Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9774 E. 2026/929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9774
Karar No
2026/929
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1058 Esas, 2025/957 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/32 Esas, 2023/93 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mahallesi 1404 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, bedelin düşük tespit edildiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, imar planında sanayi alanında kaldığını, taşınmazın kıymetini etkileyebilecek tüm nitelikleri ve imar durumu dikkate alınarak hazırlanacak bilirkişi kurulu raporu ile kamulaştırılacak alanın gerçek değerinin belirlenmesi, gerçek karşılık ilkesine göre belirlenen bu bedelin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için tespit edilen ürün net gelirlerinin yüksek hesaplandığını, üretim giderlerinin brüt gelirinin 1/3'ünden fazla olamayacağı kanaatiyle değerlendirme yapılmış olup bunun kabulünün mümkün olmadığını, kıymet takdir raporu ile bilirkişi raporunda dava konusu birim fiyatları arasındaki farkın oldukça fazla olduğunu, objektif değer artışına karar verilmesinin hatalı olduğunu, İdare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal satışlar üzerinden tespit edilen bedelin emsal satışlara göre oldukça düşük olduğunu, kamulaştırma bedeli hesaplanırken taşınmazın kıymetini etkileyecek unsurların hepsinin kalem kalem araştırılması gerektiğini, dava tarihi 2023 olmasına rağmen 2019'da yapılan hesaplamaya göre tespit edilen ve ödenen bedeli kabul etmenin mümkün olmadığını, paranın enflasyon karşısında eridiğini, Anayasa'nın gerçek karşılık ilkesine aykırı bu kararın kabulünün mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinin 2019 yılı olması, davacı idarenin süresinde kamulaştırma bedelini depo etmemesi ve Dairelerince verilen kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında davalı tarafça, dava tarihi olan 2019 yılı verilerine göre yapılan değerlendirme ile belirlenen kamulaştırma bedelinin kabul edilmediğinin ifade edilmesi karşısında, bu süreçte yüksek enflasyon sebebiyle paranın alım gücünün erimesi ve yasal faizin bu parasal erimeyi gideremeyecek derecede az olması, açıkça Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirlenen "gerçek karşılığın" olamayacağı ve dolayısıyla mülkiyet hakkının özünü yok edici olması sebebiyle Anayasa'nın 36 ve AİHS ek protokol ek 1 inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına da aykırı olduğu gözetilerek, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvurusunda davanın reddi talebi olmamasına rağmen bu yönde hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli kararından sonra 17.12.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli kaldırma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği ve yargılama aşamalarında ve istinaf başvuru dilekçesinde davalı vekilinin davanın reddedilmesine dair beyanının olmadığı, kamulaştırma bedelinin düşük olduğuna dair itirazının bulunduğu anlaşıldığından usul ekonomisi gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden bu husus bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9774, K. 2026/929, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9774-e-2026-929-k-be28cc1bb817