Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3781 E. 2026/2940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3781
- Karar No
- 2026/2940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/37 E., 2024/43 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında ...köyü çalışma alanında bulunan 2 08... parsel sayılı 7.819,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, krokisinde (A) harfiyle gösterilen kargir tek katlı binanın ... oğlu ..., (B) harfiyle gösterilen kargir tek katlı binanın ... oğlu ... (C) harfiyle gösterilen kargir tek katlı binanın ise ... oğlu ...'a ait olduğu ve 1. derece doğal sit alanında kaldığı tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek vergi kaydı nedeniyle mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmış; bilahare davacılar ... ve ...'in komisyona itirazları üzerine, komisyonca krokide (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen muhdesatların iptali ile sit alanına ilişkin beyan aynı kalmak kaydıyla mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; ...köyü 2 08... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan bir kısım yerin 16.08.1997 tarihli satış senedi ile 1997 yılında ...ünden satın aldığını, o tarihten bu yana zilyet olduğunu, keşif mahallinde belirlenecek kısmın adına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; kadastro tespiti sırasında 2 08... parsel toplam 7.819,21 m² yüzölçümündeki taşınmazın ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildiğini, bu taşınmaz içindeki 500,00 metrekarelik kısmın müvekkiline atalarından kaldığını, yıllardır müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitine itirazının kabulü ile söz konusu 500,00 metrekarelik taşınmazın müvekkilli adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; kadastro tespiti sırasında müvekkiline ait 308,00 m² olan, içinde ev bulunan taşınmazın 2 08... parselin içinde gözüktüğünü, dava konusu taşınmazın müvekkillinin ev ve arsası olarak zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilli adına 2 08... parselden ifraz edilmek suretiyle 308,00 m² olarak adına tescilini talep etmiştir. 5. Asli müdahil ... müdahillik talep dilekçesinde; dava konu taşınmazda murisinin evi ve hissesi bulunduğunu ileri sürerek, adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Belediye sınırları içerisinde olduğunu, taşınmaz içerisinde köy meydanı, cami, kuyu vb. toplumun yararlanmasına açık alanlar olduğunu, kamu hizmetine özgülendiğini, bu nedenle tescil dışı bırakıldığını ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli ve 2010/6 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararı ile ''mahalli bilirkişisi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, 19 37... , 188, 174, 177, 175 tahrir numaralı vergi kayıtları, satış senedi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacı ...'in dava konusu etmiş olduğu taşınmaz kesiminin köylünün müşterek kullanımındaki bir taşınmaz olmadığı, evveliyatı ...'ne aitken taksimle ...ü'ne yine taksimle ...ü'ne intikal ettiği, satışıyla da davacı ...'a intikal etttiği, evveliyatından beri ev ve arsası olarak zilyet edildiği, köy meydanın fen bilirkişisinin raporuna ekli hava fotoğrafıyla saptandığı üzere yoldan sonra geldiği, davacı ...'nın dava konusu etmiş olduğu taşınmaz kesiminin köylünün müşterek kullanımındaki bir taşınmaz olmadığı, evveliyatı ...'e aitken onun bağışıyla ... ...ya'ya intikal ettiği, ondan da taksimle ...'ya intikal eden bir taşınmaz olduğu, evveliyatından beri ev ve arsası olarak zilyet edildiği, köy meydanın fen bilirkişisinin raporuna ekli vergi kaydı uygulamasıyla belirlendiği üzere ...'nın taşınmazından sonra geldiği'' gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile ...köyü 2 08... