Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4269 E. 2026/12583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4269
- Karar No
- 2026/12583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/259 Esas, 2025/487 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 11 74... (yeni 64 11... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, kamu yararı kararının iptali istemiyle idare mahkemesine açılan iptal davasının bekletici mesele yapılmasını, taşınmazın zemin değeri ile üzerindeki ağaç ve yapı değerlerinin bilimsel yönteme göre tespit edilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2015 tarihli ve 2014/99 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.06.2015 tarihli ve 2014/99 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine; yaş, cins ve verim durumları dikkate alınmak suretiyle ağaçlara değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmaz üzerinde bulunan elle açılmış kuyuların bedelinin bilimsel yönteme uygun olarak, gerekirse içlerinde bulunan mevcut su ve balçık da boşaltılmak suretiyle bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, taşınmaz üzerindeki 4 katlı binanın bedeli 495.000,00 TL olduğu hâlde, hesaplama hatası sonucu 465.000,00 TL kabul etmek suretiyle düşük bedel tespit eden rapor esas alınmak suretiyle aza hükmedilmesi, taşınmaz üzerindeki havuz çevre gezinti yerleri, havuz yanı şelale, süs havuzu, arıtım tesisi, alabalık havuzu ve ihata duvarlarına resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payları da düşülmek suretiyle bedel tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, serbest piyasa rayiçlerine göre bedel tespit eden rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.06.2022 tarihli ve 2017/458 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.06.2022 tarihli ve 2017/458 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; bozma öncesi ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen elle açma kuyularının bedeli hususundaki çelişkinin giderilmesi için Dairemizin 03.05.2016 tarihli bozma ilâmı doğrultusunda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak değer tespiti yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediği, Mahkemece bozma öncesi verilen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın üzerinde yer alan perde betonların değeri 64.872,00 TL olarak alındığı ve bu husus bozma konusu yapılmadığı hâlde, davacı idare lehine oluşan usulî kazanılmış hak gözetilmeksizin bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda perde betonların değeri 270.300,00 TL olarak kabul edilerek fazlaya hükmedilmesi bozmayı gerektirdiği, kabule göre de tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin mahsubu ile ortaya çıkan bakiye fark bedelin hatalı gösterilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, keşif yapılmayarak ek rapor ile hüküm kurulduğunu, beş adet kuyunun keson kuyu sınıfına girmediğini, kuyuların kaçak şekilde açıldığını, bu nedenle bedel ödenmemesi gerektiğini, kuyu bedellerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden ödeme tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, Mahkemece verilen kesin süre içinde kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza 2014 yılında belirlenen bedele göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, kuyu suyu ve yer altı suyuna değer verilmemesinin yerinde olmadığını, yıpranma payının yüksek belirlendiğini, ihata duvarı bedelinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendin çıkartılması, yerine "Mahkememizce ilk bozma kararı öncesi tespit edilen 3.936.259,00 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında ödenen 2.698.106,99 TL bedelin mahsubundan sonra kalan 1.238.152,01 TL’ye dava tarihinden ilk karar tarihi olan 30.06.2015 tarihine kadar, bozma sonrası tespit edilen 5.919.513,00 TL kamulaştırma bedelinden ilk karar ile ödenmesi hüküm altına alınmış olan 3.936.259,00 TL bedelin mahsubu ile bulunan 1.983.254,00 TL kamulaştırma bedeline ise dava tarihinden ikinci karar tarihi olan 17.06.2022 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.