Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5834 E. 2026/2035 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5834
Karar No
2026/2035
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/105 E., 2024/46 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ......... ili ........ ilçesi ......... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmaz 3.043,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, genel mahkemelerde dava konusu olduğu belirtilerek, malik hanesi boş bırakılmak suretiyle, tarla vasfında tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili kadastro tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde;Antalya ili Manavgat ilçesi Çavuşköyde bulunan, sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği yaklaşık olarak 4.000 m² yüzölçümüne sahip taşınmazda müvekkili olan davacı lehine zilyetlik yoluyla kazanma şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiş tir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2017/287 Esas, 2018/211 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ............ ili ......... ilçesi ........... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 04.03.2015 tarihli fen bilirkişileri raporu ve ekindeki krokide açık sarı renkle (A) harfi ile gösterilen 4.010,73 m²lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (B) harfi ile koyu sarı renkle gösterilen kısma yönelik talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen 02.10.2018 tarihli ve 2017/287 Esas, 2018/211 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 14.09.2022 tarihli ve 2022/4388 Esas, 2022/7029 Karar sayılı ilamıyla; "............. 1 56... parselin kadastro tutanağı ve komşuları ile birlikte gösterir krokisi dosya arasına alındıktan sonra bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşifte teknik bilirkişiden koordinatlı kroki ile çakıştırılarak hazırlanmış rapor alınıp tescil davasına konu taşınmazın kadastro tespiti yapılan taşınmaz sınırları içerisinde kalıp kalmadığının kesin olarak belirlenmesi, bundan sonra hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi gereğince görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, 19.01.2023 tarihli ve 2022/513 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararla, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinin son bulduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın resen Manavgat Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonnuda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleştiği" gerekçesiyle, dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline; teknik bilirkişisi G.D. tarafından tanzim edilen 05.01.2024 tarihli rapor eki krokide (B) ve (B1) harfleri ile gösterilen davaya konu kısımlar yönünden ise 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında tutanak tanzim edilmemesi nedeniyle bu kısımlar yönünden açılan davanın görevsizlik sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma yapıldığını ve yetersiz raporlara dayanılarak karar verildiğini iddia ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5834, K. 2026/2035, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5834-e-2026-2035-k-35918a409c76