Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3639 E. 2026/12582 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3639
Karar No
2026/12582
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/425 Esas, 2023/275 Karar KARAR : Ret /Kabul

Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare ve ilgili ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 25.12.2025 tarihli ek karar ile ...'ın ilgili sıfatıyla temyiz etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin asıl kararı davalı idare ve 25.12.2025 tarihli ek kararı ilgili ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların maliki olduğu dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 141 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.01.2005 tarihli ve 2003/491 Esas, 2005/35 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 31.01.2005 tarihli ve 2003/491 Esas, 2005/35 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, davacı ...'ın dava tarihinden önce 28.04.2003 tarihinde vefat ettiği, davacı ...'in dava konusu taşınmazdaki hissesi yönünden ise satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası sonucunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/118 Esas, 2010/620 Karar sayılı kararı ile davacı ... hissesinin iptali ile dava dışı ... isimli şahıs adına tesciline kararı verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydının ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilerek ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/118 Esas, 2010/620 Karar sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği mahkemesinden sorularak, söz konusu kararın kesinleştiğinin ve dava dışı ... isimli şahsın malik olduğunun tespiti halinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden Mahkemece ... hissesi yönünden yeni malikin ... isimli şahıs olduğunun anlaşılması halinde davaya ihbar edilerek sonucuna göre; davacı ... yönünden ise dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşıldığından aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden sair hususlar incelenmeksinin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddine, davacı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare ve ilgili ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, ayrıca müvekkil idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yollarına müracaat etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. İş bu davada taraf sıfatı taşımayan ve hakkında mahkemece hüküm kurulmayan ilgili ...'ın temyiz talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle verilen ek karar yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; davacı ...'in dava konusu taşınmazdaki hissesi yönünden satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası sonucunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/118 Esas- 2010/620 Karar sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği mahkemesinden sorularak, söz konusu kararın kesinleştiğinin ve dava dışı ... isimli şahsın malik olduğunun tespiti halinde, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden, mahkemece ... hissesi yönünden yeni malikin ... isimli şahıs olduğunun anlaşılması halinde davaya ihbar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirir. 5. Davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. 6. Davacı ... yönünden davanın reddine karar verildiği hâlde, onun payını kapsar şekilde tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. İlgili ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Mahkemenin 25.12.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA, B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının BOZULMASINA, İlgili ...'... peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3639, K. 2026/12582, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3639-e-2026-12582-k-f6a69e97ae1f