığı, davacının 2017/01933 sayılı başvurusu kapsamındaki 09. sınıf mallar arasında ise "bilgisayar programları ve yazılımları" mallarının aynen yer aldığı, taraf markaları arasındaki neredeyse ayniyet seviyesine varan benzerlik bulunduğu gözetilerek bu hâli ile başvurunun itiraza mesnet markanın devamı ya da serisi gibi algılanacağı, taraf markaları ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derecede benzediği ve SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğu, davacı vekili istinaf itirazlarında müvekkilinin 2008/31111 sayılı markasının geçerliliğini koruduğunu, müvekkilinin bu markaya dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürmüş ise de SMK'nın "Yayıma itirazın incelenmesi" başlıklı 19/2. maddesine göre somut uyuşmazlıkta davalı başvuru sahibi şirketin davacının eski tarihli 2007/38693, 2007/38604, 2008/03111 sayılı markaları için kullanım ispatı talebinde bulunduğu, ancak dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı tarafça sunulan deliller pil emtiasına ilişkin olup bu delillerin 2008/3111 sayılı markanın çekişmeli emtialar üzerinde ciddi bir şekilde kullanılmakta olduğunu ispatlar nitelikte olmadığı, Özel Dairenin yerleşik içtihatlarında müktesep hakkın varlığı için markanın uzun süreli kullanımı arandığından davacı vekilinin bu iddiasının yerinde olmadığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince itiraza mesnet 2017/01933 sayılı marka başvurusu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karara verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne, dava konusu 2018-M-8357 sayılı YİDK kararının iptali ile davalı şirkete ait 2017/34940 sayılı ve "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...1. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının itirazına mesned ... numaralı marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali talebi ile açılan davada verilen red kararının Dairelerinin 2021/689 E., 2023/800 K. sayılı kararı ile kaldırıldığından bahisle, dava konusu YİDK karar tarihinde ... numaralı marka başvurusunun hukuki varlığını sürdürdüğü gerekçesi ile değerlendirme yapılarak karar verilmiş ise de, itiraza mesned markanın yargılama sırasında iptaline karar verildiğinde yapılan itiraz dayanaksız kalacağından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile ... nolu marka başvurusuna ilişkin dosyanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde derdest dosyada verilen istinaf mahkemesi karar sonucuna göre karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki gerekçeye ilaveten; esasen idari nitelikte olan ve SMK'nın 156. maddesindeki düzenleme uyarınca adli yargı yerlerinde görülen YİDK kararının iptali davasında, davalı Kurum kararının verildiği tarihten sonra ortaya çıkan hukuki duruma göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, aksi durumda Kurumun karar verdiği tarihte ortada olmayan hukuki koşullara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının denetimi sonucu doğacağı, bu durumun da eldeki davanın niteliği ile uyuşmadığı, Özel Dairenin emsal uygulamasının da bu şekilde olduğu, dava konusu YİDK kararının 15.10.2018 tarihinde verildiği, itiraza mesnet 2017/01933 sayılı marka hakkındaki davanın ise söz konusu YİDK kararından sonra 25.11.2020 tarihli mahkeme kararıyla hükme bağlandığı, her ne kadar bozma ilâmında ... no.lu marka başvurusuna ilişkin dosyanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de mesnet 2017/01933 sayılı marka başvurusunu reddeden 2018-M-5257 sayılı YİDK kararını iptal eden 08.06.2023 tarihli ve 2021/689 Esas, 2023/800 Karar sayılı kararı da Özel Dairenin 07.10.2024 tarihli ve 2023/5413 Esas, 2024/7121 Karar sayılı kararıyla onandığı, dolayısıyla Kurum kararının iptaline yönelik işbu davada, karar tarihi itibariyle ortada olmayan bir mahkeme kararının değerlendirilmesine imkân bulunmadığı, aksi takdirde Kurumun karar tarihinden çok sonra ortaya çıkan hukuki durumlara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Kurum vekili; YİDK kararının verildiği tarihteki koşullara göre değerlendirme içerdiğini, anılan tarihte var olmayan markaya dayalı olarak karar verilemeyeceğini, bu anlamda bozma kararında belirtilen mahkeme kararının beklenmesinin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını, aksi kabulün taraflarca kötüye kullanılabileceğini, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek direnme kararını temyiz etmiştir. 