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 23.12.2014 tarihli raporu ve eki haritasında 9-A ile 9-D harfi ile gösterilen kısımların ayrı ayrı 2 08... parselden ifrazına, 9-A harfiyle gösterilen 429,95 metrekarelik kısmın aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere kargir ev ve tarla vasfıyla ... ve ... oğlu 1947 doğumlu ... adına tesciline, 9-D harfi ile gösterilen 335,44 metrekarelik kısmın aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere kargir ev ve tarla vasfıyla ... ve ...oğlu 1941 doğumlu ... adına tesciline, ifrazdan geriye kalan 9-E harfiyle gösterilen 7.053,80 metrekarelik kısmın 2 08... parsel numarası ile mera olarak sınırladırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2015/17952 Esas, 2018/4145 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu 2 08... parsel sayılı taşınmazla birlikte dava dışı 2 11... parsel sayılı taşınmaz mera vasıflı 1938 tarih ve 188 tahrir nolu vergi kaydına istinaden, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25.04.2002 tarih ve 1286 sayılı kararıyla 1. derece doğal sit alanında kaldığı tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek mera vasfıyla sınırlandırılmak suretiyle özel siciline yazıldığı, dava konusu taşınmazla öncesinde bir bütün olan ve yol geçmesi nedeniyle ayrılan dava dışı 2 11... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının onaylı sureti getirtilmediği, dava konusu taşınmaza revizyon gören vergi kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmediği, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın, davacı ... adına tesciline karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda (9-A) harfiyle gösterilen bölümü ve...adına tesciline karar verilen (9-D) harfiyle gösterilen bölümü ile kalan bölümünün ne şekilde ayrıldığı, bu bölümlerin meradan açma veya meranın devamı niteliğinde olup olmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve yan görünüş (kesit) krokisi ile desteklenmiş rapor aldırılmadığı, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi hususunda hava fotoğraflarından da yararlanılmadığı" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' kadastro tespitinde Karaağaç köyü Dokuzgöl mevkiinde bulunan 2 08... parsel ve dava dışı 2 11... parsel numaralı taşınmazların aynı 19 37... numaralı tahrir kaydı uygulanmak suretiyle orta malı olarak tespit edildiği, uyuşmazlığın davaya konu taşınmaz bölümlerinin 188 numaralı mera kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kayıt kapsamı dışında ise öncesinin meradan açma ve meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, davacı gerçek kişiler lehine kazanım şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığının anlaşıldığı, bozma sonrası yapılan yargılamada, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden tespite dayanak 188 numaralı vergi kaydı ve ...'nın davasına dayanak 175 numaralı vergi kaydı hudutlarının okunup sorulduğu; 188 numaralı mera kaydının hudutları 19.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ek:3 numaralı krokide gösterildiği, batısı koğundiş okumakla, 2 08... ve 2 11... parselin bütününe göre taşınmazların batı sınırında bulunduğu mahalli bilirkişilerce gösterilen ve bilirkişi raporuna ek krokide işaretlenerek konumu gösterilen taşlık kısmı, güneyi yol okumakla 2 11... parselin güneybatısından güneye doğru ilerleyen yolu, doğusu ... okumakla parselin doğusunda ... adına vergi kaydı bulunup kadastroda varisleri adına tespit gören 2 10... parseli okuduğu, kuzeyi ... okumakla taşınmazın ...ü adına vergi kaydı bulunup akdi ve kanunu halefleri adına tespit gören 2 08... -4-5-6 parseli gösterdiği, kaydın miktarı 7 dönüm ise de, hudutları itibariyle 2 11... parsel ve 2 08... parseli bütün olarak kapsadığı, toplam yüzölçümünün kayıt miktarından fazla olduğu, ...'nın davasına dayanak ... Karakaya adına bulunan 175 numaralı tahrir kaydının uygulamasında, yerel bilirkişilerin 175 numaralı vergi kaydının hudutlarını dava konusu taşınmaz dışında gösterdikleri, kaydın kuzeyi batısı ... , doğusu .... okunduğu, komşu parsel tutanaklarının incelenmesinde taşınmazın batısındaki 20,21 parsellerin vergi kaydına istinaden Tevfik Karakaya halefleri adına tespit edildiği, keza bu parsellere revizyon gören 171 numaralı tahrir kaydının da doğusunun meydan okumakla davaya konu köy boşluğunu okuduğu, güneyi taş olarak olarak okunan hududun dava konusu yer dışında gösterildiğini, 175 numaralı kaydın dava konusu yer ile uyumlu olmadığı ve hudutlarını