Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6583 E. 2026/2939 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6583
- Karar No
- 2026/2939
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2006/787 E., 2022/94 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 68... ve 19 parsel sayılı sırasıyla 55,42 m² ve 1.006,90 yüzölçümündeki taşınmazlar satış senedi ve vergi kaydı nedeniyle sırasıyla ... ve ... adına; 4 68... parsel sayılı taşınmaz, davalı olduğu belirtilerek yüzölçümü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescil gören 4 86... parselin doğu sınırının keşifle yeniden çizilmesini ve yapılacak düzeltmeye göre 4 86... parselin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu 4 68... parsel sayılı taşınmazın vergi kaydında ve kadastro görmemiş tapuda müvekkillerinin murisi adına kayıtlı olduğunu, köyden... isimli kişinin talebi üzerine Kaymakamlığın 1998/45 sayılı kararı ile bu taşınmazın bir kısmından men edildiğini, bu kısmın köy yolu olduğundan bahisle köy tüzel kişiliğine teslim edildiğini, men kararından sonra Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/1087 esasında köy tüzel kişiliği ve... hakkında meni müdahale davası açtıklarını, davalarının kabul edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bu kararın infazından sonra müvekkillerine ait taşınmazın içerisindeki su kaynakları bahane edilerek köy halkından ...'ün men talebinde bulunduğunu, Fethiye Kaymakamlığınca müvekkillerine ait tapulu arazinin bir bölümünden 2001/22 sayılı kararla haksız olarak men edildiklerini, men kararının haksız olduğunu, yörede kadastro tespiti yapılarak taşınmazın 4 68... parsel numarası ile sınırlandırıldığından bahisle dava dosyasının devrolunduğunu ileri sürerek, 4 86... parselin müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen dosya davacı ... dava dilekçesinde; kendi adına tespit gören ... köyü 4 68... parsel sayılı taşınmazın doğu sınırının doğru çizilmediğini, Kaymakamlık tarafından köy tüzel kişiliğine su kaynakları teslim edilirken çizilen kroki ve bilirkişi raporlarına uygun davranılmadığını ileri sürerek, yapılacak düzeltmeye göre 16 parselin kendi adına teciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davacının maliki olduğu 4 68... parsel sayılı taşınmazın sınırları ile ilgili ihtilaf olduğunu, davacının satın aldığı yere havuz yaptığını, alabalık çiftliği ve restoran işletmeciliği ile uğraştığını, ihtilaflı olan havuz duvarının doğusundan yola kadar kısmın su kaynaklarının varlığından dolayı Kaymakamlık tarafından köy muhtarlığına teslim edildiği, kadastro tespit çalışmalarının 9 yıl gibi uzun süre önce ve müvekkilli Muğla Büyükşehir Belediyesi kurulmadan önce yapılmış olduğundan husumete itiraz ettiklerini, davada davalı sıfatı ile ... köyünün Mahalle olarak katıldığı Seydikemer Belediyesine husumetin yöneltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''13.04.2012 tarihli ... imzalı ek fen bilirkişi raporunda, mahalli bilirkişi anlatımları ve dosyada mevcut önceki krokiler üzerinden yapılan değerlendirme ile davacıların dayandığı 149 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı gösterildiği, tarif edilen hudutların zeminde denk düştüğü alanların işaretlendiği, buna göre ek-7 krokide gösterildiği haliyle tapu kaydının 4 68... parseli kapsadığı, 17, 16... parselleri kapsamadığı rapor edildiği, Sulh Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2001/1 76... /356 Karar sayılı dosyasında uygulanan tapu kaydı kapsamına ilişkin 15.12.2004 tarihli krokide sarı dere, değirmen önü, ve dağ(cebel) olarak tanımlı hudutlar işaretlendiği, bu krokinin dava konusu parseller üzerinde yapılan çakıştırması 2012 tarihli rapora ek-5 numaralı krokide gösterildiği, tapu kaydının 4 68... -17-19 parselleri kapsamadığı, yalnızca değirmenin bulunduğu 4 68... parseli kapsadığı, tapu kaydında değirmen önü yol, sarı dere ve cebel şeklinde 3 hududun bulunması, cebel ve yol gayrisabit hudut olup her yere uygulanabilecek olması nedeniyle, tapu kaydının uygulanabilirliğinin bulunmadığı taraflar için zilyetlik şartlarının oluşmasının gerektiği, davacı ve birleşen dosya davacılarının ayrı ayrı vergi kaydına dayandığı, birleşen dosya davacılarının dayandığı 19 36... tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı rapor edilmiş ise de, vergi kaydına hukuken değer atfedilebilmesi için zilyetlikle örtüşmesinin gerektiği, davacının dayanağı olan Kaymakamlık men kararına konu köy tüzel kişiliğine teslim edilen 1.197,00 metrekarelik alanın 15.02.2022 tarihli raporda kapsamı ve parseller içerisinde kalan bölümleri ayrı ayrı gösterildiği, 19... parseller ile men kararına konu alan arasında, (B) harfiyle gösterilen kısmın kaldığı, (C) harfiyle gösterilen kısım men kararına konu 1.197,00 metrekarelik alana dahil olduğu halde davacı adına tespit edilen 19 numaralı parsel içerisinde kaldığının görüldüğü, davacı ve birleşen dosya davacısı 16... parsellerin doğu sınırının, Kaymakamlık men kararına göre belirlenmesi gerektiğini