Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5841 E. 2026/1922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5841
- Karar No
- 2026/1922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/85 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 3 62... , 259, 261, 262, 273, 275, 276, 277, 289, 428, 430, 4 31... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçelerinde; sınırlarını bildirdiği yaklaşık 120 dönüm taşınmazın miras yoluyla müvekkili olan davacılara intikal ettiğini ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf vekilleri davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında davalı Hazine vekili dava konusu taşınmazlara yönelik karşı tescil talebinde bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisinin 25.06.2015 tarihli raporu ve eki krokilerinde (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen toplam 11.895,75 m²lik yerin aynı köy 362 ada son parsel numarası ile tarla vasfıyla, (E) harfiyle gösterilen 3.282,37 m²lik yerin aynı köy son ada ve parsel numarası ile tarla vasfıyla, (G) harfiyle gösterilen 671,35 m²lik yerin 362 ada son parsel numarası ile tarla vasfıyla, (J) harfiyle gösterilen 3.167,45 m²lik yerin 362 ada ayrı bir parsel numarası adı altında tarla vasfıyla, (K) harfiyle gösterilen 2.728,79 m²lik yerin 362 ada ayrı parsel numarası ile tarla vasfıyla (N) ve (O) harfleriyle gösterilen toplam 14.790,49 m²lik yerin aynı köy son parsel numarası ile tarla vasfıyla davacılar adına eşit hisse ile tapuya tesciline, (F), (H) ve (İ) harfleriyle gösterilen yerlerin tapulu alanda kalması nedeniyle bu yöne ilişkin tescil isteminin reddine, (M) harfiyle gösterilen 4.002,17 m²lik yere ilişkin davacının talebinin reddi ile Hazine adına orman vasfıyla aynı köy başka bir ada ve parsel numarasıyla tapuya tesciline, (G-1), (K-1), (L), (M-1), (M-2), (N-1) ve (O-1) harfleriyle gösterilen kısımlar kesinleşmiş orman sahasında kaldığından bu yerlere ilişkin tescil isteminin reddine, (I) harfiyle gösterilen 2.806,16 m²lik yerin imar ve ihyası tamamlanmamış olduğundan davacının tescil isteminin reddi ile Hazine adına tarla olarak aynı mahalle 362 ada başka bir parsel numarası ile tapuya tesciline, (Ö) harfiyle gösterilen 3.578,88 m²lik yere ilişkin tescil isteminin reddi ile bu yerin Hazine adına orman vasfıyla ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekil tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 03.10.2022 tarihli ve 2021/8759 Esas, 2022/7610 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dairemizin 04.10.2023 tarihli ve 2023/1063 Esas, 2023/4951 ilamıyla "Dosya arasına gelen belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığı hükme dayanak bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D), (E), (G), (J), (K), (N), (O), (I), (M) ve (Ö) harfiyle gösterilen taşınmazlar yönünden kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 26... . maddeleri kapsamında tutanak düzenlenen taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle onama kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Aktarılan dava dosyası ile kadastro tutanaklarının birleştirilmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... bilirkişi raporunda, (A), (B), (C), (D), (E), (G), (J), (K), (N) ve (O) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen koşulların davacılar yararına gerçekleştiği, dava konusu edilen (G1), (K1), (M1), (M2), (N1), (O1), (L), (F), (H) ve (İ) harfleriyle gösterilen kısımlara ilişkin ise 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında tutanak tanzim edilmediğinden bu kısımlara ilişkin talep yönünden Mahkemenin görevli olmadığı, (I) harfiyle gösterilen kısmın imar ve ihya işleminin tamamlanmadığı, (M) ve (Ö) harfleriyle gösterilen kısımların ise taşlık olup orman sayılan yerlerden olduğu ve evveliyatı orman olan bir taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi zilyetlik yolu ile mülkiyetinin edinilemeyeceği göz önüne alınarak, davaya konu (I), (Ö) ve (M) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen koşulların davacılar yararına gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 3 62... (A), 276 (B), 275 (C), 273 (D), 289 (E), 252 (G), 261 (J), 262 (K), 432 (N) ve 430 (O) parsel sayılı taşınmazları ... mirasçıları adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, (G1), (K1), (M1), (M2), (N1), (O1), (L), (F), (H) ve (İ) harfleriyle gösterilen kısımlara ilişkin Mahkemenin görevsizliğine, 3 62... (M) ve 431 (Ö) parsel sayılı taşınmazları orman vasfıyla, 3 62... (I) parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacılar adına tescil kararı verilen dava konusu taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıma sınırında bulunduğunu, komşu parseller bakımından ormana yakınlığı gözetilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, zilyetliğin başlangıcı, süresi ve sürdürülüş biçiminin raporlarda açıkça ortaya konulmadığını belirterek, davanın reddine ve taşınmazların tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.