Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10237 E. 2026/9540 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10237
Karar No
2026/9540
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/166 Esas, 2025/121 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile imar uygulaması sırasında yerinde korunamayan ağaç bedeli istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 36... parselde kayıtlı fındık bahçesine davalı idare tarafından el atıldığını beyan ederek kamulaştırmasız el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... tarafından kesilen 6 ağaçtan kaynaklı olarak müvekkillerinin uğradığı 12.000,00 TL maddi zararın ve 5 yıl boyunca yıllık 60-72 kilo fındık mahsulünden mahrum kalmasından kaynaklı 12.000,00 TL yoksun kalınacak karın şimdilik 500,00 TL'sinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 12.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile tam ıslah yoluyla el atmanın önlenmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ağaç bedeli olan 48.319,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2015 tarihli ve 2012/415 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararı ile imar çalışmaları sırasında davacıya ait olan dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara zarar verildiği; ancak dava konusu taşınmaza fiili olarak el atılmadığından idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 14.04.2016 tarihli 2015/24089 Esas, 2016/7841 Karar sayılı kararı ile yapılan inceleme sonucu; dava konusu 36... parsel sayılı taşınmazın davalı ... Encümeninin 31.12.2002 tarihli ve 744 sayılı karar ile imar uygulamasına alındığı ve davacıların paylarının başka parsellere gittiği, bu arada imar planında yolda kalan kısımdaki ağaçların kesilerek fiilen yolun açıldığı, davalı ... Encümeninin imar uygulaması yapılmasına ilişkin kararı idari yargı tarafından iptal edilmedikçe, yolda kalan kısma el atmanın önlenmesi istenemeyeceğinden, bu talep yönünden davanın reddi sonuç olarak doğru ise de imar uygulaması sırasında yerinde korunamayarak kesilen ağaçların bedelinin tahsili yönünden davanın görülme yeri adli yargı olduğundan, işin esasına girilip gerekli inceleme yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 07.02.2017 tarihli ve 2016/526 Esas, 2017/80 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, ağaç bedeli olarak tespit edilen 34.414,50 TL tazminatın ıslah tarihi olan 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.02.2017 tarihli ve 2016/526 Esas, 2017/80 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu 36... parsel sayılı taşınmazın davalı ... Encümeninin 31.12.2002 tarihli ve 744 sayılı karar ile imar uygulamasına alındığı ve davacılarının paylarının başka parsellere gittiği, bu arada imar planında yolda kalan kısımdaki ağaçların kesilerek fiilen yolun açıldığı, davalı ... Encümeninin imar uygulaması yapılmasına ilişkin kararının ... 1. İdare Mahkemesinin 02.02.2006 tarihli ve 2006/139 sayılı ile kararı iptal edildiği, davaya konu taşınmazın da bulunduğu bölgede 09.06.2014 tarihli ve 313 sayılı Encümen Kararı ile yeniden imar uygulaması yapılması yönünde karar alındığı ve geri dönüşüm işlemlerinin devam ettiğinin belirtildiği gözetilerek taşınmaza ilişkin tapuda geri dönüşüm işlemlerinin hangi aşamada olduğu ve kesinleşip kesinleşmediği hususlarında araştırma yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi ve hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 17.07.2019 tarihli ve 2019/8 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, ağaç bedeli olarak 34.414,50 TL ve ... Mahallesi 36... parsel sayılı taşınmazda imar uygulaması sonucu oluşan Kemaliye Mahallesi 7 76... parsel ve 7 96... parsel sayılı taşınmazlarda fiilen yol olarak el atıldığı belirtilen 2.265,18 m²lik kısmın bedeli olan 226.518,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.07.2019 tarihli ve 2019/8 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 36... parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu bölgede yapılan imar uygulamasının ... 1. İdare Mahkemesinin 02.02.2006 tarihli ve 2006/139 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu kararın kesinleşmesiyle geri dönüşüm işlemlerinin yapıldığı ve dosyada mevcut 31.05.2019 tarihli İmar Müdürlüğü yazısında geri dönüşüm işlemlerinin devam ettiği bildirildiğinden; kök parsellere geri dönüşüm işlemlerinin yapılması dava neticesini etkileyeceğinden, bu hususun bekletici mesele yapılıp, tapunun davacılar adına yeniden oluşumu tamamlandıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 14.06.2022 tarihli ve 2020/354 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

G. Dördüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.06.2022 tarihli ve 2020/354 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dava konusu taşınmazda geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceği, parselasyon planlarını onaylamaya yetkili ... Belediye Meclisinin 01.07.2020 tarihli ve 76 sayılı kararı ile tespit edildiğinden; dava konusu ... Mahallesi 36... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kök parselin ilk oluşumundan itibaren tedavüllü tüm tapu kayıtları ve kadastro tespit tutanakları ilgili Tapu Müdürlüğünden istenildikten sonra, her davanın açıldığı tarihteki hukuki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğinden işin esasına girilerek inceleme yapılması ve öncelikle dava konusu taşınmazın niteliği belirlenerek arsa niteliğinde olduğunun tespiti halinde emsal karşılaştırması yapılarak, arazi niteliğinde olduğunun kabulü halinde ise gelir metoduna göre değer biçilmesi gerekirken, 20... tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine eklenen yeni fıkranın dava şartı olarak kabul edilerek yanılgılı değerlendirme şekli ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 06.05.2025 tarihli ve 2023/166 Esas, 2025/121 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde açıkça ilk talebi ve tek talebi olan ... ili, ... Mahallesi 36 ada, 5 parselde kayıtlı olan müvekkillerine ait tarla niteliğindeki taşınmazına yapılan haksız ve hukuka aykırı el atmanın önlenmesi ve haksız el atmanın durdurulması olduğunun sabit olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 111/2 maddesinde "Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." amir hükmüne açıkça aykırılık teşkil eden ve haksız el atmanın önlemesi konusunda karar verilmediği dosyada mübrez 10.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazları ve Ek rapor talebinin Mahkemece usule ve kanuna aykırı olarak ret edildiği hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından, ayrıca Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/11893 Esas, 2020/3615 Karar sayılı kararından sonra alınan rapor ile 30.10.2013 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğundan mahkemenin ara kararlarının ve hükmünün usulden bozulmasına, yeniden yargılama yapılarak 2942 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları dikkate alınarak; ikinci talebi olan kamulaştırmadan kaynaklı tazminat talepleri konusunda kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faiz şeklinde olan hükmün bozulmasına, hüküm altına alınan tazminat talepleri için kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 36... parselde kayıtlı fındık bahçesine, belediyece haksız yere el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmanın önlenmesini, haksız işgalin tedbiren durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belediyece kesilen ağaçlardan kaynaklı maddi zararın tazminini talep ve dava ettiği, kesilen ağaçlardan kaynaklı tazminat davası ve el atmanın önlenmesi talebiyle açılmış davada davalıların tazminat bedelinin ödenmesi ile ilgili bir taleplerinin bulunmadığını dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak geri dönüşüm çalışmalarının başlatıldığı ve bu çalışmaların devam ettiği dava konusu iptal edilen imar uygulamasının geri dönüşüm çalışmalarının 20... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesine eklenen yeni fıkra kapsamında yapılacağı bununla ilgili komisyon kararı ve meclis kararı alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacılar ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile 7221 sayılı Kanun’un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkranın dava şartı olarak kabul edilip edilmeyeceği hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (I) numaralı bendinde yer alan "yasal faizi ile birlikte" ifadesinin çıkartılması, yerine "Anayasa'nın 46/son maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10237, K. 2026/9540, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10237-e-2026-9540-k-3a949bc4c006