iddia etmiş iseler de, davacının 19 numaralı parseli balık havuzları ve tesis olarak kullandığı, balık havuzlarının tamamının 19 parsel içerisinde kaldığı, (B) harfiyle gösterilen bölümde nizasız fasılasız ekonomik amaca uygun zilyetliği olduğuna dair bir delil bulunmadığı, 16 parsel yönünden de, birleşen dosya davacısı ...'in taşınmazda herhangi bir zilyetliği olmadığından, (B) harfiyle gösterilen alanda da bir zilyetliği olmadığı, 4 68... parselin 01.11.2020 tarihli ziraat bilirkişi raporunda üzerinde faaliyet olmadığının ifade edildiği, 01.04.2011 tarihli orman bilirkişi ek raporunda taşınmazı üzerinde 10-15 yıldır tarımsal faaliyet bulunmadığının ifade edildiği, otluk, çalılık, böğürtlenlik durumunda olduğu, 80-100 yaşında çınar ağaçları olduğunun ifade edildiği, taşınmazın genelinin imar-ihya edilmeyen taşınmaz olduğu, Kaymakamlık men kararı ile köy tüzel kişiliğine teslim edildiği göz önüne alındığında, taşınmaz üzerinde ... mirasçılarının da zilyetliği bulunmadığı, Hazine adına tescili gereken yerlerden olduğu'' gerekçesiyle tüm davacıların davasının reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... temyiz dilekçesinde; kadastro tespitinde dava konusu 16 numaralı parsel ... adına, 19 numaralı parsel ... adına tespit edildiğini, 16, 17... numaralı parsellerin, bir değirmen tapusu ile kendilerine ait olduğu iddiasında bulunan ... mirasçıları tarafından 16.09.1998 tarihinde dava açıldığını, yargılama devam ederken 17 numaralı parsel olarak tespit edilen yer ile Güzellere ait yer olan 18 numaralı parselin bir kısmında Fethiye Kaymakamlığı tarafından su kaynakları olarak tespit edildiğini ve ... köyü muhtarlığına teslim edildiğini, Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesinde kararın kesinleştiğini, tarihi değirmenin tapusunun sınırları kesin bir şekilde belirlendiğini ve davanın lehime sonuçlandığını, 17 numaralı parselin 19 numaralı parselle bütün olarak kullanıldığını, 17 numaralı parselin 1937 tarihli ve 123 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında olduğunu, 16, 17... numaralı parseller üzerinde 1998 yılından bu yana işlettiği lokantasının bulunduğunu, 17 numaralı parselin lokanta işletmesinin içinde yer aldığını, yaklaşık 30 yıldır küçükbaş hayvanların otlatıldığı, işletmenin otoparkı olarak kullanılan 19 numarayla bitişik bir parsel olduğunu, vergi kaydındaki sınırlar ile örtüştüğünü, ...'in delil olarak sunduğu vergi kaydında taşınmazının sınırı; doğusu Ateşler olarak ifade edildiğini, oysa davaya konu parsellerin doğusu, vergi kaydıyla örtüşen biçimde, memleket haritalarına, uydu görüntülerine, mevcut haline ve geçmişine uygun şekilde yol olduğunu, ...'in delil olarak sunduğu vergi kaydında taşınmazlarının sınırı batısı dere olarak geçtiğini, davaya konu parsellerin batısı ise delil olarak sunulan vergi kaydındaki gibi, memleket haritalarına, uydu görüntülerine uygun olarak hark olarak geçtiğini, ...'in delil olarak sunduğu vergi kaydının sınırları fiili sınırlar ile uyuşmadığını, davaya konu taşınmazların sınırlarıyla şahsı tarafından delil olarak sunulan vergi kaydımın sınırlarının gerçeğe uygun şekilde bire bir örtüştüğünü, kadastro çalışmaları esnasında yanlış yapılan kadastro tespitinin iptali ile davaya konu olan, 1937 yılına ait 123 sırasında kayıtlı vergi kaydının bir bütün halinde 16, 17... numaralı parselleri kapsaması nedeniyle 17... numaralı parsellerin adına tesciline karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki dava ile aynı uyuşmazlıktan kaynaklanan Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/285 Esas, 2004/480 Karar sayılı dosyasında 30.04.2004 tarihinde gerçekleştirilen keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıklarının beyanları ile davaya konu taşınmazın sınırlarına ilişkin iddiaların sabit olduğunu, Yargıtay'ın bozma ilamında Şubat 1323 tarihli ve 149 numaralı tapu kayıt malikinin ...oğlu ...olduğunu ve davacılar tarafından kayıt maliki ile ilişkilerini gösterir bir belge ibraz edilmediği gerekçesi ile tapu kayıt maliki ile davacıların ırsi ilişkisinin sağlanması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verildiği, müvekkiline ait tapulu taşınmazın 4.197,00 m² olduğu hususunun Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, 18... numaralı parsellerin toplamda 3.488,00 m² olduğu, derenin doğusunda kalan 709,00 metrekarelik alanın müvekkilinin tapusuna dahil edilmesi gerekirken bilirkişi raporu ile hatalı tespit yapılarak bu alanın 16... numaralı parsellere dahil edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tespite esas vergi kaydının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığı, kayıtların taşınmazları kapsamaması halinde zilyetlik araştırmasının yöntemine uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili ve ...'ün temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Davacılar ... ve arkadaşları vekili ve ...'ün temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 732,00 TL onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.