2. Davalı şirket vekili; bozma kararının yerinde olmadığını, YİDK kararının verildiği tarihte koşullara göre değerlendirme yapılması gerektiğini, öte yandan Bölge Adliye Mahkemesince doğru olarak kabul edilen bu prensibin somut olaya yanlış uygulandığını, idari kararın hukuka uygunluğunun kararın verildiği tarihteki koşullara göre yapılması gerektiğini, YİDK’nın yasal süreci öngörmesinin mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince YİDK karar tarihinde reddedilen davacının itiraza mesnet markası esas alarak vermiş olduğu kararın hatalı olduğunu, itiraza mesnet 2017/01933 sayılı davacı markasının kötüniyetli tescil niteliğinde olduğunu belirterek direnme kararını temyiz etmiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu YİDK kararının iptaline ilişkin olarak açılan eldeki davada karar verilebilmesi için, eldeki dava konusu marka tescil başvurusuna itiraz aşamasında davacı tarafından itiraza mesnet olarak ileri sürülen 2017/01933 sayılı markaya ilişkin olarak verilen diğer YİDK kararının iptali istemiyle açılan dava dosyasının kesinleşmesinin beklenmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 1. İlgili Hukuk 1. 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu (SMK) md. 3, 4, 5, 6, 11, 18, 20... . 2. 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun md. 15/C (5000 sayılı Kanun). 3. ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Kurulları Yönetmeliği md. 6 (Yönetmelik). 2. Değerlendirme 1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenleme ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır. 2. Marka tescil işlemlerini davalı Kurumun birimlerinden biri olan Markalar Dairesi Başkanlığı yürütmektedir. Markalar Dairesi tescil başvurusunu öncelikle SMK'nın 3, 4, 5 ve 11. maddeleri çerçevesince inceler. Markalar Dairesi başvurunun gerekli şartları taşımadığı kanaatine varırsa marka başvurusunu reddeder; başvurunun gerekli şartları taşıması veya eksiklik olmaması veyahut da eksikliğin giderilmesi hâlinde ilgili kişileri başvurudan haberdar etmek üzere başvurunun bültende yayımlanmasına karar verir. 3. Davalı Kurumun kararlarına karşı iki ayrı itiraz hakkı düzenlenmiştir. Bunlardan ilki SMK'nın 18. maddesinde düzenlenen "yayıma itiraz" hakkıdır. Diğeri ise yine SMK'nın 20... . maddelerinde düzenlenen "karara itiraz" hakkıdır. 4. Markalar Dairesinin kararı üzerine başvurunun bültende yayımlanması aşamasında SMK'nın 18. maddesi gereğince ilgili kişiler, marka başvurusunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içerisinde başvurunun aynı Kanun'un 5 ve 6. maddelerine göre tescil edilmemesi gerektiğine dair itirazlarını ileri sürebilirler. 5. Yayıma itirazı Markalar Dairesi inceler ve kararını verir. Markalar Dairesinin yayıma itiraz üzerine verdiği karar, davalı Kurum'un nihai kararı değildir. İtiraz hakkında verilen kabul veya red kararı üzerine SMK’nın 20. maddesi gereğince davalı Kurum nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. Anılan itiraz, Markalar Dairesi kararını durdurucu etkiye sahip olup itiraz incelenip karar verilmeden Markalar Dairesi tescil işlemlerine devam edemez. 6. Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 20... . maddeleri ile düzenlenen "karara itiraz" hakkının konusu, davalı Kurumun hizmet birimlerinden biri olan Markalar Dairesinin kararıdır. Markalar Dairesi itiraz konu kararı resen vermiş olabileceği gibi görüş bildirme veya yayıma itiraz üzerine yaptığı inceleme neticesinde de vermiş olabilir. Markalar Dairesi tarafından alınacak kararlardan zarar gören kişiler, kararlara karşı kararın bildiriminden sonraki iki ay içerisinde yazılı olarak davalı Kurum nezdinde itiraz edebilir. 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesi gereğince karara itirazı davalı Kurumun diğer bir hizmet birimi olan YİDK inceler ve nihai kararı verir. 7. Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 21. maddesi gereğince itirazın incelenmesinden sonra YİDK itiraz hakkında karar verir. YİDK itirazı incelerken itiraz dilekçesinde belirtilen talep ve gerekçelerle bağlıdır. Ancak önemli ve ağır usul hataları ile itiraza konu kararı veren dairenin resen incelemesi gereken hususları, taleple ve gerekçeyle bağlı olmaksızın resen dikkate alabilir (Yönetmelik md. 6/2). Ayrıca YİDK, Yönetmeliğin 6/3. maddesi gereğince karara etki edecek bir konunun bekletici sorun yapılması hakkında ara karar verebilir. 8. Hemen belirtilmelidir ki TÜRKPATENT bağımsız idari otoritelere yakın derecede özerkliğe sahip, kamu tüzel kişiliği olan bir yerinden yönetim kuruluşudur. TÜRKPATENT idari bir kurum olduğu için markanın tescili sürecinde almış olduğu kararlar da “idari karar” niteliğindedir. Öte yandan Markalar Dairesinin tescil sürecinde gerek re’sen gerekse yayıma itiraz üzerine verdiği kararlar, “tek iradeli (basit) işlem”dir. Zira karar metni sadece Markalar Dairesi Başkanı tarafından imzalanır. Karara itiraz hâlinde, birden fazla kişinin irade açıklaması ile alınan YİDK kararları ise “kolektif (kurumsal/ortaklaşa) işlem” niteliğindedir. YİDK kararları, Yönetmelikte de belirtildiği üzere kurul başkanı ve itiraza konu kararda görevli bulunmayan en az iki uzman üyenin katılımıyla ve salt çoğunluğu ile alınır. Kararın hukuka uygun olabilmesi için toplantı ve karar yeter sayılarına uyulmuş olması gerekir. 9. YİDK’nın itiraz hakkında verdiği karar kesin nitelikte bir idari karardır. İdari bir kararın kesinleşmesi, başka mercilerin kararına ihtiyaç olmaksızın bu kararın, hukuki sonuç doğuracak şekilde uygulanması anlamına gelir. Karara karşı idari başvuru imkânı devam ettiği müddetçe karar kesinleşmiş olmaz. Başka bir deyişle idari bir kararın kesinliği, kararın uygulanmaya hazır hâle geldiğini ve bütün unsurlarıyla tamamlandığını gösterir. Dolayısıyla idari kararların kesinleşmesi ile yargı kararlarının kesinleşmesi birbirinden farklı kavramlardır. 10. Öte yandan bir idari kararın “kesinleşmiş olması” ile “nihai olması” da farklı kavramlardır. Bu kapsamda davalı Kurumun kesin kararı Markalar Dairesi veya YİDK tarafından verilmiş olabilir; ancak nihai kararı sadece YİDK verir. Markalar Dairesinin kararına süresinde itiraz edilmezse, itiraz süresinin geçmesi ile Markalar Dairesi kararı davalı Kurum kararı olarak kesinleşir. Markalar Dairesinin kararına süresi içerisinde itiraz edilirse nihai karar niteliğindeki YİDK kararı davalı Kurum kararı olarak kesinleşir. 11. Davalı Kurum YİDK kararına karşı ise 5000 sayılı Kanun’un 15/C maddesi gereğince bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir. Davalı Kurumun kararına karşı iptal davası açılması idari anlamda kesinleşmiş olan idari işlemin yürürlüğünü durdurmaz. Marka tescilinin önlenebilmesi için mahkemeden tedbir kararı alınması gerekir. Dolayısıyla tedbir talep edilmez veya alınamaz ise davalı Kurum markayla ilgili işlemlere devam eder ve tescil işlemini yapar. 12. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin marka başvurusuna davacı tarafından "..." esas unsurlu markalarına dayalı olarak itiraz edildiği, davacıya ait itiraza mesnet markalar için davalı şirket tarafından SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında kullanmama def'înde bulunulması üzerine davacıya ait 2017/01933 sayılı marka dışındaki itiraza mesnet markaların değerlendirme kapsamında çıkarıldığı, dava konusu marka başvurusuna itiraz aşamasında değerlendirmeye alınan davacıya ait 2017/01933 sayılı markanın ise dava konusu YİDK karar tarihinde tescilli olmadığı, davacı tarafından 2017/01933 sayılı markanın tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali için dava açıldığı anlaşılmaktadır. 13. Davacıya ait itiraza mesnet 2017/01933 sayılı marka için 10.01.2017 tarihinde başvuruda bulunulması üzerine anılan başvuruya davalı şirket tarafından itiraz edilmiş, itiraz üzerine nihai olarak verilen 26.09.2018 tarihli YİDK karar ile anılan marka başvurusunun reddine karar verilmiştir. Öte yandan eldeki davanın davacısı tarafından bahse konu dava dışı YİDK kararının iptali için 26.11.2018 tarihinde dava ikame edilmiş olup buna ilişkin verilen Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2018/431 Esas, 2020/369 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2021/689 Esas, 2023/800 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusu kabul edilip İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Bu kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine Özel Dairece verilen 07.10.2024 tarihli ve 2023/5413 Esas, 2024/7121 Karar sayılı karar ile yukarıda anılan Bölge Adliye Mahkeme kararı onanmış, karar 07.10.2024 tarihinde kesinleşmiştir. 14. Davalı şirkete ait dava konusu marka için 17.04.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş, davacı tarafın itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca marka başvurusu reddedilmiş, bu karara karşı davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine nihai olarak verilen 15.10.2018 tarihli YİDK kararıyla da davalı şirkete ait marka başvurusunun reddine dair Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen ret kararı kaldırılmıştır. Anılan YİDK kararının gerekçesinde ise davacıya ait 2017/01933 sayılı marka başvurusunun dava dışı YİDK kararıyla reddedildiğinden davalı şirketin itiraz başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. 15. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itirazına mesnet ... numaralı marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali talebi ile açılan davada verilen red kararının mahkeme kararı ile kaldırıldığından bahisle dava konusu YİDK karar tarihinde ... numaralı marka başvurusunun hukuki varlığını sürdürdüğü gerekçesi ile değerlendirme yapılarak karar verilmiş ise de; itiraza mesnet markanın yapılan yargılama sonrasındaki akıbetine dair karar verildiğinde yapılan itirazın dayanağı ortadan kalkabileceğinden anılan markaya ilişkin yargılama süreci sonunda ortaya çıkan kararın dava konusu YİDK kararının hukuki denetiminde göz önüne alınması gerekir. 16. Bu itibarla davalı şirkete ait 2017/34940 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna itiraz aşamasında dayanak olarak ileri sürülen ve itirazın değerlendirilmesinde nazara alınan 2017/01933 sayılı davacı markasının başvurusunun reddine dair dava dışı YİDK kararının iptali talebiyle açılan davada, bahse konu dava dışı YİDK kararının iptaline karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmiş olması karşısında, dava konusu YİDK kararının iptaline ilişkin olarak açılan eldeki davada karar verilebilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince davacıya ait 2017/01933 sayılı itiraza mesnet marka hakkında verilen ve kesinleşen mahkeme hükmü nazara alınıp yapılacak değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. 17. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, İstek hâlinde temyiz peşin harçlarının yatıranlara ayrı ayrı geri verilmesine, Dosyanın HMK'nın 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/526, K. 2026/352, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2025-526-e-2026-352-k-181f5e65524e