doğrulamadığı, dosya arasında yer alan komşuları gösterir pafta ve tutanak örneklerine göre, 175 numaralı vergi kaydının 2 08... , 22... parsellere revizyon gördüğü ve tamamının ... mirasçıları adına taksimen tespit ve tescil edildiği, hudutlarının dava dışı anılan parsellere birebir uyduğu, 175 numaralı vergi kaydının ihtilaf konusu yere ilişkin olmadığının sabit olduğu, ...'nün davasına konu ve 13.10.2023 havale tarihli fen raporunda 9-F1,F2,F3 harfleriyle gösterilen taşınmaz yönünden; kuzeyinde ... adına 174 tahrir numaralı vergi kaydının 2 08... parsele revizyon gördüğü, kaydın güney hududunun taşlık okunup, 2 08... parselin güney cephesinin Mahkememiz gözlemince tespit edildiğine göre taşlık vaziyette olduğu, kayıt miktarı 1.000 metrekare olup taşınmazın 2.783,43 m² olarak tespit gördüğü, kaydın miktar ve hududu itibariyle ihtilaflı alanı (9-F) kapsamadığı, ... mirasçısı olan asli müdahil ...'ın hak iddia ettiği ve 13.10.2023 havale tarihli fen raporunda 9-G harfiyle gösterilen taşınmaz yönünden, aynı değerlendirme uyarınca 174 numaralı vergi kaydı kapsamında kalmadığı, 188 numaralı mera kaydının kapsamı içerisinde kaldığı, ...'in davasına konu 19.04.2022 tarihli ve 13.10.2023 havale tarihli fen raporunda 9-A (9A1+9A2) harfleriyle gösterilen taşınmaz yönünden; bozma öncesi keşifte bu taşınmazın 177 numaralı vergi kaydı kapsamı içinde kaldığı değerlendirilmiş ise de, ...'in taşınmazı ...ünden satın aldığı, ...nün 177 numaralı vergi kaydı maliki ...ü mirasçısı olup, 5.000 metrekarelik 177 numaralı vergi kaydının 2 08... , 4, 5, 6 parsellere revizyon gördüğü, kaydın güney hududunun yol olarak okunduğu, bozma öncesi keşifte mahalli bilirkişi tarafından ...'in evini de kapsayacak şekilde ...ünün taşınmazı olup ... ...in sınırında patika yol olduğu ifade edilmiş ise de; zeminde mera parseli içerisinde işaretlenen kısmın kadim patika yol olduğunun anlaşılamadığı, bozma sonrası yapılan keşifte anılan kısımda geçiş güzergahı olduğundan bahsedildiği ancak sabit olmadığı, bu nedenle ...ü adına kayıtlı 177 tahrir kaydının ...'in taşınmazını kapsamadığının kabulünün gerektiği, buna göre ihtilaflı her üç taşınmazın da komşu parsellere uygulanan 1 77... numaralı vergi kaydı kapsamlarının dışında kaldığı, her ne kadar mahalli bilirkişilerce meranın taşınmaz bölümlerini kapsamadığı, teknik bilirkişilerce de zilyetlik edilen taşınmaz bölümlerinin mera parselinden kazanılmış yerlerden olmayıp bütünlük göstermediği ve yerleşim amacıyla kullanıldığı ifade edilmiş ise de, bozma ilamında mera parseline ait kaydın kapsamının sınırları ve kapsamının belirlenmesi gerekliliğine değinildiği üzere, 188 tahrir numaralı kaydın hudutları itibariyle ihtilaflı taşınmaz bölümlerinin tamamının kuzeyi ...., doğusu ..., batısı koğundiş ve güneyi yol ile çevrili mera/orta malı içerisinde kaldığının anlaşıldığı, Fethiye Kaymakamlığı'nın ... hakkındaki 16.08.2008 tarihli ve Fethiye Kaymakamlığı'nın 20.08.2007 tarihli ..., ... hakkında verilen idari men kararlarına ait krokilerde tecavüze konu alanın mera kaydı kapsamında kaldığı tutanak altına alındığı, Fethiye Kaymakamlığı'nın 20.08.2007 tarihli mütecavizler ..., ... hakkında verilen tecavüzün menine ilişkin karara karşı idari işlemin iptali davasında Muğla 3.İdare Mahkemesinin 2021/1363 Esas-2022/1867 Karar sayılı ilamı ile idari işlemin iptaline karar verildiği, karar taşınmaz hakkında kesinleşmiş Mahkeme kararı ve resmi kayıt bulunmamasına dayanılarak verildiğinden Mahkeme yönünden bağlayıcılığı bulunmamakta olup hükme esas alınmadığı'' gerekçesiyle davacıların davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince bozma nedenleri yönünden değil, tüm dosya yönünden yargılama yapılıp karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, daha önce verilen kararda 1937 tahrir kayıtlarının uygulanmış olmasına rağmen ve bu yönde bir itiraz yokken sadece mera vasfı yönünden yeniden incelenme yapılması gerekirken dosyanın tümü yönüyle yeniden inceleme yapılmasının kanuna aykırı olduğunu ve dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığı ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.